CHP 38. Olağan Kurultayı’na Yönelik Soruşturma Kapsamında 7 İlde 13 Şüpheli Gözaltına Alındı
İstanbul – 24 Mayıs 2026 – Cumhuriyet Halk Partisi (CHP)’nin 38. Olağan Kurultayı’nda delegelerin oy kullanma iradesine müdahale edildiği iddialarına ilişkin İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’nın yürütmekte olduğu soruşturma kapsamında, 7 ilde eş zamanlı operasyonlar gerçekleştirildi. Operasyon sonrasında 13 şüpheli gözaltına alındı; gözaltına alınanların arasında parti içi önemli isimler de bulunuyor.
İstanbul İl Emniyet Müdürlüğü Mali Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ekipleri, İstanbul, Ankara, İzmir, Şanlıurfa, Kahramanmaraş, Kilis ve Malatya illerindeki adreslerde arama ve el koyma işlemi yaptı. Gözaltına alınanlar, “Siyasi Partiler Kanunu’na muhalefet”, “rüşvet” ve “suçtan kaynaklanan mal varlığı değerlerini aklama” suçlamalarıyla değerlendirildi.
Operasyonun temel gerekçesi, CHP’nin 38. Olağan Kurultayı’nda delegelerin oy tercihlerini etkileyen “oy ticareti” ve “dış etkilenme” iddialarının ortaya konulmasıydı. Soruşturma, 5 Şubat 2024 tarihinde Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 36. Hukuk Dairesi’nin kurultay kararını iptal etmesinin ardından mahkeme kararını takiben Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından genişletilmişti.
Soruşturmanın Hukuki Çerçevesi
Başsavcılık, elde ettiği bulgulara dayanarak şüphelilerin “Siyasi Partiler Kanunu”na aykırı faaliyetlerde bulunduğunu, aynı zamanda rüşvet alarak parti içi görev dağılımını etkilediklerini ve elde edilen gelirleri kara para aklama kapsamında sakladıklarını belirtti. Savcı, gözaltına alınanların “delege” ya da “ilçe başkanı” gibi resmi parti statülerine sahip olduklarını, bu statüler üzerinden oy alışverişi yaptıklarını iddia ediyor.
Bu çerçevede, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı resmi bir açıklama yayımlayarak, “Soruşturma kapsamında şüpheli 13 kişi gözaltına alınmış; adreslerinde arama ve el koyma işlemleri gerçekleştirilmiştir. Şüphelilerin hukuki süreçleri, adli kontrol, tutuklama veya yargılamaya sevk gibi kararlarla devam edecektir” şeklinde bilgi verdi.
Gözaltına Alınan Şüphelilerin Listesi ve Tutuklama Durumu
Haber ajanslarının ve mahkeme kayıtlarının derlemesi, 13 şüphelinin isimlerini ve gözaltı sonrası yapılan yasal işlemleri aşağıdaki gibi özetliyor:
- Gülhan Aydın – Adli kontrol
- Safi Karayalçın – Tutuklama
- Melda Tanışman Tutan – Adli kontrol
- Hayati Kaya – Adli kontrol
- Hayıri Dülger – Tutuklama
- Kalender Özdemir – Tutuklama
- Özkan Deniz – Tutuklama
- İbrahim Şahin – Tutuklama
- Umut Mehmet Sapan (Kilis İl Başkanı) – Tutuklama
- Mehmet Ayıp Demirbüken – Tutuklama
- Metin Kaya – Tutuklama
- Gaffar Çiçek – Tutuklama
- Ayça Akpek Şenay – Adli kontrol
Mahkeme kararları, 9 kişinin tutuklanmasına, 4 kişinin ise adli kontrol tedbiriyle yargı sürecine devam etmesine yol açtı.
Operasyonun Detayları ve Polis Açıklamaları
İstanbul Emniyet Müdürlüğü Mali Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü’nün basın açıklamasına göre, operasyonlar 20.00–22.00 saatleri arasında eş zamanlı olarak gerçekleştirildi. Gözaltına alınanların ev ve iş yerlerinde elektronik veri elde etme, belge toplama ve değerli eşya musadeleri yapıldı.
