4 dk okuma0 görüntülenme

İran'dan Hürmüz Boğazı için 12 maddelik yönetim planı

İran Meclis Başkan Yardımcısı Ali Nikzad, İran Meclisi'nde Hürmüz Boğazı'ndan yeni geçiş protokolü için çalışma yapıldığını belirterek, "Hürmüz Boğazı'nın yönetim planı 12 madde olarak düzenlenmiştir. Bu plana göre, İsrail gemilerinin Hürmüz Boğazı'ndan geçmesine asla izin verilmeyecek." dedi.

Avatar

Salih TANRISEVEN

Yazar

İran'dan Hürmüz Boğazı için 12 maddelik yönetim planı

İran’ın Hürmüz Boğazı Yönetim Planı: 12 Maddelik Taslak ve Uluslararası Yansımaları

İslam Cumhuriyeti İran Meclisi’nin İmar Komisyonu tarafından hazırlanan ve 12 maddeden oluşan Hürmüz Boğazı Yönetim Planı, bölgedeki deniz trafiğinin kontrolünü yeniden düzenlemeyi, geçiş ücretleri getirmeyi ve belirli ülkelerin gemilerine kısıtlamalar getirmeyi öngörüyor. Plan, 7 Nisan 2026’da Hibya Haber Ajansı ve Hur24 haber sitelerinde ayrıntılı olarak duyuruldu. Aşağıda planın temel unsurları, hukuki çerçevesi ve uluslararası tepkiler ele alınmaktadır.

Planın Temel Maddeleri

İmar Komisyonu Başkanı Rızaei Kuçi ve Meclis Başkan Yardımcısı Ali Nikzad tarafından sosyal medyada ve televizyon açıklamalarında belirtilen maddeler şunlardır:

  • İsrail, ABD ve İran’a yaptırım uygulayan ülkelerin gemileri boğazdan kesinlikle geçişi yasaktır.
  • Diğer tüm gemiler, yönlendirme, denetim ve güvenlik sağlama izni alıp ilgili ücreti (İran Riyali) ödeyerek geçiş yapabilir.
  • Gemi sahiplerinin beyan ettiği yük ve mürettebat bilgileri önceden iletilmeli, ödeme Çin Yuanı da dahil olmak üzere çeşitli para birimleriyle yapılabilmelidir.
  • Ücret gelirleri, savunma, altyapı yeniden inşası ve halkın geçim koşullarının iyileştirilmesi olmak üzere üç alanda kullanılacak.
  • Planın ihlaline karşı gemiye el konulacak, yük değerinin %20’si para cezası olarak müsadere edilecektir.
  • “Savaş” durumunda tarafların zararı tazmin ettikten sonra geçiş izni alabileceği hükmü bulunuyor.
  • Fars Körfezi dışındaki sahte isimlerle kayıt yapan gemilere de aynı yasa uygulanacak.

Bu maddeler, Hur24 sitesinde paylaşılan resmi açıklamalara dayanarak derlenmiştir.

Hukuki Altyapı ve Uluslararası Normlarla Çelişkiler

Plan, uluslararası deniz hukukunda temel bir ilke olan “masum transit geçiş” (innocent passage) ilkesine doğrudan müdahale etmektedir. Birleşmiş Milletler Deniz Hukuku Sözleşmesi (UNCLOS) 44. maddesi, egemen devletlerin uluslararası boğazlarda geçişi “hiçbir koşulda askıya alamayacağını” açıkça belirler. İran’ın 1993 tarihli Deniz Alanları Kanunu ise bu ilkeyi ayrıntılı bir şekilde içermemekte, seyahat izni şartını sadece “savaş gemileri” ve “tehlikeli maddeler” için öngörmektedir.

İran’ın “persistent objector” (ısrarlı itiraz eden devlet) doktrini, UNCLOS’un transit geçiş rejimini imzalamadan önce uzun yıllar boyunca bu kurala itiraz edildiğini savunur. Ancak IRAM Center raporuna göre, İran ve Umman uzun yıllar boyunca fiilen transit geçişe izin vermiş, ABD Donanması da düzenli olarak boğazı kullanmıştır. Bu uygulama, İran’ın “ısrarlı itiraz” iddiasını hukuki açıdan zayıflatmaktadır.

