İstanbul’da “Yılda 300 Doktor Ziyareti” Olayı: Sağlık Sisteminde Alışkanlık mı, Sosyalleşme mi?
İstanbul İl Sağlık Müdürü Doç. Dr. Abdullah Emre Güner, şehirdeki sağlık hizmetlerinin aşırı kullanımına dikkat çekerek “Bir teyzemiz bir yılda 300 kez doktora gitmişti, sorunca ‘Alışkanlığım böyle’ dedi” açıklamasını yaptı. Çeşitli haber kaynakları (TV100, TGRT Haber, Haberler.com, Yeni Şafak, Evrensel Haber) 2026‑05‑01 tarihinde yayımlanan raporları doğrultusunda, bu durumun sadece bireysel bir tercih değil, aynı zamanda sağlık sisteminin bir zayıflığı olabileceği vurgulandı.
Alışkanlık mı, sosyal aktivite mi?
Güner, söz konusu hastanın “yoldan geçerken ‘Bir acile uğrayayım’, ‘Pazara inmiştim, gelmişken bir acile uğrayayım’” gibi ifadelerle hastaneleri sosyalleşme mekanı olarak kullandığını belirtti. Bu tarz “gereksiz” başvurular, acil servislerde mor‑kırmızı bölgelere dokunmadan bekleme süresini 20‑30 dakikaya kadar yükseltebiliyor. Ayrıca, gerçek ihtiyacı olan hastaların randevu ve tetkik alamama riskini artırıyor.
İstatistikler ışığında şehirdeki sağlık yoğunluğu
İstanbul’da 53 devlet ve 130’dan fazla özel hastane faaliyet gösteriyor. İl Sağlık Müdürü, 2025 yılında 207 milyon muayene, 2,6 milyon ameliyat ve 5 milyon kardiyoloji muayenesi gerçekleştirildiğini söyledi. Kişi başı ortalama 12 muayene, dünya ortalamasının çok üstünde.
2026’nın ilk üç ayında ise 61 milyon muayene, 880 bin ameliyat ve 11 milyon görüntüleme yapıldı; Ramazan ayında bile bu yoğunluk devam etti. MHRS (Online Randevu Sistemi) üzerinden aynı gün içinde 80’den fazla branşa randevu alınabiliyor; sadece göz, cildiye ve kardiyoloji için 10 gün içinde randevu verilmesi gerekiyor.
İlk basamakta aile hekimliği
Güner, hastaların “ilk danışma noktası” olarak aile hekimlerini öne çıkardı. Aile hekimine başvuran vatandaşlar, ortalama 7 dakika yürüyerek ulaşabilecekleri bir konumda hizmet alıyor ve çoğu sağlık sorununu burada çözümlüyor. Bu sayede hastane acil servislerine yöneliminin önüne geçilebileceği vurgulandı.
“Ben geçen sene sadece bir kez hastaneye gittim, ama Kocamustafapaşa’da bir teyzemiz bir yılda 300 kez doktora gitti” diyerek örnek veren Güner, “Bu bir alışkanlık olmuş, aynı gün içinde 3‑4 farklı merkezde muayene oldu” ifadelerini kullandı.
Akşam poliklinikleri ve hizmet genişlemesi
2025’ten bu yana akşam poliklinikleri (17:00‑22:00) faaliyete geçirildi; ilk üç yılda bir milyonun üzerinde muayene yapıldı. Çalışan vatandaşların iş saatleri dışında sağlık hizmetine erişimini kolaylaştıran bu uygulama, hastane yoğunluğunu da bir nebze azaltıyor.
Doğurganlık oranı ve demografik zorluklar
Güner, İstanbul’un doğurganlık hızının 1,2 olduğunu, Türkiye ortalamasının 1,48 olduğunu hatırlattı. Nüfusun giderek yaşlanması ve genç nüfusa duyulan ihtiyaç, sağlık politikalarının yalnızca ‘tedavi’ değil, “koruma” odaklı olmasını zorunlu kılıyor.
“Gereksiz” ziyaretleri önlemek için atılması gereken adımlar
- Aile hekimliği sisteminin bilinçlendirilmesi: Vatandaşların ilk başvuruyu aile hekimine yapmaları için kampanyalar ve bilgilendirme programları.
- Randevu takibinin güçlendirilmesi: MHRS üzerinden randevu almayanların acil servis kullanımını engellemek için uyarı sistemleri.
- Sağlık okuryazarlığının artırılması: “Sağlık hizmeti bir sosyalleşme mekanı değil, tedavi ve korunma alanıdır” mesajının medya ve okullarda yaygınlaştırılması.
- Teknoloji entegrasyonu: Yapay zeka destekli ön değerlendirme sistemleriyle, hastaların hangi durumlarda aile hekimine, hangi durumlarda hastaneye yönlendirileceği netleştirilebilir.
Sonuç
İstanbul’da bir yılda 300 kez doktor randevusu alan bir hastanın örneği, şehrin sağlık sistemindeki aşırı talebin ve “alışkanlık” olarak adlandırılan kötü kullanım alışkanlığının altını çizerken, ilk basamakta aile hekimlerinin rolünün ne denli kritik olduğunu gösteriyor. Sağlık hizmetlerinin etkin, sürdürülebilir ve ihtiyaca göre yönlendirilmesi, sistemin aşırı yüklenmesini engelleyerek gerçek hastaların daha hızlı ve kaliteli bakım almasını sağlayacak.
