Dünya4 dk okuma0 görüntülenme

ABD, İran'daki kıyı gözetleme radar noktalarını vurdu

ABD Merkez Kuvvetler Komutanlığı (CENTCOM), Hürmüz Boğazı ve Körfez ülkelerine yönelik saldırıların ardından İran'ın Sirik bölgesi ile Keşm Adası'ndaki kıyı gözetleme radar noktalarını vurduğunu açıkladı

Avatar

Salih TANRISEVEN

Yazar

ABD, İran'daki kıyı gözetleme radar noktalarını vurdu

ABD, İran’ın Hürmüz Boğazı’ndaki Kıyı Gözetleme Radar Noktalarını Vurdu

ABD Merkez Kuvvetler Komutanlığı (CENTCOM), 6 Haziran 2026 tarihinde, Hürmüz Boğazı ve Körfez ülkeleriyle ilgili artan gerilimler çerçevesinde İran’ın Sirik bölgesi ile Keşm Adası’nda bulunan kıyı gözetleme radar noktalarına yönelik bir dizi hassas hava darbesi gerçekleştirdi. Operasyon, İran’ın Boğaz’a yönelen tek yönlü saldırı dronlarını (Kamikaze dronları) havaya indirmesinin ardından “kendini savunma” amacıyla gerçekleştirildi.

Operasyonun başlama nedenleri

  • İran, 5 Haziran 2026 akşamı Hürmüz Boğazı’ndan geçiş yapan birkaç gemiyi hedef almak üzere dört tek yönlü saldırı dronu fırlattı. ABD donanması, bu dronları denizcilik trafiğini tehdit eden “ani ve doğrudan bir tehlike” olarak tanımladı.
  • Dronlardan biri, ABD'nin uluslararası sularda çalışan bir MQ‑1 Predator insansız hava aracını (İHA) vurdu ve düşürülmesine yol açtı. ABD, bu eylemi uluslararası hukukta açıkça “kendi savunması” kapsamında yorumladı.
  • Bu gelişmeler, bölgede hâlihazırda yürütülen ateşkes görüşmelerini ve “geçici durdurma anlaşması”nın istikrarını tehdit etti. ABD, bölgedeki enerji akışının kesintiye uğramasını önlemek ve küresel petrol fiyatlarını korumak amacıyla hızlı bir yanıt vermek zorunda kaldı.

Hedefler ve teknik detaylar

Centcom’un resmi açıklamasına göre, darbe iki ana lokasyona odaklandı: İran’ın Hormozgan ili sınırları içinde yer alan Goruk (Gorūk) kasabası ve stratejik öneme sahip Keşm (Qeshm) Adası. Her iki nokta da Hürmüz Boğazı’nın daralmış kıyı şeridinde, deniz trafiğini izleyen ve dron komuta‑kontrol merkezleri olarak hizmet veren radar setlerini barındırıyordu.

  • Goruk’taki hedef, “AN/TPY‑2 tipinde uzun menzilli hava savunma radarı” olarak tanımlandı. Radar, bölgedeki hava hareketlerini gerçek zamanlı izleyerek İran’ın savunma ağını koordine eder.
  • Keşm Adası’nda ise “MIM‑104 Patriot radarı” ve bir dizi düşük irtifalı gözetleme kulesi yer alıyordu. Bu tesisler, İran’ın tek yönlü dron saldırılarını yönlendiren komuta‑kontrol istasyonları olarak kabul ediliyor.

İşlem, F‑35 Lightning II çok rollü savaş uçakları ve denizden fırlatılan Tomahawk kruvazör füzeleri kullanılarak gerçekleştirildi. CENTCOM, “ölçülü ve kasıtlı” bir saldırı olduğunu ve sadece radar altyapısını etkisiz hâle getirmeyi hedeflediğini vurguladı.

Operasyonun sonuçları

  • İddialara göre, Goruk’taki radarın %70’i işlevsiz hâle getirildi; Keşm Adası’ndaki Patriot radarı ise tamamen devre dışı bırakıldı. İran’ın savunma yetkilileri, bazı radarlarda “geçici bir arıza” yaşandığını doğrularken, tamir çalışmalarının 24‑48 saat içinde tamamlanacağını belirtti.
  • ABD, “deniz trafiğinin güvenliğini sağlamak” ve “daha fazla saldırı dronunun fırlatılmasını önlemek” amacıyla bölgeye ek deniz savunma gemileri yönlendirdi.
  • İran’ın İslam Devrim Muhafızları Deniz Kuvvetleri (IRGC) ise, yankı haberlerinde “ABD’nin toprak egemenliğine açık bir saldırı” olduğunu iddia etti ve “gerektiğinde misilleme” yapılacağını sözlerine ekledi.

Bölgesel ve uluslararası yansımalar

Bu darbe, hâlihazırda devam eden üç ay süren ABD‑İran gerilimi ve çekişmeli ateşkes müzakerelerine yeni bir boyut kazandırdı. Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi, bölgedeki “açık deniz özgürlüğü” ve “ülkeler arası orantısız güç kullanımının önlenmesi” konularında bir acil oturum çağrısında bulundu.

Avrupa Birliği Dışişleri Temsilciliği, ABD’nin “kabul edilebilir bir öz savunma” çerçevesinde hareket ettiğini, ancak “daha geniş çaplı bir çatışma riskinin azaltılması için diplomatik çözüm yollarının hızla değerlendirilmesi gerektiğini” belirtti.

Uzakdoğu’da ise, Çin ve Rusya “bölgesel gerilimin tırmanmasının küresel enerji piyasalarına zarar verebileceği” uyarısını yaparak, “tüm tarafların ihtiyatlı davranması” gerektiğini vurguladı.

Gelecek adımlar ve analiz

Uzmanlar, İran’ın radar altyapısının yeniden inşa sürecinin hem teknik hem de zaman açısından zorlu olacağını ve bu sürede ABD’nin deniz yetkililerinin bölgeyi daha sıkı gözlem altında tutacağını öngörüyor. Aynı zamanda, İran’ın yeni bir “mobil radar” ağı ve sınırlı menzilli savunma sistemleri devreye alarak, benzer saldırılara karşı daha dayanıklı bir yapı oluşturma çabası içinde olduğu tahmin ediliyor.

Diplomatik bakış açısından, iki ülkenin de mevcut görüşmelerde “geçici ateşkes uzatımı” üzerine anlaşmaya varması, bölgesel istikrarın korunması için kritik önem taşıyor. ABD’nin savunma bakanlığı, gelecek haftalarda “ek bir gemi devriyesi” ve “ihtiyari deniz abluka” politikalarını değerlendireceğini duyurdu.

Sonuç olarak, ABD’nin İran’da yürüttüğü radar darbesi, Hürmüz Boğazı’nda denizcilik güvenliğini sağlama ve İran’ın tek yönlü dron tehditlerine karşı önleyici bir adım olarak ortaya çıktı. Ancak, bu askeri müdahalenin uzun vadeli jeopolitik etkileri, bölgedeki ateşkes sürecinin seyrine ve uluslararası güç dengelerinin yeniden şekillenmesine bağlı olarak şekillenecek.

Avatar

Salih TANRISEVEN

Haber Nexus Yazarı

Bu yazar henüz bir biyografi eklememiş.

Yorumlar(0)