4 dk okuma0 görüntülenme

Gülistan Doku soruşturmasında son haftalarda neler öğrendik?

Tunceli'de yaklaşık altı yıl önce kaybolan üniversite öğrencisi Gülistan Doku'yla ilgili soruşturmada önemli gelişmeler yaşanıyor. Peki son gözaltı ve tutuklamalarla ortaya çıkan bilgiler olayla ilgili bize neler anlatıyor?

Avatar

Salih TANRISEVEN

Yazar

Gülistan Doku soruşturmasında son haftalarda neler öğrendik?

Gülistan Doku soruşturmasında son haftalarda neler öğrenildi?

Altı yıl sonra gündeme yeniden oturan dosya, yeni gözaltı, tutuklama ve adli kontrol kararlarıyla genişledi. Tunceli Cumhuriyet Başsavcılığı’nın 2024 yılında göreve getirilen Başsavcısı Ebru Cansu’nun yeniden ele aldığı dosyada, 13 Nisan 2026’da yedi ilde gerçekleştirilen eş‑zamanlı operasyonlar sonrasında 17 kişi gözaltına alındı, bunların 12’si tutuklandı ve 2’si adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı. Gözaltı ve tutuklama kararları, dosyanın daha önce “intihar” ve “kaybolma” çerçevesinde değerlendirilen yönlerine yeni şüpheler ekleyerek soruşturmaya yön verdi.

Gülistan Doku (21), Diyarbakırlı bir üniversite öğrencisiydi; Munzur Üniversitesi Çocuk Gelişimi Bölümü ikinci sınıf öğrencisi olarak Tunceli’de öğrenim görüyordu. 5 Ocak 2020 tarihinde, şehirdeki bir kafede çalışırken kayboldu. Ailesi bir gün içinde kayıp başvurusu yaptı, ancak arama çalışmaları uzunca bir süre sonuç vermedi. O dönemde polis raporları, Doku’nun bir minibüse bindiğini, ardından telefon sinyalinin Uzunçayır Barajı civarında kesildiğini gösteriyordu.

Yeni gözaltılar ve tutuklamalar

17 Nisan 2026 tarihli operasyonda gözaltına alınan isimler şunlardır:

  • Eski Tunceli Valisi Tuncay Sonel
  • Sonel’in oğlu Mustafa Türkay Sonel
  • Eski Tunceli Devlet Hastanesi Başhekimi Çağdaş Özdemir
  • Gülistan’ın eski erkek arkadaşı Zeinal Abakarov
  • Abakarov’un annesi Cemile Yücer ve üvey babası, eski polis Engin Yücer
  • Gülistan’ın SIM kartı üzerindeki verileri sildiği iddia edilen eski polis Gökhan Ertok
  • Eski Tunceli İl Özel İdaresi çalışanı Erdoğan Elaldı
  • Umut Altaş’ın babası Celal Altaş ve annesi Nurşen Arıkan
  • Eski koruma polisi Şükrü Eroğlu
  • Munzur Üniversitesi güvenlik kameralarından sorumlu teknik görevliler Savaş G. ve Süleyman Ö.
  • Hastane bilgi işlem görevlileri Burçin Yerlikaya ve Yücel Erdem

Bu kişilerden 12’si tutuklanırken, Burçin Yerlikaya ve Yücel Erdem yurt dışına çıkış yasağı ve adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı. Tuncay Sonel, “suç delillerini yok etme, gizleme veya değiştirme” suçlamalarıyla 4 aylık cezaevine gönderildi; Mustafa Türkay Sonel ise “cinsel saldırı” ve “kasten öldürme” suçlamalarıyla tutuklandı.

Gizli tanığın iddiaları

Soruşturmanın dönüm noktasını ise “Şubat” takma adıyla bilinen gizli tanık oluşturdu. Tanık, şubat 2026’da savcılığa verdiği beyanla kayıp kızın bulunduğu gençlik merkezinde yüksek düzeyde uyuşturucu tüketildiğini, ardından Mustafa Türkay Sonel ve Umut Altaş tarafından cinsel saldırıya uğradığını ve silahla öldürüldüğünü iddia etti. Tanık ayrıca, cesedin Pertek ilçesindeki Koçpınar köyü yakınlarındaki bir mezarlık altına gömüldüğünü, sonrasında ise gömülme yerinin bir‑iki yıl içinde değiştirildiğini belirtti.

