4 dk okuma0 görüntülenme

Çin'deki kilo verme kampları: Günde iki tartı, yoğun egzersiz ve atıştırmalık yasağı

Çin’deki kilo verme kamplarında atıştırmalıklar kesin olarak yasaklanıyor ve günde iki kez tartılmak zorunlu tutuluyor. Sosyal medya bu kampların popüler hale gelmesine önayak oldu.

Avatar

Salih TANRISEVEN

Yazar

Çin'deki kilo verme kampları: Günde iki tartı, yoğun egzersiz ve atıştırmalık yasağı

Çin’deki Kilo Verme Kampları: Günde İki Tartı, Yoğun Egzersiz ve Atıştırmalık Yasağı

Çin, artan obezite oranlarıyla mücadele ederken, son yıllarda ülke çapında hızla yaygınlaşan “kilo verme kampları” dikkat çekiyor. Bu kamplar, katılımcıların diyet ve egzersiz alışkanlıklarını sıkı bir denetim altında tutarak, kilo kaybını hızlandırmayı hedefliyor. En belirgin özellikleri; günde iki kez ağırlık ölçümü, yoğun fiziksel antrenman programları ve kesinlikle atıştırmalık yasağı.

AFP tarafından Chengdu dışındaki bir kampta yapılan gözlemler, bu tesislerin “Günde iki kez tartılma zorunluluğu” ve “Katılımcıların haftanın altı günü dışarı çıkamama” politikalarını sıkı bir şekilde uyguladığını gösteriyor. Katılımcıların yalnızca “özel durumlar” söz konusu olduğunda kamp dışına çıkmalarına izin veriliyor; aksi takdirde kaçmaya çalışanlar 5 km koşu ya da binlerce burpee gibi cezalarla karşılaşıyor.

Kampların Çalışma Modeli

Kamplarda günlük program genellikle sabah 6’da başlıyor ve akşam 9’a kadar devam ediyor. Katılımcılar, sabah ve akşam olmak üzere iki kez tartılıyor; bu tartıların sonuçları anında bir dijital panoya yansıtılıyor. Tartı sonuçları sadece kamplaşmış antrenörler ve danışmanlar tarafından görülebiliyor; katılımcılar arasında rekabeti tetiklemek amacıyla haftalık “en çok kilo kaybı” listesi de yayınlanıyor.

Egzersiz kısmı, 10 km yürüyüş, uzun mesafe koşuları, yüksek yoğunluklu interval antrenmanları (HIIT) ve boks gibi kardiyo odaklı seansları içeriyor. Antrenörler, katılımcıların tempo ve hareket formunu yakından izlemek için vücut kameraları ve GPS izleme cihazları kullanıyor. Bu sayede “snacking” – yani ara atıştırma – girişimleri anlık olarak tespit edilip, antrenmandan çıkarma ya da ekstra fiziksel aktivite cezasıyla sonuçlanıyor.

Beslenme Kısıtlamaları ve “Atıştırmalık Yasağı”

Kampların menüsü, düşük kalorili, yüksek proteinli ve düşük glisemik indeksli yiyeceklerden oluşuyor. Kahvaltıda genellikle yulaf, haşlanmış yumurta ve sebze çorbaları; öğle yemeklerinde tavuk göğsü, balık ve bol lifli sebzeler; akşam yemeklerinde ise minimal karbonhidrat içeren bir öğün sunuluyor. Gün içinde hiçbir atıştırmalık, meyve suyu ya da şekerli içecek kabul edilmiyor. Katılımcılar, su ve şekersiz çay dışında başka bir şey tüketmek istediklerinde, antrenörlerine bildirmek zorunda.

Bu sıkı denetim, sosyal medya platformları üzerinden kamplara ilgi oluşturan “dönüşüm videoları” ile birleşince, birçok genç için bir “kısa sürede değişim” aracı haline geldi. Douyin (Çin’in TikTok’u) ve Xiaohongshu’da paylaşılan günlük video günlükleri, izleyicilere tartı sonuçları, egzersiz anları ve diyet menüsü detaylarını göstererek kampın çekiciliğini artırıyor.

Popülerlik ve Eleştiriler

2024 yılının sonunda, bir Çin merkezli “Kilo Verme Kampları” raporu, ülke genelinde 3.000’den fazla kampın faaliyette olduğunu ve bu kampların her birinin aylık ortalama 2.800–4.500 yuan (yaklaşık 410–660 USD) ücret talep ettiğini ortaya koydu. Özellikle büyük şehirlerin çevresindeki kamplar, genç profesyoneller ve üniversite öğrencileri arasında popüler hâle geldi.