Ekonomik ve Stratejik Motifler

Plan, geçiş ücretleri üzerinden yeni bir gelir kaynağı yaratmayı hedefliyor. Kronos Haber kaynaklarına göre, büyük tonajlı gemiler için yaklaşık iki milyon dolar tutarında bir ücret öngörülüyor. Bu gelir, “savunma güçlerinin güçlendirilmesi, altyapı geliştirilmesi ve halkın geçim koşullarının iyileştirilmesi” gibi üç alanda kullanılacak.

Ücret ödemelerinin Çin Yuanı üzerinden yapılması, İran’ın ABD ve Batı yaptırımlarından kaçınma stratejisinin bir parçası olarak yorumlanıyor. Uzmanlar, bu uygulamanın “dolar dışı ticaret” çabalarının bir göstergesi olduğunu ve bölgedeki enerji akışını yeniden yönlendirmeye çalıştığını belirtiyor.

Uluslararası Tepkiler

Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi, 11 Mart 2026 tarihli 2817 sayılı kararında İran’ın Hürmüz Boğazı’nda transit geçişi engellemesinin “uluslararası barış ve güvenliğe yönelik bir tehdit” olduğunu kınadı. Kararda Çin ve Rusya çekimser kalırken, G7 ülkeleri “güvenli ve ücretsiz seyrüseferin zorunluluğu” vurgulandı.

ABD ve İsrail, İran’ın planını “gemi trafiğini askıya alarak küresel enerji piyasasını manipüle etmeye yönelik” bir hamle olarak nitelendirdi. Hur24’de yayımlanan bir haber, Irak ve Suudi Arabistan’ın da planı “bölgesel istikrar için ciddi bir risk” olarak gördüğünü ifade ediyor.

Umman’ın Rolü ve Bölgesel Dinamikler

Hürmüz Boğazı’nın güney kanalı Umman karasuları içinde yer alıyor. Umman, 1989’da UNCLOS’u onaylamış olmasına rağmen, kendi iç hukukunda sadece “masum geçiş”i tanımlayan bir düzenleme yürütüyor. Bu durum, İran’ın tek başına boğazı tek taraflı olarak düzenlemesinin hukuki olarak mümkün olmadığını gösteriyor.

İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi, Nisan ayı başında yaptığı açıklamada “Hürmüz düzenlemeleri İran ve Umman arasında bir mesele” diyerek iki ülkenin olası bir ikili protokol üzerinden bir çözüm arayışına girdiğini belirtti.

Gelecek Senaryoları

Uzman analizlerine göre üç olası senaryo öne çıkıyor:

  1. Askeri müdahale: ABD donanması boğazı yeniden kontrol altına alabilir, ancak yüksek maliyet ve riskler nedeniyle düşük olasılık.
  2. Statükoya dönüş: Uluslararası baskı sonucunda İran planı geri çekebilir, ancak mevcut jeopolitik gerilimler bu ihtimali sınırlı kılıyor.
  3. Uzlaşma ve çok taraflı yaklaşım: İran, Umman ve diğer bölge ülkeleriyle yeni bir protokol geliştirerek, geçiş ücretleri ve sınırlamaları uluslararası hukuka uygun bir çerçevede yeniden yapılandırabilir.

Şu anki durumda, İran’ın planı henüz Meclis’in resmi onayına ulaşmadı; taslak metin Meclis Araştırma Merkezi’ne sunulacak ve ardından genel kurulda görüşülecek.

Sonuç

Hürmüz Boğazı’nın 12 maddelik yeni yönetim planı, İran’ın bölgesel egemenlik iddiasını pekiştirmek, ekonomik gelir elde etmek ve yaptırımlara karşık stratejik bir tampon oluşturmak amacı taşıyor. Ancak plan, uluslararası deniz hukukunun temelini oluşturan “masum transit geçiş” ilkesine açıkça aykırı bulunuyor. Bu durum, Birleşmiş Milletler, G7 ve bölge ülkeleri tarafından sert bir eleştiriyle karşılanıyor.

Planın ilerleyişi, İran‑Umman ilişkileri, büyük güçlerin (ABD, Çin, Rusya) bölgedeki çıkarları ve küresel enerji piyasasındaki dalgalanmalar doğrultusunda şekillenecek. İlgili tüm tarafların diplomatik diyalog ve hukuki uzlaşı arayışına yoğunlaşması, Hürmüz Boğazı’nın istikrarını sağlamak ve küresel deniz ticaretinin kesintisiz devam etmesini temin etmek açısından kritik öneme sahip.

Avatar

Salih TANRISEVEN

Haber Nexus Yazarı

Bu yazar henüz bir biyografi eklememiş.

Yorumlar(0)