Gündem4 dk okuma0 görüntülenme

Büyükçekmece iddianamesinde 14 eylem yer aldı

Büyükçekmece Belediyesine yönelik yürütülen yolsuzluk soruşturması kapsamında hazırlanan iddianamede, tutuklanmasının ardından Büyükçekmece Belediye Başkanlığı görevinden uzaklaştırılan Hasan Akgün'ün de arasında olduğu 31 şüphelinin karıştığı iddia edilen 14 eyleme yer verildi

Avatar

Mehmet ÇOLAK

Yazar

Büyükçekmece iddianamesinde 14 eylem yer aldı

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’nın hazırladığı iddianame: Büyükçekmece belediyesi örgütlü yolsuzluk davası

İstanbul 27. Ağır Ceza Mahkemesi’ne 30 Nisan 2026 tarihinde gönderilen iddianame, Büyükçekmece Belediyesi’ne ilişkin yürütülen yolsuzluk soruşturmasının nihai aşamasını işaret ediyor. Dosyada, görevinden uzaklaştırılan ve 3 Haziran 2025 tarihinde tutuklanan Büyükçekmece Belediye Başkanı Hasan Akgün de dahil olmak üzere toplam 31 şüpheli yer alıyor. İddianamede, 14 ayrı eylem detaylandırılmış; bu eylemler kapsamında suçlamalar, iddia edilen maddi kayıplar ve mülkiyet üzerindeki tasfiye talepleri bulunuyor.

Soruşturmanın arka planı

2023 yılı sonlarında başlayan ve “İstanbul Büyükşehir Belediyesi odaklı operasyon” adı altında yürütülen geniş çaplı soruşturma, bir dizi belediyenin mali yönetiminde usulsüzlükler şüphesiyle ortaya çıktı. Bu çerçevede, Büyükçekmece Belediyesi’nde gerçekleştirilen denetimler, ihale sürecinde usulsüzlük, rüşvet alımı ve kamu kaynaklarının kişisel fayda amacıyla yönlendirilmesi gibi ciddi iddiaları gün yüzüne çıkardı.

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı, “çıkar amaçlı suç örgütü kurma ve yönetme”, “rüşvet alma”, “icbar suretiyle irtikap” ve “suçtan kaynaklanan mal varlığı değerlerini aklama” gibi bir dizi ağır suçun işlendiği kanaatine vararak iddianameyi hazırladı.

İddianamede öne çıkan suçlamalar

  • Çıkar amaçlı suç örgütü kurma ve yönetme: Şüpheli başkan Hasan Akgün, örgüt kurarak kamu görevini kişisel çıkarına hizmet edecek biçimde kullandığı iddiasıyla yargılanacak.
  • Rüşvet alma (11 kez): Belediye başkanının, belediye ihalelerinde ve sözleşmelerinde çeşitli şirketlerden menfaat karşılığı rüşvet aldığı ileri sürülüyor.
  • İcbar suretiyle irtikap (2 kez): Görevi kötüye kullanarak para toplama suçlamaları da iddianamenin bir parçası.
  • Suçtan kaynaklanan mal varlığı değerlerini aklama: Elde edilen gelirlerin kara para aklama yöntemleriyle mevzuata uygun hâle getirildiği iddia ediliyor.

Ekonomik yaptırımlar ve mülk tasfiyesi talebi

Başsavcılık, suçlardan elde edildiği değerlendirilen 13 taşınmazın müsaderesine karar verilmesini talep ediyor. Bu mülkler arasında konut, ticari binalar ve araziler bulunuyor. Ayrıca, hâkim karar vermeden önce şüpheli şahısların tüm banka hesapları ve sermaye hareketlerinin dondurulması isteniyor.

