İskenderun’da Pastanede Stajyer Olarak Çalışan 16 Yaşındaki Genç Elektrik Kazası Sonucu Hayatını Kaybetti
Hatay’nın İskenderun ilçesinde, bir pastanede staj yapan 16‑yıllık genç elektrik akımına temas ettikten sonra hastaneye kaldırıldı ve tüm müdahalelere rağmen yaşamını yitirdi. Olay, bölgede genç işçilerin güvenliğine ilişkin endişeleri yeniden gündeme getirirken, iş sağlığı ve güvenliği (İSG) denetimlerinin sıkılaştırılması talebini de güçlendirdi.
Vaka, 31 Temmuz 2024 tarihinde Konya Karapınar’da bir sondaj çalışması sırasında elektrik akımına maruz kalan 16 yaşındaki Eren Dağ ile benzer bir profil göstermektedir. İskenderun’taki kazada da mağdur genç, ilgili pastanenin mutfağında çalışan bir stajyer olarak görev yapıyordu. Elektrik tellerinin bakım çalışması sırasında yanlış bir bağlantı sonucu ortaya çıkan akım, genç öğrencinin ölümcül bir darbe almasına neden oldu.
Kazanın gerçekleştiği an, pastanenin çalışanları tarafından “aniden bir kıvılcım ve yüksek ses” olarak tanımlandı. Çevredeki diğer personel, genç öğrencinin çarpma ve yere yığılma anını fark etti ve hemen 112 acil servis çağrıldı. Öğrenci, İskenderun Devlet Hastanesi Acil Servis’ine sevk edildi; ancak kalp ritmi kaybı nedeniyle ekiplerin yaptığı tüm kardiyopulmoner resüsitasyon (CPR) çalışmaları sonucunda bile kurtarılamadı.
Kazanın Ardından Başlatılan Soruşturma ve Yasal Gelişmeler
İskenderun Emniyet Müdürlüğü, olayın ardından geniş çaplı bir iş kazası soruşturması başlattı. Soruşturma kapsamında, pastanenin elektrik tesisatının denetim dosyaları, İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu (İSGK) maddelerine uygunluk raporları ve stajyerin iş sözleşmesi incelendi. İlk bulgular, pastanede gerekli elektrik izolatörlerinin ve topraklama sistemlerinin eksik olduğunu ve çalışanların acil durum prosedürlerine yeterli bilgi almadığını işaret ediyor.
İşverenin temsilcisi, kazadan ötürü derin üzüntü duyduklarını ve “kaza anında gerekli tüm ilk yardım önlemlerinin alındığını” beyan etti. Ancak İşçi Sağlığı ve Güvenliği Genel Müdürlüğü (İSGGM) yetkilileri, olay yerinde yapılan saha incelemesinde temel güvenlik önlemlerinin yetersiz olduğuna hükmetti ve işverene 48 saat içinde iyileştirilmiş bir risk analiz raporu sunması talimatını verdi.
Genç Stajyerlerin Çalışma Koşulları Üzerine Geniş Çaptaki Tartışma
Kaza, Türkiye genelinde MESEM (Mesleki Eğitim ve Sertifikasyon) programı kapsamında staj yapan gençlerin iş güvenliği konusundaki eksiklikleri bir kez daha gözler önüne serdi. 2023‑2024 eğitim‑öğretim döneminde 9 genç işçi çalışırken hayatını kaybetmiş, bu sayı 2020‑2022 yılları arasında ise 695’den fazla çocuğun iş kazalarında yaralanmasıyla eşleşiyor. Bu veriler, Çevre ve Şehircilik Bakanlığı ile Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı’nın ortak raporunda da yer alıyor.
Uzmanlar, gençlerin güçlü bir denetim mekanizması ile korunması gerektiğini vurguluyor. “Stajyerler, özellikle elektrik ve inşaat gibi riskli sektörlerde çalışırken, işverenin kapsamlı risk değerlendirmesi yapması ve kişisel koruyucu donanım (KKD) sağlaması zorunludur” diyen İş Güvenliği Uzmanı Dr. Ayşe Kılıç, “Aksi takdirde bu tür trajik olaylar kaçınılmaz olacaktır” şeklinde uyarıyor.
Gelecek İçin Öneriler ve Alınması Gereken Önlemler
- Denetimlerin Sıklaştırılması: Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı, çocuk işçi ve stajyer çalışanların bulunduğu tüm işyerlerinde üç ayda bir rastgele denetim yapmayı planlıyor.
- Eğitim ve Bilinçlendirme: Stajyer öğrencilere yönelik zorunlu iş güvenliği kursları ve ilk yardım sertifikaları getirilecek.
- Teknik Donanım: Elektrik tesisatlarında topraklama, devre kesiciler ve sızdırmazlık testleri gibi standart güvenlik ekipmanlarının eksiksiz bulunması sağlanacak.
- Yasal Düzenlemeler: 16‑17 yaş arasındaki gençlerin yüksek riskli işlerde çalışmasına izin verilmesi konusunda mevcut mevzuat gözden geçirilecek.
Son Söz
İskenderun’da yaşanan bu üzücü kaza, gençlerin iş hayatına atılmadan önce gerekli koruyucu önlemlere ve eğitimlere sahip olmalarının ne kadar kritik olduğunu bir kez daha hatırlatıyor. Aileler, eğitim kurumları, işverenler ve devlet organları arasında daha sıkı bir iş birliği gerekliliği, bu tür trajedilerin önüne geçmek için kaçınılmaz bir adım olarak öne çıkıyor.
Maalesef kaybettiğimiz genç, geleceğin üretken bireylerinden biri olmalıydı. Yaşanan bu acı olay, iş güvenliği kültürünün toplumsal bir sorumluluk olarak ele alınması gerektiğini tüm Türkiye’ye açığa vurmuştur.
