Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, İstanbul'daki Topkapı Sarayı yerleşkesinde restorasyonu tamamlanan Darphane-i Amire Müzeleri'nin 24 Ekim 2026'da gerçekleştirilen açılış töreninde konuştu. Yedi yıllık çalışmanın ardından 10 bin 500 tarihi eserin ziyarete açıldığı törende kültürel mirasın korunmasına dikkat çeken Erdoğan, Türkiye'nin geçmişte tarihini ve kültürünü inkar eden bir kimliksizleştirme siyasetine maruz bırakıldığını belirterek, 24 yıldır bu anlayışın temsilcilerine fırsat vermediklerini vurguladı.
Neler oldu?
Topkapı Sarayı'nın birinci avlusunda yer alan tarihi Darphane-i Amire Külliyesi, Milli Saraylar İdaresi Başkanlığı tarafından yürütülen kapsamlı restorasyon ve yeniden işlevlendirme çalışmalarının tamamlanmasıyla kapılarını ziyaretçilere açtı. Tören kapsamında konuşan Cumhurbaşkanı Erdoğan, 17 bin metrekarelik alana yayılan yerleşkede 7 bina ve 46 salonun beş ayrı ihtisas müzesi olarak düzenlendiğini açıkladı. Bu adımla birlikte, Topkapı Sarayı'nın diğer bölümlerinde halihazırda sergilenen 7 bin 500 esere ek olarak, depolarda muhafaza edilen 10 bin 500 yeni eser daha ilk kez gün yüzüne çıkarıldı.
Konuşmasında kültürel mirasın korunması üzerinden geçmiş yıllardaki kültür politikalarını eleştiren Erdoğan, toplumun kendi köklerinden koparılmaya çalışıldığı dönemler yaşandığını ifade etti. Yıldız Sarayı'nın geçmişte bir dönem gazino ve kumarhane olarak işletildiğini, el yazması nadide eserlerin ise hurda kağıt niyetine yabancılara satıldığını belirten Erdoğan, şu ifadeleri kullandı:
"Batılılaşmayı sadece gardıropta arayan, tarihini ve kültürünü inkar etmekte arayan, milli ve manevi değerlerine yabancılaşmakta arayan bir kimliksizleştirme siyasetine maruz bırakıldık. Hala eski günlerin özlemiyle hareket edenler, reddi miras yaparak milletin tarihi ve kültür kodlarıyla hesaplaşanlar olduğunu gayet iyi biliyoruz. 24 yıldır bu zihniyetin temsilcilerine fırsat vermedik, inşallah bundan sonra da fırsat vermeyeceğiz."
Erdoğan ayrıca, 2019 yılında Darphane-i Amire Külliyesi'ndeki restorasyon çalışmaları başlatıldığında kamuoyunda ortaya atılan iddialara da yanıt verdi. Projeye başlandığında bazı çevrelerin buranın Cumhurbaşkanlığı ofisi veya kişisel saray olarak kullanılacağı yönünde iddialar ortaya attığını hatırlatan Erdoğan, müzelerin açılmasıyla birlikte söz konusu iddiaların asılsızlığının kanıtlandığını ve eleştiri sahiplerine en net cevabın bu eserlerle verildiğini dile getirdi.
Arka plan
Osmanlı İmparatorluğu döneminde altın, gümüş eşya, hatıra sikkeleri ve devletin para basım işlemlerinin yürütüldüğü merkez olan Darphane-i Amire, Topkapı Sarayı'nın inşasıyla birlikte saray bahçesinde faaliyete geçti. Geniş kapsamlı bina inşası 1727 yılında Sadrazam Nevşehirli Damat İbrahim Paşa döneminde gerçekleştirilen yerleşke, Sultan II. Mahmud döneminde onarımdan geçirildi ve 19. yüzyılda çekiçle dövme tekniğinden sarkaç ve pres usulü para basımına geçişe tanıklık etti.
Cumhuriyet döneminde Topkapı Sarayı'nın 1924 yılında müzeye dönüştürülmesinin ardından Darphane binaları 1967 yılına kadar para basım işlevini sürdürdü. Bu tarihten sonra boşaltılan ve uzun yıllar farklı kurumların kısmi kullanımları dışında atıl kalan 17 dönümlük tarihi yapı topluluğu, 2019 yılında Milli Saraylar İdaresi Başkanlığına devredildi. Milli Saraylar İdaresi Başkanı Yasin Yıldız, devir sürecinde bazı binaların tarihi miras olarak yok olma tehlikesiyle karşı karşıya olduğunu, oluşturulan bilim kurulunun rehberliğinde yürütülen 7 yıllık çalışmayla yapıların aslına uygun şekilde kurtarıldığını belirtti.
