İran Dışişleri Bakanı Abbas Erakçi, başkent Tahran'da yaptığı açıklamada bölgede son bir buçuk yılda yaşanan savaşların güvenlik koşullarını köklü biçimde değiştirdiğini belirterek, küresel enerji ticareti için kritik öneme sahip Hürmüz Boğazı'nın yönetiminin artık eskisi gibi olmayacağını duyurdu. Erakçi'nin boğazdaki geçiş güzergahlarının Umman ile yeniden şekillendirileceğini açıkladığı gün, İran Meclis Başkanı Muhammed Bakır Kalibaf ABD'ye sert misilleme uyarısında bulundu ve İran ordusunun Bender Abbas yakınlarında ABD'ye ait bir insansız hava aracını (İHA) düşürdüğü bildirildi.
Neler oldu?
İran resmi haber ajansı IRNA'nın aktardığı bilgilere göre Dışişleri Bakanı Abbas Erakçi, Tahran'da düzenlenen Şehit Kemal Harrazi Belge ve Müze Merkezi'nin açılış töreninde bölgesel güvenlik ve deniz ticaretine ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Son bir buçuk yıllık süreçte Orta Doğu'da meydana gelen çatışmaları "bir dönüm noktası" olarak tanımlayan Erakçi, mevcut güvenlik mimarisinin değiştiğini vurguladı.
Boğazın statüsüne ve işleyişine dair yeni bir döneme girildiğini ifade eden Erakçi, şu ifadeleri kullandı:
"Artık hiçbir şey eskisi gibi olmayacak, Hürmüz Boğazı'nın yönetimi eskisi gibi olmayacak. Boğazdaki geçiş güzergahları, yönetim şekli ve yeni koşullar Umman ile istişareler çerçevesinde yeniden ele alınacak. Müzakere ettiğimiz hususlar var ve bunlar devam edecek."
Diplomatik açıklamalarla eş zamanlı olarak askeri cephede ve İran Meclisi'nde de hareketlilik yaşandı. İran'ın yarı resmi haber ajansı Tasnim, İran ordusunun Hürmüz Boğazı kıyısındaki stratejik liman kenti Bender Abbas üzerinde ABD tarafından geliştirilen "LUCAS" tipi bir insansız hava aracını düşürdüğünü duyurdu. Washington yönetiminden söz konusu İHA'nın vurulmasına ilişkin henüz resmi bir açıklama yapılmadı.
Aynı saatlerde meclis oturumunda konuşan İran Meclis ve Müzakere Heyeti Başkanı Muhammed Bakır Kalibaf ise ABD'nin medya ve çeşitli baskı araçlarıyla İran halkını teslim alamayacağını savundu. Kalibaf, ABD'nin bölgede bir bataklığa saplandığını ileri sürerek, olası bir geniş çaplı saldırı veya suikast girişimine karşı "düşmana hayal edilemeyecek derecede karşılık vermeye hazır olduklarını" söyledi.
Arka plan
Basra Körfezi'ni Umman Denizi ve Hint Okyanusu'na bağlayan Hürmüz Boğazı, kuzeyde İran, güneyde ise Umman ve Birleşik Arap Emirlikleri arasında yer alıyor. Son bir buçuk yılda Orta Doğu'da yayılan çatışmalar, bu stratejik su yolundaki ticari gemi geçişlerini ve bölgesel güvenlik dengelerini doğrudan etkiledi. Özellikle Ekim ayı içerisinde Hürmüz Boğazı'nda seyreden gemilere yönelik saldırıların rekor seviyeye ulaşması ve İran'ın izin verilmeyen rotalarda ilerlediği gerekçesiyle iki tankerin vurulduğunu açıklaması, boğazdaki seyrüsefer güvenliği krizini derinleştirdi.
Bender Abbas hava sahası da önceki aylarda benzer askeri gerilimlere sahne olmuştu. İran hava savunma sistemleri, geçtiğimiz Temmuz ayında da aynı bölgede ABD'ye ait bir insansız hava aracını tespit ederek karadan havaya füze sistemiyle imha etmişti. Tahran yönetimi, ABD gibi bölge dışı güçlerin Basra Körfezi'ndeki askeri varlığının istikrarsızlık yarattığını savunurken, güvenliği yalnızca bölge ülkelerinin kendi aralarındaki işbirliğiyle sağlayabileceğini öne sürüyor.
Neden önemli?
Küresel petrol ve sıvılaştırılmış doğal gaz (LNG) sevkiyatının en kritik geçiş noktalarından biri olan Hürmüz Boğazı'nda yönetim biçiminin veya geçiş koridorlarının değiştirilmesi, uluslararası deniz ticareti ve enerji piyasaları açısından doğrudan sonuçlar doğurma potansiyeli taşıyor. Erakçi'nin "herhangi bir noktadaki olayın etkilerinin yerel düzeyle sınırlı kalmadığı" yönündeki vurgusu, boğazdaki yeni kuralların küresel tedarik zincirlerini etkileyebileceğine işaret ediyor.
Tahran'dan gelen açıklamalar ve sahadaki askeri gelişmeler çerçevesinde öne çıkan temel noktalar şunlar:
- Deniz trafiğinde yeni kurallar: Boğazdan geçiş güzergahlarının İran ve Umman arasındaki müzakerelerle yeniden belirlenmesi, uluslararası ticari gemiler için yeni denetim ve rota zorunlulukları getirebilir.
- Askeri tırmanma riski: Bender Abbas'ta ABD İHA'sının düşürülmesi ve Kalibaf'ın misilleme tehditleri, boğaz çevresinde doğrudan bir askeri çatışma riskinin sürdüğünü gösteriyor.
- Bölgesel güvenlik mimarisi: İran, Batılı güçleri dışarıda bırakan ve Basra Körfezi ülkelerini kapsayan yeni bir ortak güvenlik mutabakatı kurmayı hedefliyor.
Bundan sonra ne olacak?
Önümüzdeki süreçte İran ile Umman arasında Hürmüz Boğazı'ndaki deniz trafiğinin yönetimi ve güvenli seyrüseferin sağlanması amacıyla yürütülen teknik görüşmelerin hız kazanması bekleniyor. İki ülke arasındaki müzakerelerde geçici bir deniz geçiş koridoru oluşturulması, bölgedeki mayınların temizlenmesi ve Umman'ın önerdiği bölgesel yönetim mekanizmasının detayları ele alınıyor. Ancak söz konusu yeni düzenlemelerin kapsamı ve uluslararası deniz hukuku çerçevesinde nasıl uygulanacağına dair henüz kesinleşmiş bir takvim bulunmuyor.
Diğer yandan Tahran ile Washington arasında yürütülen dolaylı görüşmelerde İran tarafı, çatışmaların tüm cephelerde sona ermesi şartını masada tutmaya devam ediyor. Yeni savaş söylentilerine rağmen odak noktasının "savaş sonrası dönem" olduğunu belirten Erakçi, İran'a yönelik olası yeni bir askeri müdahalenin önceki çatışmalardan farklı bir sonuç vermeyeceğini savunarak, Basra Körfezi'ndeki komşu ülkelerle ortak bir güvenlik mutabakatına ulaşmak için diplomatik temasları sürdüreceklerini bildirdi.