14 eylemin kapsamı

İddianamede yer alan 14 eylem, farklı zaman dilimlerinde işlenen ve birbirini tamamlayan suçları kapsıyor:

  1. İhale usulsüzlüğü ve fiyat manipülasyonu.
  2. Rüşvetin sözleşme sürecine etkisi.
  3. Kamu ihalesinde haksız rekabet yaratma.
  4. Belediye bütçesinden usulsüz tahsisatlar.
  5. Şirketlere usulsüz ödeme yapılması.
  6. Vergi kaçakçılığına aracılık eden finansal düzenlemeler.
  7. Şirketler arası haksız menkul kıymet transferleri.
  8. Hizmet alımlarında sahte belgeler kullanılması.
  9. Projelerde kalite standartlarının ihlali ve kamusal güvenliğin riske atılması.
  10. Belediye çalışanlarının görev dışı faaliyetlerde bulunması.
  11. Yerel yönetimden alınan hizmetlerin sahte raporlarla belgelenmesi.
  12. Bütçe dışı harcamaların gizlenmesi.
  13. Maddi kaynakların kişisel menfaat için yönlendirilmesi.
  14. Suçtan elde edilen gelirlerin yurt dışına aktarma girişimleri.

Dava süreci ve hukuki boyut

İstanbul 27. Ağır Ceza Mahkemesi’ne sunulan dosya, yargı sürecinin uzun ve detaylı bir incelemesini gerektirecek. Mahkeme, suçların niteliği ve şiddeti göz önüne alındığında 68 yıldan 183 yıla kadar hapis cezası talep ediliyor. Ayrıca, müsadereler, haciz kararları ve mal varlıklarının dondurulması gibi ek yaptırımlar da karar kapsamında bulunuyor.

Mahkemenin karar verirken göz önüne alacağı önemli hususlar şunlar:

  • Suçların örgütlü hâlde işlenmiş olup olmadığı.
  • Rüşvet ve irtikap suçlarının kamu hizmetine etkisi.
  • Şüpheli kişilerin suç işleme sürecindeki rol ve sorumlulukları.
  • Suçtan elde edilen maddi değerlerin toplamı ve tasfiye talebinin kapsamı.

Yerel ve ulusal çapta yankıları

Bu iddianamenin hazırlanması, Türkiye’de yerel yönetimlerde şeffaflık ve hesap verebilirlik konularına dair kamuoyunda geniş bir tartışma yaratmış durumda. Büyükçekmece gibi büyük nüfuslu bir ilçede belediye başkanının bu denli ağır suçlamalarla karşı karşıya kalması, diğer belediyelerde de benzer soruşturmaların artma riskini gündeme getirdi.

CHP temsilcileri, iddianameye ilişkin “hukukun üstünlüğü ve yolsuzluğa karşı mücadelede kararlılık” mesajını verirken, muhalefet partileri ve sivil toplum kuruluşları denetim mekanizmalarının güçlendirilmesi, bağımsız denetim birimlerinin kurulması ve belediyelerde harcama takibi sistemlerinin dijitalleştirilmesi gerektiğini vurguluyor.

Gelecek adımlar

İddianamenin takibi, hem mahkeme süreci hem de kamuoyu denetiminin devam etmesi açısından kritik öneme sahip. Başsavcılığın açıklamasına göre, mahkeme kararının ardından:

  1. Suçtan elde edilen taşınmazların müsaderesi için icra takibi başlatılacak.
  2. Şüpheli şahısların diğer kamu görevlerine atanması durdurulacak.
  3. Belediye bünyesindeki personelin terör ve rüşvet suçlarına dair daha sıkı arka plan kontrolleri yapılacak.
  4. İlgili denetim birimlerinin raporları, yöntembilimsel düzeyde halkla paylaşılacak.

Bu süreç, Türkiye’de belediye yönetimindeki yolsuzlukla mücadeleye yeni bir yön verirken, aynı zamanda yerel demokrasinin güvenilirliğini yeniden tesis etme çabalarının da bir göstergesi olarak değerlendiriliyor.

Sonuç

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’nın hazırladığı iddianame, Büyükçekmece Belediyesi’nde yaşanan kapsamlı yolsuzluk iddialarının hukuki zeminde somut bir çerçeveye oturtulması anlamına geliyor. 31 şüpheli, 14 eylem ve 13 taşınmaz üzerindeki tasfiye talebi ile birlikte, Türkiye’de yerel yönetimlerde şeffaflık, hesap verebilirlik ve adalet ilkelerinin ne denli önemli olduğu bir kez daha ortaya konmuş durumda. Mahkeme süreci, toplumsal beklentileri karşılayacak ve kamu kaynaklarının korunması hususunda bir mihenk taşı olacak.

Avatar

Mehmet ÇOLAK

Yazar

Her cümleden sonra "xxx" yazar.

Yorumlar(0)