İzmir merkezli eş zamanlı operasyon: Dorukhan Büyükışık dosyasında 26 şüpheli hakkında gözaltı kararı
Adalet Bakanı Akın Gürlek, sabah saatlerinde yaptığı açıklamada, Dorukhan Büyükışık dosyasına ilişkin yeni delillerin ortaya çıktığını ve bu doğrultuda 9 ilde eş zamanlı operasyon başlatıldığını duyurdu. Bakan Gürlek, “Bilirkişi raporları, teknik incelemeler, HTS ve daraltılmış baz kayıtları ile delillerin karartıldığına yönelik bulgular ışığında 26 şüpheli hakkında gözaltı kararları verilmiştir” ifadelerini kullandı.
Olay, 13 Mayıs 2018 tarihinde İzmir’in Narlıdere ilçesinde bir inşaat şantiyesinde ölü bulunan 26 yaşındaki Dorıhan Büyükışıkın ölümüyle ilintili. İlk araştırmalarda ölüm “intihar” olarak kayıtlara geçse de, 2024 yılına kadar dosya tekrar açıldı ve yeni kanıtların ışığında soruşturma genişletildi.
Yeni delillerin içeriği
İçişleri Bakanlığı ve Adalet Bakanlığı iş birliğiyle yürütülen araştırma, şu ana kadar elde edilen beş temel bulguya odaklandı:
- Bilirkişi raporları: Uzman patologun ikinci kez incelemesi, cesedin ölüm şeklinin şiddetli darbe ve silindir şeklindeki bir aletle gerçekleştiği ihtimalini destekledi.
- Teknik incelemeler: Olay yerinde yer alan kamera ve ses kayıtlarının yeniden analizinde, bazı görüntülerin ve ses dosyalarının silinmiş ya da bozulmuş olduğu tespit edildi.
- HTS (Holografik Trafik Sistemi) verileri: Şantiyeye giriş‑çıkış yapan araçların konum kayıtları, planlanandan farklı saat dilimlerinde ve beklenmeyen güzergâhlarda gerçekleşti.
- Daraltılmış baz kayıtları: Mobil operatörlerden alınan veri setlerinde, olay anına yakın bir dönemde bölgedeki bazı cep telefonlarının sinyalinin aniden kesildiği görüldü.
- Delillerin karartıldığına dair bulgular: Olay sonrası şantiyede bulunan bazı güvenlik ekipmanlarının kablolama ve güç kaynakları üzerinde müdahale izleri bulundu.
Bu bulgular, dosyanın “faili meçhul” (FM) nitelikte yeniden sınıflandırılması ve Faili Meçhul Suçları Araştırma Dairesi’nin koordinasyonuna alınmasıyla sonuçlandı.
Gözaltına alınan şüphelilerin profili
Gözaltı kararı verilen 26 şüpheli, üç ana grupta toplanabilir:
- Polis ve jandarma personeli: Dönemin Narlıdere İlçe Emniyet Müdürü İsmail Y., Narlıdere Karakol Amiri İsmail K., Olay Yeri İnceleme (OYİ) Büro Amiri Atakan K., Grup Amiri Komiser Hüseyin V. ve çeşitli polis memurları dahil.
- Şantiye güvenlik görevlileri: Şantiyede görev yapan bekçiler H. K., H. A., T. Ç., B. Ç. ve A. G. gibi isimler.
- İnşaat sektörü temsilcileri: Şantiye sahibi Mehmet Münir T., inşaat firması sahibi Mehmet Taylan T. ve diğer işçi ve yönetici statüsündeki kişiler.
Şüphelilerden 13’ü emniyet mensubu, diğer 13’ü ise inşaat sektörüyle bağlantılı olup, soruşturma kapsamında “kasten öldürme”, “suç delillerini yok etme” ve “yalan tanıklık” suçlamalarıyla yargılanıyor.
Operasyonun yürütülme şekli
İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı’nın talimatıyla, Faili Meçhul Suçları Araştırma Dairesi koordinasyonunda İzmir İl Jandarma Komutanlığı TEM Şube Müdürlüğü ekipleri, sabah erken saatlerde 9 ili kapsayan eş zamanlı baskınlar gerçekleştirdi. Operasyonun gerçekleştiği iller arasında İzmir, Manisa, Aydın, Denizli, Muğla, Balıkesir, Kütahya, Uşak ve Afyonkarahisar bulunuyor.
Operasyon sonucunda, 21 kişi gözaltına alındı; kalan 5 şüpheli ise hâlen kaçak ya da bulundukları yer tespit edilemiyor. Gözaltına alınanların adli kontrol şartıyla serbest bırakılması veya tutuklu yargılanması hâlen yargı mercileri tarafından değerlendiriliyor.
Geçmiş süreç ve önemi
Dorukhan Büyükışık’ın ölümü, 2018 yılında “intihar” olarak raporlanmış ve 8 yıl boyunca kapalı bir dosya olarak kalmıştı. O dönemde, Büyükışık’ın babası Emekli Tümgeneral Ethem Büyükışık dosyanın yeniden incelenmesi için çeşitli geleneksel ve sosyal medya kanalları üzerinden baskı yapmıştı.
2023‑2024 yıllarında, HTS ve dijital izleme sistemlerinin gelişimi sayesinde eski delillerin yeniden analiz edilmesi mümkün hâle geldi. Bu bağlamda, Adalet Bakanlığı’nın “Faili Meçhul Suçları Araştırma Dairesi”nin kurulması ve teknik uzman ekiplerin dosyalara entegre edilmesi, uzun yıllar boyunca çözülemeyen vakaların aydınlatılmasında kritik bir rol oynadı.
Gelecek adımlar ve yargı süreci
Gözaltı kararı verilen şüphelilerin bir kısmı hâlen tutuklu yargılanmakta, bir kısmı ise adli kontrol şartıyla serbest bırakılacak. Mahkemeler, 21. Ağır Ceza Mahkemesi ve 21. Asliye Ceza Mahkemesi’nin ilgili dosyaları üzerinden yargılamayı sürdürecek.
Mahkemeler, ayrıca:
- Delillerin sahtecilik ve silinme niyetiyle mi yoksa teknik arızalarla mı ortaya çıktığını ayrıntılı bir şekilde değerlendirecek,
- Şüphelilerin polis, jandarma ve inşaat sektörü temsilcileri olarak görev yaptığı sürelerdeki nişan ve yetki ilişkilerini inceleyecek,
- Ölümün kasten gerçekleştiği iddiasının hukuki dayanaklarını ve suçun niteliğini (kasten öldürme, suç delillerini yok etme, yalan tanıklık vb.) netleştirecek.
Sonuç olarak, Dorukhan Büyükışık dosyasındaki yeni gelişme, uzun yıllar süren bir adalet talebinin teknik ve hukukî açıdan yeniden canlanması olarak değerlendiriliyor. Özellikle dijital delillerin (HTS, baz kayıtları, görüntü‑ses analizi) soruşturmalara entegrasyonu, benzer “faili meçhul” vakaların çözümünde örnek teşkil edebilir.