Operasyon sırasında toplam 45 adli sicil kaydı, 12 banka hesabı, 8 şirket ortaklığı ve 5 şüpheli ile bağlantılı olabilecek siyasi bağlamda kullanılan telefon ve bilgisayar cihazı ele geçirildi. Bu bulgular, savcılığın “gözlem ve izleme sistemleri aracılığıyla oy tercihlerinin yönlendirildiğine dair somut delil” elde ettiğini göstermekte.
Parti İçindeki ve Sivil Toplumun Tepkileri
CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu gözaltıların ardından yaptığı açıklamada “parti demokrasi ve iç işleyişine saygı temelinde hareket etmektedir. Soruşturma hukukun üstünlüğü çerçevesinde yürütülüyor; ancak parti içinde bu tür iddiaların ortaya çıkması endişe vericidir. İlgili makamlarla tam işbirliği içinde olunacaktır” dedi.
Sivil toplum örgütleri ise soruşturmanın şeffaflığı ve tarafsızlığı konusunda temkinli yaklaşarak, “Siyasi partilerin iç işleyişine dair mahkeme kararları önemlidir, ancak gözaltı ve tutuklamaların adil yargılanma ilkelerine uygun yapılması gerekmektedir” şeklinde uyarılarda bulundu.
Geçmiş Benzer Olaylar ve Siyasi Etkileri
Türkiye’de parti içi kurultayların iptali ya da iptal kararının ardından yürütülen soruşturmalar daha önce de gündeme gelmişti. 2015 yılında aynı parti içinde “oy satışı” iddialarıyla başlatılan bir başka operasyon, 2016’da mahkeme kararlarıyla sonuçlanmış, tarafları tutuklamış ve parti içinde ciddi bir iç bölünmeye yol açmıştı.
Bu bağlamda uzmanlar, “CHP’nin 38. Kurultayı’nın iptali ve sonrasındaki soruşturma süreci, partinin iç dinamiklerini yeniden şekillendirme potansiyeline sahip” ve “kamuoyunda partiye duyulan güvenin kırılma riskini artırabilir” görüşlerini dile getiriyor.
İlerleyen Dönemde Beklenen Gelişmeler
Soruşturmanın ilerleyen aşamalarında, gözaltına alınanların tutuklama kararlarının kesinleşmesi, maddi ve manevi delillerin mahkemeye sunulması ve son olarak da yargı sürecinin tamamlanması bekleniyor. Bu süreçte özellikle şu noktalar kritik olacak:
- Mahkeme kararları: Tutuklamaların yargılamaya sevk edilip edilmemesi, adli kontrol kararlarının sürdürülüp sürdürülemeyeceği.
- Delil incelenmesi: Ele geçirilen belge, elektronik ve banka kayıtlarının mahkeme nezdinde ne kadar etkili olduğu.
- Parti içi reform: CHP’nin iç denetim mekanizmalarını güçlendirme ve benzer usulsüzlükleri önleme tedbirlerini açıklaması.
- Kamusal algı: Soruşturmanın medya ve kamuoyu tarafından nasıl yorumlandığı, özellikle seçmen davranışları üzerindeki etkisi.
Sonuç
CHP’nin 38. Olağan Kurultayı’na ilişkin yürütülen soruşturma, parti içi demokrasinin sınandığı, yasal çerçevenin fakat aynı zamanda siyasi arenada geniş yankı uyandırdığı bir süreç olarak karşımıza çıkıyor. 7 ilde gerçekleştirilen operasyonlar ve 13 şüphelinin gözaltına alınması, Türkiye’de parti içi yönetişim ve seçim süreçlerinin ne kadar titizlikle denetlendiğinin bir göstergesi. Soruşturmanın sonuçları hem CHP’nin iç denge yapısını hem de seçmen güvenini şekillendirecek, önümüzdeki aylarda siyasi gündemin ana başlıklarından biri olmaya devam edecek.
