İstanbul’da İşkence ve Telefon Gaspı Olayında 19 Yaşındaki Sanık 18 Yıl Hapis Cezası Aldı
Olayın özeti: İstanbul’da duyma ve konuşma engeli bulunan 38 yaşındaki Ahmet Sanduvaç’ın cep telefonu gasp edildi. Telefonu talep eden mağduru benzin dökerek yanmaya zorlayan 19 yaşındaki Mert Açıkça, mağdurun vücudunda üçüncü derece yanıklar oluşturdu. Sanık, Ağır Ceza Mahkemesi tarafından 18 yıl hapis cezasına çarptırıldı.
Olayın oluş şekli ve mağdurun durumu
Mahkemeye sunulan delillere göre, 18 Mayıs 2024 tarihinde Ahmet Sanduvaç (işitme ve konuşma engeli nedeniyle iletişim güçlüğü çeken bir vatandaş) İstanbul’un Şişli ilçesinde yürürken, yakını tarafından tanıdık bir gençle fotoğraf çektirmeye çalışırken telefonunu bırakmıştır. Telefonu fark eden 19 yaşındaki Mert Açıkça, telefonu gasp etme niyetiyle sandalye çekiştirmiş ve ardından mağdurun telefonunu iade etmesi için benzin dökme tehdidinde bulunmuştur.
Şahit ifadelerine göre, Açıkça telefonun iadesi karşılığında aracı “benzinle ısırıp” ısrarla dayanılmasını talep etmiştir. Sanduvaç, benzin dökülen bölgeye kaçmaya çalışırken dengesini kaybetmiş ve yanıcı madde vücudunun geniş bir yüzeyine temas etmiştir. Üçüncü derece yanıklar (derin doku hasarı) oluşturmuş; hastaneye kaldırılan Sanduvaç’ın tedavi süreci uzun ve ağır bir rehabilitasyon gerektirmiştir.
Mahkeme süreci ve karar
Mahkeme, Şişli 13. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen dosyada birden fazla tanık ve güvenlik kamerası görüntüsü ile delilleri değerlendirmiştir. Yargılama sürecinde aşağıdaki hususlar öne çıkmıştır:
- Suçun niteliği: Sanığın eylemi, kasten yaralama, telefon gaspı ve tehlikeli maddeyle saldırı suçlarını birleştiren “kasıtlı ağır yaralama” kapsamında ele alınmıştır.
- Mağdurun özel durumu: Duyma ve konuşma engeli, mağdurun savunmasızlığını artırmış; mahkeme, “özellikle korunması gereken kişilere karşı işlenen suçlar daha ağır cezai yaptırımlar gerektirir” ilkesine dayanmıştır.
- Sanığın yaşı ve suçun ağırlığı: Sanık 19 yaşında olup, “öngörülebilir bir kötülük” ve sonrasında “kasıtlı yanık çıkarma” fiili işlediği için, genç yaşına rağmen ağırlaştırıcı bir faktör olarak değerlendirilmiştir.
- Deliller: Olay anına ait 7 kamera görüntüsü, benzinin bulunduğu bölgeden alınan kimyasal analiz raporu ve iki uzman doktor raporu (yanık derecesi ve uzun vadeli tedavi ihtiyacı) mahkemeye sunulmuştur.
Bu bulgular ışığında mahkeme, “Ayı işkence” kavramını içeren “kasıtlı ağır yaralama” kapsamında 18 yıl hapis cezası vermiştir. Ayrıca cezanın bir kısmının infazına kadar denetimli serbestlik ve kısmi mağdur teminatı şartı konulmuştur.
Hukuki yaklaşımlar ve uzman görüşleri
Hukuk akademisyenleri, bu davayı Türk Ceza Kanunu’nun 86‑2. maddesi (kasıtlı ağır yaralama) ve 85‑1. maddesi (baskılayıcı tehlikeli madde kullanma) çerçevesinde değerlendirmiştir. Prof. Dr. Leyla Kaptanoğlu (İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi) şöyle açıklamaktadır:
“Mağdurun zaten iletişim açısından dezavantajlı bir konumda olması, suçun ağırlaştırıcı bir unsuru olarak görülmelidir. Mahkemenin 18 yıl gibi yüksek bir ceza vermesi, benzer vakalarda caydırıcı etkisini artıracaktır.”
Bir diğer uzman, Av. Caner Öztürk, mahkemenin “ömür boyu psikolojik destek ve rehabilitasyon” gerekliliğine de işaret ettiğini vurguladı:
“Yanıkların fiziksel izlerinden ziyade psikolojik travma etkileri de uzun vadeli tedavi gerektirir; bu tür suçların insan hakları perspektifinden ele alınması, gelecekte mağdurlara daha kapsamlı destek sunulmasını sağlayabilir.”
Toplumsal yansımalar ve kamuoyu tepkileri
Olay, engellilerin korunması ve acımasız suçların cezası konularında geniş bir toplumsal tartışma başlattı. Engelli hakları dernekleri, “Benzer suçların önlenmesi için daha sıkı güvenlik önlemleri ve farkındalık kampanyaları” talep etti.
Özellikle sosyal medyada #İşkenceyeCezayıYaz etiketiyle binlerce kullanıcı, mağdurun yaşadığı travmayı ve sanığın cezasını destekleyen mesajlar paylaştı. Bazı kullanıcılar ise rehabilitasyon ve sosyal entegrasyon programlarının artırılması gerektiğini dile getirdi.
Gelecek için öneriler
- Engelli bireylerin koruma mekanizmalarının güçlendirilmesi: Güvenlik kameralarının yoğunluklu olduğu bölgelerde “acil durum butonları” ve “anında polis bildirimi” sistemlerinin kurulması.
- Suç önleme eğitimlerinin yaygınlaştırılması: Okullarda ve gençlik merkezlerinde “kasıtlı şiddet ve tehlikeli madde kullanma” konularında bilinçlendirme programları.
- Sağlık ve psikolojik destek hizmetlerinin entegrasyonu: Yanık tedavisi gören mağdurlara psikososyal rehabilitasyon ve engelli hakları danışmanlığı sağlanması.
- Ceza infaz kurumlarında genç suçlulara yönelik eğitim ve topluma yeniden kazandırma programlarının iyileştirilmesi: Kasıtlı şiddet suçları işleyen gençlerin, toplum içinde yeniden uyum sağlamaları için eğitim ve meslek edindirme fırsatlarının artırılması.
Sonuç
İstanbul’da gerçekleşen ve Ahmet Sanduvaç’ın hayatını ölümcül yanıklarla tehdit eden bu olay, yalnızca bireysel bir suç olarak kalmadı; aynı zamanda engelli bireylerin korunması ve genç suçlulara yönelik caydırıcı cezaların toplumsal işlevi üzerine ciddi bir tartışma yarattı. 19 yaşındaki Mert Açıkça’nın 18 yıl hapis cezası, hukukun adalet ilkesini koruma gayesiyle, benzer saldırıların önüne geçmek amacıyla bir örnek teşkil ediyor.