Son yıllarda İstanbul'daki tarihi mekanların müzeleştirilmesi kapsamında Dolmabahçe Sarayı'ndaki Resim Müzesi, Beykoz Cam ve Billur Müzesi ile Çamlıca Camisi Külliyesi içindeki İslam Medeniyetleri Müzesi ziyarete açılmış, 2020 yılında ise Ayasofya-i Kebir Cami-i Şerifi 86 yıl aradan sonra yeniden ibadete açılmıştı. Darphane-i Amire projesi, bu kültürel dönüşüm zincirinin en kapsamlı halkalarından biri olarak konumlandırıldı.
Neden önemli?
Darphane-i Amire Müzeleri'nin açılması, Topkapı Sarayı envanterinde bulunan ancak mekan yetersizliği nedeniyle on yıllardır depolarda tutulan binlerce eserin ilk kez kamuoyuyla ve araştırmacılarla buluşmasını sağlıyor. Daha önce saray genelinde yaklaşık 7 bin 500 eser sergilenirken, yeni açılan 46 salon sayesinde sergilenen eser sayısı iki katından fazla artarak 18 bine ulaştı. Bu genişleme, İstanbul'un kültür turizmi kapasitesini doğrudan artırırken, sanat tarihi ve askeri tarih araştırmaları için de birincil kaynak niteliğindeki koleksiyonları erişilebilir kılıyor.
Yerleşke içerisinde oluşturulan beş ihtisas müzesi ve kütüphane birimlerinde sergilenen başlıca koleksiyonlar şunlardır:
- Saray Porselenleri Müzesi: 19 sergi salonunda Çin, Japonya, İran, İngiltere, Vietnam, Fransa ve Rusya üretimi porselenlerin yanı sıra Yıldız Porselen Fabrikası'nda üretilen toplam 5 bin 300 civarında eser yer alıyor.
- Esliha-i Hümayun (Silah) Müzesi: İki binada düzenlenen müzede, 7. yüzyıldan 20. yüzyıla kadar uzanan ok, kılıç, mızrak, kalkan, zırh ve miğfer gibi 2 bin 500'ü aşkın askeri teçhizat bulunuyor. Fatih Sultan Mehmet'in kılıcı ve zırhlı gömleği ile diğer padişahların silahları da bu bölümde sergileniyor.
- Hüsn-i Hat Eserleri Müzesi: Ahmet Karahisari, Şeyh Hamdullah, Hafız Osman ve Sami Efendi gibi hat sanatının öncülerine ait, daha önce depolarda korunan 2 binden fazla eser 12 salonda ziyaretçilere sunuluyor.
- Darphane ve Endüstri Araçları Müzesi: Darphane-i Amire'nin tarihi para basım işlevini yansıtan üretim vasıtaları ve yaklaşık 500 parça endüstri aracı sergileniyor.
- Tarihi Harita ve Yazma Eser Bölümleri: Harita koleksiyonlarının yanı sıra külliye bünyesinde kurulan Topkapı Sarayı Yazma Eserler Kütüphanesi araştırmacılara hizmet veriyor.
Bundan sonra ne olacak?
Darphane-i Amire Müzeleri, 24 Ekim 2026 itibarıyla yerli ve yabancı turistlerin ziyaretine açıldı. Milli Saraylar İdaresi Başkanlığı bünyesinde yönetilecek olan yeni müze kompleksi, Topkapı Sarayı ziyaret güzergahının en büyük tamamlayıcı unsuru olarak faaliyet gösterecek.
Tarihi sarayların ihya süreci kapsamında bir sonraki büyük adımın Edirne'de atılması planlanıyor. Cumhurbaşkanı Erdoğan, Fatih Sultan Mehmet tarafından inşa ettirilen, İstanbul'un fethinin planlandığı ve yaklaşık 300 yıl boyunca padişahların Topkapı Sarayı ile birlikte kullandığı Edirne Sarayı'nda (Saray-ı Cedid-i Amire) yürütülen restorasyon çalışmalarına hız verildiğini duyurdu. Açıklanan takvime göre Edirne Sarayı'ndaki ihya çalışmalarının 2027 yılı içinde tamamlanarak Türkiye'nin kültür mirası envanterine kazandırılması hedefleniyor.