Öte yandan, bu kamplar ciddi eleştirileri de beraberinde getiriyor. 2023 yılında bir internet fenomeninin 100 kilogramdan fazla kilo vermek için katıldığı bir kampta hayatını kaybetmesi, sektörde düzenleyici eksikliğine dikkat çekti. Uzmanlar, aşırı egzersiz, yetersiz beslenme ve psikolojik baskının uzun vadeli sağlık sorunlarına yol açabileceği konusunda uyarıyor.

Avustralya’daki New South Wales Üniversitesi’nden Pan Wang, “Kilo verme kampları, hızlı sonuçlar vaat ederken, katılımcıların fizyolojik sınırlarını zorlayabilir ve yetersiz beslenme riskini artırabilir” diyerek, Çin hükümetinin sektöre daha katı denetimler getirmesi gerektiğini vurguladı.

Hükümetin Yanıtı ve Kamu Politikaları

Obezite, Çin’de ölüm ve sakatlık risklerinin altıncı başlıca faktörü olarak sınıflandırılmış durumda. Bunun üzerine, Çin Ulusal Sağlık Komisyonu 2024 yılının Haziran ayında üç yıllık “Obezite ile Mücadele Kampanyası” başlattı. Bu kampanya, okul kantinlerinde tuz, şeker ve yağ oranının azaltılmasını, iş yerlerinde çalışanlara spor salonu ve egzersiz programları sunulmasını ve özellikle ilkokul ve ortaokul öğrencilerinin günde en az iki saat fiziksel aktivite yapmasını hedefliyor.

Kilo verme kampları ise bu kampanyanın bir parçası olarak görülse de, hâlâ bir “özel sektör” olarak faaliyet gösteriyor ve standart bir lisanslama sürecine tabi değil. Yetkililer, kampların “güvenli” olduğundan emin olmak için yeni bir denetim mekanizması oluşturmayı planlıyor; bu mekanizma, diyetisyen onayı, tıbbi gözetim ve psikolojik destek hizmetlerini zorunlu kılacak.

Katılımcıların Deneyimleri

Kamplarda eğitim gören 23 yaşındaki Yang Chi’ao gibi gençler, kampların disiplin ve sürekli gözetim sayesinde “kilo kontrolünü dışarıda başaramadıkları” durumlarda bir çıkış yolu bulduklarını belirtiyor. Yang, iki ay içinde 30 kilogramdan fazla vermeyi başardığını ve “kilo kaybının mental olarak da güçlü bir motivasyon gerektirdiğini” ifade etti.

Öte yandan, aynı kampta kalan 30 yaşındaki Zhao Yuyang, “kilo verme sürecinin bir gecede gerçekleşmediğini, sabır ve sürdürülebilir alışkanlıkların gerektiğini” vurguluyor. Zhao, kamptan ayrıldıktan sonra da “dijital günlük tutma ve düzenli egzersiz” gibi yeni alışkanlıklarını sürdürmeyi planlıyor.

Sonuç ve Gelecek

Çin’deki kilo verme kampları, obeziteyle mücadelede yenilikçi bir yaklaşım sunarken, aynı zamanda etik ve sağlık açısından ciddi soruları da gündeme getiriyor. Yoğun egzersiz, günde iki tartı ve atıştırmalık yasağı gibi katı kurallar, kısa vadeli kilo kaybını desteklese de, uzun vadeli sürdürülebilirlik ve güvenlik açısından kapsamlı bir düzenlemeye ihtiyaç duyuluyor.

Uzmanların önerileri doğrultusunda, kampların lisanslı diyetisyen, doktor ve psikolog denetiminde faaliyet göstermesi, önleyici sağlık kontrollerinin zorunlu kılınması ve katılımcıların gönüllü temelde bilgilendirilmiş rıza vermesi, sektördeki riskleri azaltabilir. Bunun yanı sıra, devletin okul ve iş yerlerinde yürüttüğü obezite önleme programlarıyla birlikte, kampların “tamamlayıcı” bir araç olarak konumlandırılması, Çin’in sağlık politikalarının uzun vadeli başarısı için kritik öneme sahip.

Avatar

Salih TANRISEVEN

Haber Nexus Yazarı

Bu yazar henüz bir biyografi eklememiş.

Yorumlar(0)