Sağlık3 dk okuma0 görüntülenme

İnternet kullanımı da siber zorbalık da arttı

Yeşilay, yaptığı iki araştırmada, internet kullanım süresinin artmasıyla siber zorbalık riskinin yükseldiğini, aile desteği güçlendikçe ise bu riskin azaldığını tespit etti

Avatar

Salih TANRISEVEN

Yazar

İnternet kullanımı da siber zorbalık da arttı

İnternet Kullanım Süresi ve Siber Zorbalık: Yeşilay’ın Yeni Araştırma Bulguları

Türkiye Yeşilay Cemiyeti’nin uluslararası hakemli dergisi Addicta’da yayımlanan iki ayrı araştırma, dijital çağda çocuk ve ergenlerin karşı karşıya kaldığı riskleri bilimsel verilerle ortaya koydu. Araştırmalar, internet kullanım süresinin artmasıyla siber zorbalık riskinin anlamlı bir şekilde yükseldiğini ve aile desteğinin bu riski önemli ölçüde azalttığını gösteriyor.

İnternet Bağımlılığı ve Siber Zorbalık Arasındaki Doğrudan Bağlantı

İlk çalışma, Ankara Üniversitesi, Hacettepe Üniversitesi ve Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi akademisyenleri tarafından ergen gruplarıyla yürütüldü. Araştırma, internet bağımlılığı ile siber zorbalık arasındaki korelasyonun %32 olduğunu, siber mağduriyet (yani kendisinin siber zorbalığa maruz kalması) oranının ise %29 seviyelerinde olduğunu ortaya koydu. Bu oranlar, internet bağımlılığı seviyesi yükseldikçe hem aşağı yönlü (başkalarına zorbalık yapma) hem de yukarı yönlü (zorbalığa maruz kalma) riskin paralel olarak artacağını gösteriyor.

Veriler, özellikle haftada 20 saatten fazla internet kullanan gençlerde riskin belirgin bir “kırılma noktası”na ulaştığını işaret ediyor. Bu eşik, dijital ortamda geçirilen sürenin sadece zamansal bir ölçüt olmadığını, aynı zamanda psikososyal bir kırılma noktası haline geldiğini gösteriyor.

Aile Desteği Koruyucu Bir Etken Olarak Belirlendi

İkinci araştırma, ortaokul düzeyindeki öğrencilere odaklandı ve özellikle aile desteğinin siber zorbalık üzerindeki etkisini inceledi. Sonuçlar, öğrenci tarafından “aile desteği” algısının artmasıyla siber zorbalık seviyelerinin azaldığını doğruladı. Ancak aynı zamanda, internet kullanım süresi uzadıkça öğrencilerin ailesinden duygusal destek aldıklarını hissetme oranının düştüğünü gösterdi. Bu bulgu, dijital ekran süresinin aile içi iletişimi zedeleyebileceğini ve bu durumun gençleri risk grubu hâline sokabileceğini ortaya koyuyor.

Sosyoekonomik Düzey, Cinsiyet ve Yaş Faktörleri

Her iki çalışmada da sosyoekonomik durumun internet bağımlılığı üzerinde belirleyici bir etkisi olmadığı tespit edildi. Bununla birlikte, siber zorbalık ve mağduriyet düzeylerinde sosyoekonomik farkların görülebileceği, özellikle düşük gelirli ailelerde risk algısının farklı şekillendiği belirtildi.

Çalışmalar aynı zamanda cinsiyet farkı bulunmadığını ortaya koydu. Hem erkek hem kız çocukları, internet süresi uzadıkça benzer risklerle karşı karşıya kalıyor. Yaş faktörü ise, büyüdükçe internet kullanım süresinin artması ve bu artışın zorbalık riskini yükseltmesi şeklinde bir eğilim gösterdi.

Uzman Görüşleri ve Politika Önerileri

Yeşilay’ın araştırmalarına katkıda bulunan Prof. Dr. Kaan Zülfikar Deniz (Ankara Üniversitesi) ve Dr. Alev Elmalı Özsaray (Hacettepe Üniversitesi) “Ekran süresi kontrolü, sadece miktar değil aynı zamanda içerik kalitesiyle de ilişkilendirilmeli” diyerek, dijital okuryazarlığın müfredatlara entegre edilmesi gerektiğini vurguladı.

Ortaokul çalışmasından Prof. Dr. Halil Yurdugül ise, “Aile içi iletişimi güçlendirecek programların, okullar ve gençlik merkezleri aracılığıyla yaygınlaştırılması siber zorbalığın önlenmesinde kritik bir rol oynar” şeklinde bir öneri sundu.

Uygulama Alanları ve Gelecek Araştırmalar

Bu bulgular, eğitim politikaları ve gençlik hizmetleri kapsamında şu adımların atılmasını gerektiriyor:

  • Ekran süresi sınırlandırma rehberleri: Haftada 20 saatlik “kırılma noktası”na göre, okul ve aileler için önerilen maksimum süreler belirlenebilir.
  • Dijital okuryazarlık dersleri: Siber zorbalığın tanımlanması, rapor edilmesi ve müdahale yollarının öğretilmesi.
  • Aile içi iletişim programları: Çocukların internet kullanımını denetleyen, aynı zamanda duygusal destek sunan atölye ve seminerlerin düzenlenmesi.
  • Erken uyarı sistemleri: Okul bilişim altyapısına, zorbalık davranışlarını tespit eden yapay zeka tabanlı izleme sistemlerinin entegrasyonu.

Yeşilay, bu araştırmaların sonuçlarını 2026 yılı içinde Milli Eğitim Bakanlığı, Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı ve Çocuk Hakları Dernekleri ile paylaşarak, ortak politika geliştirme sürecine katkı sağlamayı planlıyor.

Sonuç

Yeşilay’ın son iki araştırması, internet kullanım süresi ile siber zorbalık arasında güçlü, istatistiksel olarak anlamlı bir ilişki olduğunu net bir şekilde gösterdi. Aynı zamanda, aile desteğinin bu riski azaltmadaki hayati rolü vurgulanıyor. Çocuk ve ergenlerin dijital dünyada güvenli bir ortamda büyüyebilmeleri için yalnızca teknoloji kontrolü değil, aynı zamanda aile‑okul‑toplum iş birliğiyle oluşturulacak bütüncül bir yaklaşım şart.

Avatar

Salih TANRISEVEN

Haber Nexus Yazarı

Bu yazar henüz bir biyografi eklememiş.

Yorumlar(0)