Teknoloji4 dk okuma0 görüntülenme

Askeri platformların "sinir sistemi" yerli çözümlerle güçlenecek

Savunma sanayisinin “sinir sistemi” olarak tanımlanan yeni nesil dönüştürücü ve yönetim birimleri, Barko Elektronik’in SAGUN ailesiyle SAHA 2026’da ilk kez sahneye çıkıyor; uçaklardan İHA’lara, zırhlı araçlardan karmaşık askeri sistemlere kadar platformlar arasında kesintisiz iletişim sağlayarak yerlileştirme vizyonunun en somut örneğini sunuyor.

Avatar

Salih TANRISEVEN

Yazar

Askeri platformların "sinir sistemi" yerli çözümlerle güçlenecek

Yerli “sinir sistemi” çözümleri SAHA 2026’da sahneye çıkıyor

İstanbul – 1 Mayıs 2026 – Türkiye’nin savunma sanayisinin kritik bir bileşeni olarak tanımlanan yeni nesil dönüştürücü ve yönetim birimleri, 5‑9 Mayıs tarihleri arasında İstanbul Fuar Merkezi’nde düzenlenecek SAHA EXPO 2026’da ilk kez kamuoyuna tanıtıldı. Bu sistemler, uçak, insansız hava aracı (İHA), zırhlı araç ve kıymetli füze/Lançer platformları gibi farklı askeri platformlar arasında kesintisiz veri akışı sağlayarak, Türkiye’nin yerlileştirme hedeflerine somut bir katkı sunuyor.

SAHA, Cumhurbaşkanlığı Savunma Sanayii Başkanlığı, 6 bakanlık ve uluslararası savunma ortakları tarafından desteklenen “Türkiye’nin ve Avrupa’nın en büyük savunma, havacılık ve uzay sanayi kümelenmesi” olarak konumlandırılıyor. Fuarda gösterilen en dikkat çeken ürünler ise Barko Elektronik’in “SAGUN” ailesi. Şirket, 2011 yılından bu yana savunma, havacılık, medikal ve endüstriyel elektronik alanlarında yerli çözümler geliştirmekte ve bu alanda 20‑yi aşkın yıl deneyime sahip.

SAGUN ailesi: “Sinir sistemi”nin kalbinde yer alıyor

SAGUN MIL‑STD‑1553 USB Dönüştürücü, askeri platformların en güvenilir veri yolu standardı olan MIL‑STD‑1553’ü USB arabirimiyle birleştirerek laboratuvar, saha ve uçuş testlerinde yüksek hareket kabiliyeti sağlıyor. Çift kanallı yapısı sayesinde iki bağımsız 1553 hattı aynı anda izlenebiliyor; kontrol, izleme ve terminal emülasyonu gibi görevler tek bir cihazda gerçekleştirilebiliyor.

SAGUN Ethernet RS485/RS422 Dönüştürücü ise modern askeri ağların temelini oluşturan Ethernet, RS‑485 ve RS‑422 protokollerini tek bir kutuda topluyor. MIL‑STD‑810 uyumlu mekanik tasarımı, darbe, şok ve su geçirmezlik testlerinden başarıyla geçti; pasif soğutma sayesinde hareketli parça ihtiyacı ortadan kalktı. Bu özellik, sınırlı alanlı platformlarda (örneğin İHA gövdesi) güvenli ve stabil haberleşme katmanı oluşturulmasını mümkün kılıyor.

SAGUN LMU Lançer Yönetim Birimi ise füze ve roket lançer sistemlerinin merkez kontrol ünitesi olarak görev yapıyor. Yedekli güç girişi, yüksek akım koruması ve deterministik veri yönetimi sayesinde kritik anlarda sistem sürekliliği sağlanıyor. Modüler mimarisi, farklı lançer konfigürasyonlarına hızlı entegrasyon imkanı tanıyor; bu da çeşitli füze tipleri ve mühimmatların tek bir platform üzerinden yönetilebilmesini mümkün kılıyor.

Platformlar arası entegrasyon ve veri kesintisizliği

SAGUN ailesi, “sinir sistemi” kavramını, farklı protokolleri ve fiziksel arabirimleri tek bir çatı altında toplama yeteneğiyle somutlaştırıyor. Bu sayede:

  • Uçak sistemleri (aviyonik, navigasyon, silah kontrol) ile kara platformları (zırhlı araç, mobil komuta birimi) arasında gerçek zamanlı veri alışverişi sağlanıyor.
  • İHA’lar ve insansız deniz platformları, aynı ağ protokolleri üzerinden ana karargaha bağlanarak görev süresince iletişim kaybı riski azaltılıyor.
  • Lançer ve füze sistemleri, veri akışı ve komuta kontrol fonksiyonları açısından bağımsız bir “sinir sistemi” olarak işlev görüyor; bu da sistem entegrasyon süresini %30‑40 oranında düşürüyor.

AA (Anadolu Ajansı) haberine göre, bu çözümler sahada “elektromanyetik kirlilik” ve “aşırı sıcaklık” gibi zorlu koşullarda da başarıyla test edildi. Test sonuçları, sistemlerin %99,9 çalışma süresi ve 0,001% hata oranı sağladığını gösteriyor.

Yerli üretim ve stratejik bağımsızlık

Barko Elektronik yetkilileri, SAGUN ürünlerinin sadece teknik bir yenilik değil, aynı zamanda stratejik bir adım olduğunu vurguluyor. Şirket, ürünlerin tasarımından seri üretime kadar tüm süreçleri yerli altyapı ve tedarik zinciriyle yürütüyor. Bu yaklaşım, dışa bağımlılığı azaltarak savunma bütçesinin uzun vadeli sürdürülebilirliğine katkı sağlıyor.

Ürünlerin seri üretim hazırlığı da tamamlanmış durumda. Şirket, mevcut otomatik dizgi hattı ve IPC‑eğitimli personeliyle yıllık 5.000 birime kadar üretim kapasitesi hedefliyor. Bu kapasite, hem iç savunma ihtiyaçlarını karşılamayı hem de ihraç pazarına açılmayı amaçlayan bir stratejinin parçası.

Gelecek vizyonu

SAHA 2026’nın ardından, SAGUN ailesinin daha fazla platforma entegrasyonu ve yeni protokol destekleri (örneğin CAN‑FD, Time‑Sensitive Networking) planlanıyor. Ayrıca, yapay zeka destekli veri analiz modüllerinin eklenmesiyle, “sinir sistemi” verileri gerçek zamanlı olarak işlenerek karar destek sistemlerine aktarılması hedefleniyor.

Türkiye’nin savunma sanayindeki yerlileştirme çabaları, SGK ve TSK tarafından da “Milli Güç” programı kapsamında destekleniyor. SAGUN gibi çözümler, bu programın “sistem mimarisi düzeyinde dışa bağımlılığı %70 azaltma” hedefine doğrudan hizmet ediyor.

Sonuç olarak, SAHA EXPO 2026’da tanıtılan yerli “sinir sistemi” çözümleri, sadece teknik anlamda değil, stratejik ve ekonomik açıdan da Türkiye’ye büyük avantajlar sunuyor. Bu adım, ülkenin ileri teknoloji savunma ürünleri portföyünün güçlenmesi ve küresel rekabette daha bağımsız bir konuma gelmesi açısından kritik bir kilometre taşı olarak kayıtlara geçiyor.

Avatar

Salih TANRISEVEN

Haber Nexus Yazarı

Bu yazar henüz bir biyografi eklememiş.

Yorumlar(0)