İran ve ABD Heyetleri İsviçre’de Barış Müzakerelerine Başladı
İsviçre Dışişleri Bakanlığı tarafından yapılan resmi açıklamaya göre, İran’ın üst düzey bir heyeti, Birleşik Devletler’in Başbakan Yardımcısı James David “J.D.” Vance’ın da aralarında bulunduğu ABD heyetiyle birlikte, 2024 yılı içinde imzalanan kapsamlı ateşkes mutabakatı sonrasında kalıcı bir barış anlaşması kapsamında görüşmelere başladı.
Müzakereler, İsviçre’nin Luzern kantonundaki Bürgenstock kasabasında gerçekleştiriliyor. Bürgenstock, 2023‑2024 yıllarında gerçekleşen ABD‑İran diyalogları için seçilen “nötr arazi” olarak tercih edilmiş, aynı zamanda Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı (UAEA) Başkanı Rafael Grossi de teknik oturumlarda hazır bulunacak.
İran heyeti Tahran tarafından gönderilen aşağıdaki üst düzey isimlerden oluşuyor:
- Muhammed Bakır Galibaf – İran Meclis Başkanı ve müzakere heyeti başkanı
- Abbas Arakçi – Dışişleri Bakanı
- Ali Bakıri – Ulusal Güvenlik Yüksek Konseyi Genel Sekreter Yardımcısı
- Abdülnasır Himmeti – İran Merkez Bankası Başkanı
ABD temsilcileri ise Başkan Yardımcısı J.D. Vance’ın liderliğinde aşağıdaki isimleri içeriyor:
- Steve Witkoff – Orta Doğu Özel Temsilcisi (Trump yönetimi)
- Jared Kushner – Önceki Başkan Danışmanı ve “barış" inisiyatifi koordinatorü
- David Miller – Ulusal Güvenlik Konseyi (NSC) Baş Danışmanı
İki süper güç arasındaki diplomatik temasların yanı sıra, Katar, Pakistan ve İsviçre gibi üçüncü taraf ülkeler de arabuluculuk odaklı temsilciler göndererek görüşmelere katılıyor. Pakistan Başbakanı Şahbaz Şerif ve Genelkurmay Başkanı Asım Munir müzakerelerde “teknik uzlaşı” alanına odaklanmak üzere hazır bulunuyor.
Görüşme Gündeminin Ana Başlıkları
İki ülke temsilcileri, şu anda masada üç temel konu başlığı olduğunu belirtiyor:
- Nükleer Program ve İran’ın Uranyum Zenginleştirme Seviyesinin Azaltılması – 2015‑2023 yılları arasında uygulanan (ve daha sonra iptal edilen) Jeopolitik Mutabakatın (JCPOA) yeniden canlandırılması, denetim prosedürlerinin güçlendirilmesi ve Uranyum seviyesi hedeflerinin %3,67’ye çekilmesi.
- Orta Doğu’da Ateşkes ve Lübnan‑İsrail Çatışması – ABD’nin Lübnan’da Hizbullah savunmaları, İran’ın ise bölgedeki milis gruplara verdiği destek konularındaki endişeler, Hürmüz Boğazı’nın yeniden açılması ve deniz trafiğinin güvenliği.
- Uluslararası Yaptırımların Hafifletilmesi ve İran’ın Dondurulmuş varlıklarının Serbest Bırakılması – ABD Hazine Bakanlığı’nın, İran’ın dış borç ve petrol gelirlerine yönelik finansal kısıtlamalarını kademeli olarak kaldırma planı.
İran yetkilileri, müzakerelerdeki ilk hedefin “mutabakatın tam uygulanması” ve “bölgesel istikrarın sağlanması” olduğunu vurgularken, ABD temsilcileri ise “gerçek bir barış süreci başlatma” ve “İran’ın nükleer faaliyetlerinin şeffaf bir denetim çerçevesine alınması” gerektiğini belirtiyor.
