N
Haber Nexus
GündemDünyaEkonomiTeknolojiSporSağlık

Kategoriler

GündemDünyaEkonomiTeknolojiSporSağlıkKültür & SanatBilim
N
Haber Nexus

Gündemdeki en son haberleri, analizleri ve derinlemesine içerikleri keşfedin. Modern, hızlı ve kişiselleştirilmiş haber deneyimi.

Platform

  • Hakkımızda
  • İletişim
  • Kariyer
  • Reklam
  • RSS Kaynakları

Kategoriler

  • Gündem
  • Dünya
  • Ekonomi
  • Teknoloji
  • Spor

Yasal

  • Gizlilik Politikası
  • Kullanım Şartları
  • Çerez Politikası
  • KVKK

© 2026 HaberNexus. Tüm hakları saklıdır.

Sağlık10 Temmuz 2026 06:025 dk okuma0 görüntülenme

İklim değişikliği halk sağlığını da tehdit ediyor

Sağlık Bakanlığı Halk Sağlığı Genel Müdürü Erdoğan Öz, "İklim değişikliği sadece çevresel bir sorun değil, aynı zamanda halk sağlığını tehdit eden önemli bir unsur" dedi

Avatar

Salih TANRISEVEN

Yazar

İklim değişikliği halk sağlığını da tehdit ediyor

Sağlık Bakanlığı'ndan iklim değişikliği uyarısı: Çevresel sorun değil, halk sağlığı tehdidi

Sağlık Bakanlığı Halk Sağlığı Genel Müdürü Erdoğan Öz, iklim değişikliğinin artık yalnızca ekolojik dengeleri değil, doğrudan insan hayatını ve toplum sağlığını ilgilendiren bir olgu haline geldiğini vurguladı. Öz, yaptığı değerlendirmede "İklim değişikliği sadece çevresel bir sorun değil, aynı zamanda halk sağlığını tehdit eden önemli bir unsur" ifadelerini kullanarak, artan sıcaklıkların ve sıcak hava dalgalarının su ile gıda güvenliğini tehdit ettiğine, hava kirliliğini artırdığına ve ruh sağlığı üzerinde olumsuz etkilere yol açtığına dikkat çekti. Bu açıklama, son yıllarda küresel sağlık otoritelerinin giderek yükselen sesiyle de paralel bir çerçeve sunuyor.

Küresel ölçekte artan sıcaklık ve kayıplar

Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) ve Lancet Countdown iş birliğiyle yayımlanan 2025 raporu, iklim kaynaklı sağlık tehditlerinin alarm verici boyutlara ulaştığını ortaya koyuyor. Rapora göre, takip edilen 20 temel göstergeden 12'si rekor seviyeye ulaştı. İklim değişikliğiyle bağlantılı ısıya bağlı ölüm oranı 1990'lardan bu yana yüzde 23 arttı ve yıllık ortalama 546 bin kişinin hayatını kaybetmesine neden oldu. 2024 yılında ortalama bir insan, iklim değişikliği olmasaydı beklenmeyecek şekilde 16 gün boyunca tehlikeli derecede yüksek sıcaklığa maruz kaldı. Bebekler ve ileri yaştaki bireyler söz konusu olduğunda bu süre kişi başına 20'den fazla sıcak hava dalgası gününe çıkarak son yirmi yılda dört katına çıktı.

Küresel ekonomik maliyet de bir o kadar çarpıcı. 2024'te ısıya maruziyet nedeniyle yaklaşık 640 milyar potansiyel iş gücü saati kaybedilirken, bu durumun üretkenlik kaybı 1,09 trilyon ABD dolarını buldu. Kuraklık ve sıcak hava dalgaları ayrıca 2023'te 124 milyon daha fazla insanı orta veya şiddetli gıda güvensizliğiyle karşı karşıya bıraktı. DSÖ verileri, aşırı sıcaklıkların her yıl küresel ölçekte yaklaşık 500 bin kişinin yaşamını yitirmesine doğrudan yol açtığını gösteriyor. Buna karşın iklim finansmanının yüzde 1'inden azı sağlık korunmasına ayrılıyor.

Türkiye'de iklim kaynaklı sağlık riskleri

Lancet Countdown'ın Türkiye'ye özel 2025 politika belgesi, ülkenin karşı karşıya olduğu somut sağlık risklerini netleştiriyor. Buna göre, 2024 yılında Türkiye'deki bireyler ortalama olarak kişi başına 33,6 sıcak hava dalgası gününe maruz kaldı ve bu günlerin 27,3'ü (yüzde 81'i) iklim değişikliği olmasaydı beklenmeyecek olaylardı. Aynı dönemde ülke topraklarının yüzde 86'sı yılda en az bir ay boyunca aşırı kuraklık yaşadı. Orman yangını dumanı, özellikle yaşlılar ve kronik hastalığı olanlar arasında solunum ve kardiyovasküler hastalıklarda artışa neden olurken; uzun süreli kuraklık tarımsal verimi ve su kalitesini düşürerek gastrointestinal enfeksiyon, yetersiz beslenme ve vektör kaynaklı hastalık risklerini yükseltti.

