Sağlık3 dk okuma0 görüntülenme

Grip olduğunu düşündü, 4. evre kanser çıktı

Gribal enfeksiyon geçirdiğini düşünen ancak yapılan tetkikler sonucu 4. evre kanser tanısı konulan 23 yaşındaki Talha Taşpınar, Ankara Atatürk Sanatoryum Eğitim ve Araştırma Hastanesi Göğüs Cerrahisi Kliniği'nde yapılan başarılı ameliyatla sağlığına kavuştu. Doç. Dr. Ömer Faruk Demir, ameliyatın dünyada çok nadir ameliyatlardan biri olduğunu belirterek, ana toplardamarlardan birinin içine de yayılan yaklaşık 14 santimetre büyüklüğündeki tümörü aldıklarını söyledi

Avatar

Salih TANRISEVEN

Yazar

Grip olduğunu düşündü, 4. evre kanser çıktı

Gribal enfeksiyon sandığı hastalık 4. evre kanser çıktı: 23 yaşındaki Talâ Taşpınar’ın nadir cerrahi müdahalesi

Talâ Taşpınar (23), grip olduğunu düşündüğü belirtilerle uzun bir süre evde dinlendikten sonra ciddi bir komplikasyona yakalandı. Ankara Atatürk Sanatoryum Eğitim ve Araştırma Hastanesi Göğüs Cerrahisi Kliniği’nde Doç. Dr. Ömer Faruk Demir ve ekibi tarafından yapılan detaylı tetkiklerde hastanın 4. evre akciğer kanseri tanısı konuldu. Tümör, kalp ile “iman tahtası” arasında 14 cm çapında dev bir kitle oluşturarak ana toplardamarlara sızıyordu. Cerrahi ekip, dünya çapında sadece sınırlı sayıda uygulanabilen bir tekniği hayata geçirerek tümörü başarıyla çıkardı.

Belirtiler ve tanı süreci

Talâ, aylar süren kronik öksürük, iştahsızlık, gece terlemeleri ve nefes darlığı şikayetlerini soğuk algınlığı olarak değerlendirdi. Hastalık ilerledikçe su bile içmekte zorlanmaya başladı ve akciğeri üzerindeki baskı arttı. Yakın bir tanısının tavsiyesiyle Ankara Atatürk Sanatoryumu’na başvuran genç, burada kapsamlı kan testleri, görüntüleme (BT, PET‑CT) ve bronkoskopik değerlendirmelerden geçerek 4. evre (T4N2M0) akciğer kanseri teşhisine ulaştı.

14 cm’lik tümörün anatomical konumu

Doç. Dr. Demir, “Tümör, kalp zarını tutmuş durumda ve kalp ile iman tahtası arasındaki boşlukta yaklaşık 14 cm uzunluğunda bir kitlesi vardı” dedi. Bu kitle, kalpten çıkan ana arterlerin (subklavyal ve brakiyal arterler) çapını önemli derecede daraltmış, aynı zamanda baş ve iki kolun venöz drenajını sağlayan ana toplardamarlardan birine de nüfuz etmişti. Böyle bir infiltrasyon, hastanın kardiyovasküler stabilitesini tehdit ettiği gibi cerrahi riskini de artırıyordu.

Nadir ve yüksek riskli cerrahi teknik

Ameliyat, yaklaşık 6 saat süren iki aşamalı bir operasyon olarak planlandı. En kritik adım, tümörün damar içi yayılımını ortadan kaldırmak için “ana toplardamarın 19 dakika süresince kısıtlanması”ydı. Literatüre göre bu damarlar genellikle 30 dakikaya kadar izole edilebilir; Demir ekibi ise bu süreyi 19 dakikada tamamlayarak tümörü damar içinde tamamen çıkardı, ardından damar duvarı onarıldı ve kan akışı yeniden sağlandı.

Operasyon sonrası Talâ, 48 saat yoğun bakımda gözlendi; solunum fonksiyonları stabilize edildi, kan basıncı ve kalp atışları normal seyre aldırıldı. İkinci gün sonunda yürümeye başlayan genç, doktorların “dünya çapında çok nadir bir cerrahi” gerçekleştirdiğini vurguladı.

Hasta ve doktor açıklamaları

Talâ Taşpınar, iyileşme sürecinde şunları dile getirdi: “Su bile içemiyordum, nefes almak zorlaşıyordu. Üşüttüğümü sandım ama bir kanserle mücadele ediyordum. Ankara’da böyle bir tedavi imkanı olduğu için çok şanslıyım, hastalığı olan herkes korkmasın.”

Doç. Dr. Ömer Faruk Demir ise operasyonun önemini şöyle özetledi: “Talâ’nın yaşı ve gençliği, riskli bir müdahaleyi kaldırabilecek tek avantajıydı. Tümörün konumu ve damar tutulumları, bu prosedürü dünya genelinde sadece çok az sayıda merkezde uygulanabilen bir yöntem haline getiriyor. Literatürde benzer bir vaka nadiren rapor edilmiştir; bu yüzden ekip olarak literatür taraması ve uluslararası danışmanlıkla en doğru yaklaşımı belirledik.”

Kanser tedavisinde erken tanı ve multidisipliner yaklaşımın önemi

Bu vaka, solunum yolu semptomlarının basit bir viral enfeksiyon olarak değerlendirilmesinin felaket riskini bir kez daha gözler önüne seriyor. Uzmanlar, özellikle genç bireylerde uzun süren öksürük, iştahsızlık ve kilo kaybının göz ardı edilmemesi gerektiğini vurguluyor. Erken tanı, kanserlerin cerrahi olarak çıkarılabilirliğini artırırken, ileri evre tedavilerinde (kemoterapi, radyoterapi) başarı oranını da yükseltiyor.

Gelecek adımlar ve takip

Ameliyat sonrası patolojik inceleme, tümörün küçük hücreli akciğer kanseri (SCLC) olduğunu doğruladı. Talâ’nın durumu, postoperatif adjuvan kemoterapi ve immün kontrol noktası inhibitörleri ile desteklenecek. Onkoloji ekibi, 3‑ay periyotlarla CT ve PET‑CT kontrolleri planlayarak hastalığın nüksünü yakından izlemeyi amaçlıyor.

Sonuç

Talâ Taşpınar’ın hikayesi, göz ardı edilen solunum belirtilerinin ciddi bir onkolojik hastalığa işaret edebileceğinin somut bir örneği olarak medyada geniş yankı buldu. Ankara Atatürk Sanatoryumu’nun multidisipliner yaklaşımı, nadir ve riskli cerrahi teknikleri başarıyla uygulama kapasitesini gösterdi. Uzmanlar, benzer semptomları yaşayan hastaların gecikmeden sağlık kuruluşuna başvurmalarını ve doktorların şüpheli vakalarda ileri görüntüleme yöntemlerini devreye sokmalarını tavsiye ediyor.

Avatar

Salih TANRISEVEN

Haber Nexus Yazarı

Bu yazar henüz bir biyografi eklememiş.

Yorumlar(0)