İlk Tur Değerlendirmeleri ve İleriye Dönük Adımlar
ABD Başbakan Yardımcısı J.D. Vance, Bürgenstock’taki ilk oturumdan sonra yaptığı basın açıklamasında, “Bu görüşmeler, iki tarafın da gerçek bir diplomasi çerçevesi içinde oturmasını ve temel yapıyı inşa etmesini sağladı” dedi. Vance ayrıca, “nükleer mesele ve Lübnan’da ateşkes iki ana odak noktamız” olduğunu yineledi.
İran Meclis Başkanı Galibaf da, “Tahran, İsviçre’deki bu masada sadece bir temsilci değil, aynı zamanda bölgesel barış için bir sorumluluk hissiyle bulunuyor” ifadelerini kullandı. Galibaf, müzakerelerin “tek bir oturumla sonuçlanmayacağını” ve “teknik seviyedeki uzmanların da dahil olduğu çok aşamalı bir süreç” olduğunu belirtti.
Başkan Yardımcısı Vance’ın müzakerelerde kalış süresi “bir‑iki gün” olarak açıklanırken, İran ve Pakistan heyetlerinin ise teknik uzmanlarla birlikte Bürgenstock’a “birkaç hafta” sürecek bir program dahilinde katılacağı bildirildi. Bu çerçevede, NATO eski generali John R. Allen tarafından hazırlanan bir “İrtibat Komitesi” oluşturulması önerildi; komite, “diyaloğu sürekli kılmak” ve “her iki tarafın da taleplerini haftalık raporlar halinde değerlendirmek” görevini üstlenecek.
Uluslararası Tepkiler ve Bölgesel Dinamikler
Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri António Guterres, “Dünya, İsviçre’de gerçekleşen bu tarihsel müzakerelerden umutla bekliyor” diyerek, “Bütün tarafların kararlı, şeffaf ve sorumluluk bilinciyle hareket etmesi durumunda, bölgesel istikrar yeniden inşa edilebilir” şeklinde bir değerlendirme yaptı.
Avrupa Birliği, “İsviçre’nin arabuluculuk çabalarını takdir ediyor; AB, ABD‑İran müzakerelerine maddi ve lojistik destek sunmaya hazır” açıklamasını yaptı. Aynı zamanda, Katar Dışişleri Bakanı Sheikh Mohammed bin Jassim Al‑Thani “Bölgesel arabuluculuğa aktif katılım garanti edilecektir” dedi.
İran‑İsrail gerginliğinin yüksek olduğu bir dönemde, Hürmüz Boğazı’nın açık kalması ve deniz ticaretinin aksatmaması konuları, ABD’nin CENTCOM sözcüsü Tim Hawkins tarafından “boğazın açık olduğu, deniz trafiğinin sorunsuz devam ettiği” şeklinde teyit edildi.
Önümüzdeki Günlerde Neler Bekleniyor?
Önümüzdeki hafta içinde, Bürgenstock’taki teknik oturumların ardından “yazılı bir niyet mektubu” hazırlanması planlanıyor. Bu mektup, temel uzlaşma maddelerini netleştirecek ve ilgili uluslararası organların (IAEA, OIC, UN) denetim mekanizmalarını devreye sokacaktır.
İran’ın “uluslararası yaptırımların kaldırılması” talebi, ABD’nin “süreli ve kademeli bir çerçevede” değerlendireceği belirtiliyor. Bu süreçte, İran’ın petrol ihracat lisansları ve dondurulmuş varlıkların geri ödenmesi konularında “kademeli eşdeğerlik” ilkesine dayalı bir plan hazırlanacak.
Son olarak, İsviçre Dışişleri Bakanı Ignazio Cassis tarafından yapılan bir açıklamada, “Barışın kalıcı olması için sadece bir anlaşma değil, uygulama kapasitesinin de güçlendirilmesi gerekir. Bu yüzden, tarafların uzman ekipleriyle birlikte sürekli bir izleme mekanizması kurulacak” vurgulandı.
İsviçre’deki bu kritik diyalog, sadece ABD‑İran ilişkilerini değil, aynı zamanda Orta Doğu’nun genel güvenlik mimarisini yeniden şekillendirme potansiyeline sahip. Mücadele ve uzlaşı arasındaki ince çizgide, uluslararası toplumun dikkatli ve tarafsız bir gözetimi, sürecin başarıya ulaşmasında belirleyici olacak.