İklim değişikliğinin sağlık üzerindeki dolaylı etkileri arasında hava kirliliği de öne çıkıyor. Türkiye'de kömürün 2022 itibarıyla toplam enerjinin yüzde 26'sını ve elektrik üretiminin yüzde 34'ünü karşıladığına işaret eden raporda, PM2.5 konsantrasyonundaki 10 mikrogram/metreküplük artışın akut bronşit vakalarında yüzde 8'lik artışla ilişkili olduğu belirtiliyor. SO2 ve PM10 seviyelerindeki yükselişler de kalp-damar ve solunum hastalıklarına bağlı acil servis başvurularını artırıyor. Ayrıca 2024'te sıcaklık nedeniyle 642,9 milyon iş gücü saati kaybedildi ve bu kayıpların yüzde 53'ü tarım sektöründe yaşandı.

En kırılgan grup: Bebekler, yaşlılar ve kronik hastalar

Erdoğan Öz, iklim değişikliğinin herkesi etkilemekle birlikte bazı nüfus kesimlerinin etkilerini daha ağır hissettiğini vurguladı. Bebekler, çocuklar, yaşlılar, gebeler, lohusalar, emziren anneler, kronik hastalığı olanlar, düzenli ilaç kullananlar ve açık alanda çalışanlar iklim değişikliğinin olumsuz sonuçlarına karşı en savunmasız gruplar arasında yer alıyor. Ayrıca sıcak hava dalgaları ve afetler nedeniyle yerinden olan nüfus, düşük gelirli topluluklar ve kırsal kesimde yaşayanlar da risk altında bulunuyor. Ruh sağlığı boyutu ise travma, kaygı ve afet sonrası stres bozukluklarıyla bu yükü daha da ağırlaştırıyor.

Sağlık sisteminin iklim direnci ve ulusal eylem planları

Türkiye'de Sağlık Bakanlığının iklim değişikliğiyle mücadele çalışmaları, "İklim Değişikliği ve Sağlık Eylem Planı" çerçevesinde yürütülüyor. 2025'te yürürlüğe giren İklim Kanunu'nun ardından eylem planı, iklime dayanıklı ve düşük karbonlu sağlık sistemi yaklaşımını kapsayacak şekilde sürekli güncelleniyor. Çalışmalar Bilimsel Danışma Kurulu'nun önerileri doğrultusunda ilerlerken, 2024-2030 İklim Değişikliğine Uyum Stratejisi ve Eylem Planı da halk sağlığına yönelik erken uyarı sistemlerinin geliştirilmesini öngörüyor. Öte yandan Türkiye'nin ev sahipliğinde düzenlenecek Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi 31. Taraflar Konferansı'nda (COP31) sağlığın öncelikli müzakere başlıkları arasında yer alması planlanıyor.

Küresel düzeyde ise DSÖ, 2025-2028 Küresel İklim Değişikliği ve Sağlık Eylem Planı'nı hayata geçirerek ülkelerin sağlık sistemlerini iklime dirençli hale getirmesini teşvik ediyor. Uzmanlar, sağlık bileşenlerinin ulusal çoklu tehlike erken uyarı sistemlerine entegre edilmesinin, iklim kaynaklı afetler sırasında daha hızlı ve koordineli müdahaleleri mümkün kılacağını vurguluyor.

Yapay zeka destekli izleme ve erken uyarı

Sağlık Bakanlığı, iklim değişikliğinin sağlık etkilerini minimize etmek için teknolojik çözümlere de başvuruyor. Erdoğan Öz, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığından dijital ortamda alınan sıcaklık artışı, aşırı hava olayları, kuraklık ve yağış verilerinin sağlık bilgi sistemlerindeki kayıtlarla eşleştirildiğini ve yapay zeka desteğiyle analiz edilerek tehditlerin önceden tespit edildiğini açıkladı. Elde edilen sonuçlar ulusal ve il bazında değerlendirilip uluslararası verilerle karşılaştırılıyor. Su ve gıda güvenliğini tehdit eden unsurlar 7 gün 24 saat erken uyarı ve izlem sistemleriyle takip ediliyor.

Vatandaşlar için koruyucu tedbirler

Uzmanlar, bireysel düzeyde alınacak önlemlerin iklim değişikliğinin sağlık üzerindeki yükünü hafifletebileceğini belirtiyor. Özellikle çok sıcak havalarda güneş ışınlarının en etkili olduğu 10.00-16.00 saatleri arasında mümkün olduğunca dışarı çıkılmaması öneriliyor. Zorunlu durumlarda gölgelik alanlar tercih edilmeli, şapka ve güneş gözlüğü kullanılmalı. Çocuklar, bebekler ve evcil hayvanlar kesinlikle araç içinde bırakılmamalı. Baş ağrısı, baş dönmesi, halsizlik, aşırı terleme, bilinç bulanıklığı veya bilinç kaybı gibi belirtiler görüldüğünde ise vakit kaybetmeden en yakın sağlık kuruluşuna başvurulması gerekiyor.

İklim değişikliğinin halk sağlığına etkileri, artık yalnızca çevre politikalarının değil, sağlık, ekonomi ve sosyal politikaların da merkezine yerleşmiş durumda. Bilimsel verilerin ve erken uyarı sistemlerinin rehberliğinde çok sektörlü iş birliği, gelecek nesillerin sağlığını korumanın ve sağlık sistemlerinin dayanıklılığını güvence altına almanın ön koşulu olarak değerlendiriliyor.

Avatar

Salih TANRISEVEN

Haber Nexus Yazarı

Bu yazar henüz bir biyografi eklememiş.

Yorumlar(0)