Doğmadan Ameliyat: 250 gramlık İkiz Bebekte Ureter Valvunun Lazerle Açılması
Antalya’da doğum öncesi yoğun bir ultrason taraması sırasında, 17 haftalık ikiz gebeliğin bir bebeğinde “posterior üretral valv” (PUV) adı verilen doğuştan gelen bir üriner tıkanıklık tespit edildi. Bu nadir ve hayati tehlike oluşturan durum, Anatolia Hospital Lara’da Prof. Dr. Selahattin Kumru (Kadın Hastalıkları ve Doğum) ile Prof. Dr. Mehmet Baykara (Üroloji) ekipleri tarafından ultrason‑güdümlü bir fetoskopik cerrahiyle başarıyla çözüldü.
Haberi ilk kez Sabır Gazetesi ve Habertürk 23 Nisan 2026’da duyurdu. Bildirilenlere göre, gebelik 16‑17 hafta iken rutin kontrollerde erkek bebekte mesane (idrar torbası) şişliği ve böbreklerde genişleme tespit edildi. Kadın hastalıkları uzmanı Prof. Dr. Kumru, erkek bebeğin idrar kanalının arka kısmında doğuştan gelen bir zar yapısı (valv) nedeniyle idrar akışının engellendiğini belirtti.
Acil Tanı ve Riskler
PUV, erkek bebeklerde 10 binde 2 sırada görülen, idrar akışını kısıtlayan bir anomali olarak tanımlanır. Valv tam kapanırsa, idrar mesaneye birikir; bu da böbrek fonksiyonlarının azalmasına, amniyon sıvısının (oligoamnios) düşmesine ve akciğer gelişiminin sekteye uğramasına yol açar. Uzmanlar, tedavi edilmezse bekar bebeklerin yaklaşık %75’inin yaşamını yitirdiğini vurguluyor.
Fetoskopik Lazer Müdahalesi
Operasyon süresi yaklaşık bir saat sürdü. Ultrason eşliğinde anne karnına 3 mm çapındaki delikler açıldı ve ince bir fetoskopik kamera ile idrar torbasına girildi. Valv, lazer enerjisiyle yakılarak tahrip edildi; böylece idrar çıkışı sağlandı. Doktorlar, “250‑300 gram ağırlığındaki bebek, karın içine milimetrik aletlerle girildi; bu, tıbbın son 20 yılındaki en büyük ilerlemelerden biri” şeklinde yorumladı.
İşlem sonrası bebeğin idrar akışı normale döndü, böbrek fonksiyonları iyileşmeye başladı ve amniyon sıvısı düzeldi. Anne ve bebek hem operasyon sırasında hem de sonrasında stabil durumlarını korudu.
Uzman Görüşleri
Prof. Dr. Selahattin Kumru erken tanının önemine değinerek, “Böbrekler ne kadar erken tedavi edilirse o kadar hızlı toparlanır. Bu yüzden benzer bir durum tespit edildiğinde, uzman ürolojik ekiplerle hemen irtibata geçilmelidir.” dedi.
Prof. Dr. Mehmet Baykara ise teknik detayları açıkladı: “Valv, bazı bebeklerde tamamen kapanmış, bazılarında yarı açık olur. Tam kapanmış vakalarda mesane büyür, böbrekler zarar görür ve akciğer gelişimi sekteye uğrar. Lazerle valvı açmak, böbrek yetmezliği riskini büyük ölçüde azaltır ve sağlıklı doğum şansını artırır.”
Operasyonun Önemi ve Gelecek Perspektifi
Bu müdahale, Türkiye’de ilk defa 16‑17 haftalık gebe bir bebek üzerinde gerçekleştirilen fetoskopik lazer operasyonu olduğu iddia ediliyor. Uzmanlar, elde edilen sonuçların uluslararası tıp dergilerinde yayınlanacağını ve benzer vakalarda kılavuzların revize edileceğini söyledi.
Akdeniz ve Lara hastanelerinin ekipleri, bu teknikle ameliyat riskini en aza indirgemeyi, anne‑bebek sağlığını korumayı ve uzun vadeli renal komplikasyonları önlemeyi hedefliyor. Ayrıca, bu başarı ultra‑minimal invaziv prenatal cerrahilerin geliştirilmesi ve yaygınlaştırılması yönünde önemli bir adım olarak görülüyor.
Hasta Ailesinin Görüşü
Operasyonun ardından anne adayının duygusal açıklamaları da medyada yer aldı. “İlk başta karnımda bir kist var dedi. Ancak doktorlarımız gerçek sorunu – idrar torbası tıkanıklığını – buldu ve her şey mümkün olan en kısa sürede düzeltildi. Şimdi sağlıklı bir bebekle kucağımızdayız.” ifadeleriyle minnettarlığını dile getirdi.
Sonuç
Antalya’da gerçekleştirilen bu ileri seviyedeki prenatal cerrahi, doğmadan yapılan ameliyatların neonatal mortaliteyi azaltma potansiyelini açıkça gösterdi. Uzmanlar, PUV gibi hayati tehdit oluşturan durumların erken ultrason takibi, multidisipliner ekiplerle iş birliği ve fetoskopik tekniklerin kullanılmasıyla başarıyla yönetilebileceğini belirtiyor. Bu gelişme, hem Türkiye’de hem de dünyada prenatal cerrahi pratiğinin yeni bir döneme girdiğinin sinyali.
