Siirt’te Gülhan Börülce Cinayeti: Altın Hırsı ve “Su İçme” Bahaneli Giriş
Olayın özeti: 18 Aralık 2025 tarihinde Siirt’in Barış Mahallesi’nde, iki çocuk annesi 39 yaşındaki Gülhan Börülce evinde bıçaklanarak hayatını kaybetti. Cinayetin üst komşuları olan 33 yaşındaki Şükrü Kaya ve 30 yaşındaki eşi Fatma Kaya, “su içmek” bahanesiyle evine girerek hırsızlık ve cinayet suçlarını işledi. Sanıklar hâlâ tutuklu hâlde duruşmaya katılıyor.
Duruşmadan edinilen ifadeler
Siirt 1. Ağır Ceza Mahkemesi önünde gerçekleşen ilk duruşmada Şükrü Kaya, “Amacım tehdit edip altınlarını almaktı. Kapıyı çantamı bırakmak ve su içmek bahanesiyle çaldım” dedi. Sanık, evde yalnız olduğunu gözlemlemek için kapının önünü fotoğrafladığını, ayakkabı izlerini kontrol ettiğini ve “öldürme kararını” aldığını itiraf etti. Fatma Kaya ise olaydan habersiz olduğunu ve suçlamaları kabul etmediğini belirtti.
Saldırının planı ve motivasyonu
Şükrü Kaya’nın polis ifadesinde, uzun süredir yasa dışı bahis bağımlılığı nedeniyle ciddi maddi borçları olduğu ortaya kondu. Borçlarını kapatmak için Gülhan’ın kolundaki değerli bilezik ve altınları çalmayı planladığını, hatta bir ay öncesinden bu düşünceleri beslediğini itiraf etti. “Evin içinde kimlerin ayakkabı izinin olduğunu kontrol ederek tek başına olduğundan emin olmaya çalıştım” sözleri, suçun önceden tasarlandığını gösteriyor.
Olayın tekniki incelemesi
Polis ekiplerinin olay yerine getirilen ilk incelemelerinde, Gülhan Börülce’nin karnına saplanan bıçak izleri ve kanıt niteliğindeki çatırtılı ses kayıtları tespit edildi. Ateşlenmiş bir adli tıp raporu, ölümün bıçak yaralanması sonucunda gerçekleştiğini doğruladı. Çıkarılan bilezikler, olay sonrası güvenlik kamerası görüntülerinde şüphelinin kuyumcuda bozdurduğu anlarda görüldü; bu, çalınan değerlerin hızlı bir şekilde nakde çevrildiğini ortaya koydu.
Mahkemenin talep ettiği cezalar
Siirt Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından hazırlanan iddianamede, Şükrü ve Fatma Kaya’ya “tasarlayarak canavarca hisle kadına karşı kasten öldürme” ve “nitelikli yağma” suçlarından ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası ile 10‑15 yıl arasında hapis süresi talep edildi. Fatma Kaya’ya ayrıca “suç delillerini yok etme, gizleme veya değiştirme” suçundan 6 ay‑5 yıl arasında ceza önerildi. Duruşma sürecinde avukatlar, mağdur ailesinin talebi doğrultusunda en üst sınırdan ceza verilmesini savunuyor.
Mahkeme süreci ve sonraki adımlar
Mahkeme heyeti, DNA raporlarının Adli Tıp Kurumu’na gönderilmesine ve sanıkların tutukluluk hallerinin devamına karar verdi. Duruşma 12 Mayıs 2026 tarihine ertelendi. Bu süreçte, savunma ekibi delil toplama prosedürüne itiraz ederken, savcılık ise güvenlik kamerası kayıtları, parmak izi ve çalıntı altınların geri izlenmesi gibi somut kanıtlara dayanıyor.
Mağdur ailesi ve toplumsal yankılar
Gülhan Börülce’nin eşi, kardeşi ve yakınları, davanın açılmasını uzun süredir bekliyordu. Aile, “Kadına yönelik şiddet ve hırsızlık suçu” kapsamında en yüksek cezaların verilmesini talep etti. Sosyal medyada ve yerel gazetelerde, “Komşunun su içmek bahanesiyle girdiği evde altın hırsızlığı ve cinayet” başlığıyla geniş yankı uyandırdı; vatandaşlar ise mahallede güvenlik önlemlerinin artırılması gerektiği yönünde taleplerini dile getirdi.
Olayın toplumsal bağlamı
Siirt gibi orta ölçekli şehirlerde, komşuluk ilişkileri genellikle yakın ve güvene dayalıdır. Bunun aksine, bu vaka ekonomik sıkıntıların ve yasa dışı bahis gibi riskli faaliyetlerin suç oranlarını yükseltebileceğini göstermektedir. Uzmanlar, “Maddi sıkıntıların, özellikle genç nüfus arasında tehlikeli bir tetikleyici olduğunu” vurgulayarak, sosyal destek ve borç yapılandırma programlarının önemi üzerinde duruyor.
Sonuç
Gülhan Börülce’nin hayatını kaybettiği bu trajik olay, bir hırsızlık girişiminin hızla cinayete evrilmesinin en çarpıcı örneklerinden biri olarak kayıtlara geçti. “Su içmek” bahanesiyle içeri giren komşuların planlı ve soğukkanlı tavrı, hem yerel hem de ulusal çapta adli tartışmalara neden oluyor. Mahkemenin vereceği karar, benzer suçların caydırıcı etkisi açısından kritik bir kilometre taşı olacak.