Jandarma Suç Araştırma Timi, tanığın beyan ettiği bölgeyi 12 Ocak 2025’te aradı; bölge boş bulundu. Ancak savcılık, uzman raporlarıyla gizli tanığın beyanının “uyumlu” olduğunu ve iddialara itibar edilmesi gerektiğine karar verdi.

Hastane kayıtları ve bilişim incelemeleri

Gülistan’ın kaybolmadan beş gün önce (31 Aralık 2019) Tunceli Devlet Hastanesi sistemine girdiği kayıtları silinmişti. POLNET sorgulamasında giriş kaydı tespit edilse de, ilgili tedavi evrakları savcılığa iletilmemişti. Bu durumun sorumluluğu, hastane başhekimi Çağdaş Özdemir’e yüklendi; Özdemir “kendi bilgim dışında silme işlemi yapıldı” diyerek suçlamaları reddetti fakat yine de “resmi belgeyi bozmak, yok etmek ve gizlemek” suçlamasıyla tutuklandı.

SIM kart olayı da yeni bir boyut kazandı. İddialara göre, Tuncay Sonel kayıp kızın SIM kartını bir zarf içinde Şükrü Eroğlu’ya gönderdi; Eroğlu da kartı eski polis Gökhan Ertok’a iletti. Ertok, kartı kullanarak Gülistan’ın Instagram hesabına girip iki arkadaşı sildiğini itiraf etti. Polis, Ertok’un telefon kayıtları ve banka hareketlerinde Sonel ve Eroğlu arasında para transferi olduğunu ortaya çıkardı.

Şüpheli ifadeler ve çelişkili yanıtlar

Görüşmelere yansıtılan ifadelerde, şüphelilerin bir kısmı iddiaları kesin bir dille reddederken, diğer kısmı belirsiz cevaplar vererek soruşturma makamlarının dikkatini çekti:

  • Mustafa Türkay Sonel “Gülistan’ı tanımıyorum, hiç görüşmedim, cinsel saldırı iddiasını reddediyorum” şeklinde konuştu.
  • Gökhan Ertok “SIM kartı bizzat Vali Sonel’den aldım, kartı kopyaladım ve sosyal medyaya giriş sağladım” dedi.
  • Şükrü Eroğlu “Zarf içindeki SIM kartının içeriğini bilmem, Vali’ye teslim ederken sadece zarfı verdim” şeklinde ifade verdi.
  • Tuncay Sonel ise “suç delillerini yok etme” suçlamasını “görev sürecinde alınan talimatların icrası” olarak savundu.

Soruşturmanın güncel yönü ve geleceği

Yeni tutuklamalar ve adli kontrol kararları, davanın “intihar” çerçevesinden “kasıtlı suç” yönüne kaydığına işaret ediyor. Adalet Bakanı Akın Gürlek, Şubat 2026’da yaptığı açıklamada “Bu dosyada hâlâ aydınlanmamış çok nokta var, sonuca ulaşılmadan durulmayacak” dedi.

Gülistan Doku’nun ailesi ise halen “babamın evine bir şeyler eksik, bir iz, bir beden” talebini sürdürüyor. Aile avukatı Ali Çimen, “Tüm suçluların yargılanması ve bedeninin bulunması bizim tek ihtiyacımız” diye konuştu.

Son haftalarda elde edilen yeni bilgiler, hem “gözaltı‑tutuklama zincirinin” hem de “dijital delil incelenmesinin” soruşturmanın seyrini değiştirdiğini gösteriyor. Gözaltına alınanların ifadeleri, gizli tanığın iddiaları ve bilişim uzmanlarının raporları, olası bir suikast, kayıtların silinmesi ve kişisel verilerin yasa dışı kullanımı konusunda derinlemesine bir araştırmanın gerektiğini ortaya koyuyor.

Bu süreçte, dosyanın bir sonraki aşamasında, cesedin bulunduğu iddia edilen bölgeye yeni jeofizik tarama yapılması, SIM kartının orijinal veri kopyasının elde edilmesi ve gizli tanığın kimliğinin ortaya çıkarılması gibi adımların atılması bekleniyor. Türkiye kamuoyunun büyük bir kısmı, altı yıl süren eksik bilgiler ışığında “adalet nihayet yerini bulacak mı?” sorusuna yanıt bekliyor.

Avatar

Salih TANRISEVEN

Haber Nexus Yazarı

Bu yazar henüz bir biyografi eklememiş.

Yorumlar(0)