İspanya Dışişleri Bakanı, Kudüs’teki Fransız Katolik Rahibe Saldırısını Şiddetle Kınadı
İspanya hükümeti, 28 Nisan 2026 tarihinde Kudüs’te Latin Patriği Kilisesi içinde görev yapan Fransız Katolik rahibeye yönelik şiddet olayını “son derece aşağılık ve tehlikeli” olarak nitelendirerek, İsrail makamlarına resmi bir protesto notası (nota verbal) gönderdi. Dışişleri Bakanı José Manuel Albares, Cumhuriyet ve TamgaTürk kaynaklarında yayımlanan açıklamalara göre, olayın ardından İsrail’in Kudüs’teki konsolosluk faaliyetlerine müdahalesi de eleştirildi.
Olayın Ayrıntıları
Kudüs’ün Doğu Şehri’ndeki Fransız İncil ve Arkeoloji Okulu’na bağlı rahibe, 28 Nisan akşamı bir radikal Yahudi militan tarafından arkadan itilerek yere düşürüldü, başı bir taşa çarptı ve ardından tekme atıldı. Olay, güvenlik kameralarına yansıyıp Star ve Yeni Şafak gibi yerel haber sitelerinde yayımlandı. Rahibenin hafif kafa travması geçirdiği bildirildi; sağlık ekipleri tarafından hastaneye kaldırıldı.
İspanya Dışişleri Bakanının Açıklamaları
Bakan Albares, RAC1 radyo kanalına verdiği röportajda şu sözlerle tepkisini ifade etti:
- “Bu saldırı, dini özgürlük ve insan onuruna yönelik kabul edilemez bir saldırıdır.”
- “İsrail polisi bu suçu sadece ‘güvenlik gerekçesi’yle açıkladı; bu, uluslararası hukukun ve Kudüs’teki kutsal mekanların statüsüne açık bir ihlaldir.”
- “İspanya, Kudüs’te dini ibadetlerin serbestçe yürütülmesi gerektiğini bir kez daha vurguluyor ve İsrail’e derhal harekete geçmesini talep ediyor.”
Albares ayrıca, İsrail’in şiirsel bir “konsolosluk politikası” yerine “uluslararası hukuk çerçevesinde kalıcı bir diplomatik diyalog” kurması gerektiğini belirtti.
Uluslararası Tepkiler
Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron, sosyal medya hesabından benzer bir açıklama yaparak “Kudüs’teki Hristiyan ibadetlerinin engellenmesi, bölgedeki inanç çeşitliliğine yönelik ciddi bir tehdit” dedi. İspanya ve Fransa dışişleri bakanlıkları, İsrail’e “din özgürlüğü, insan hakları ve uluslararası hukuka tam saygı gösterilmesi” çağrısında bulundu.
İsrail’in Açıklaması ve Gelişmeler
İsrail Dışişleri Bakanı Yisrael Katz, saldırıyı “bireysel bir radikal davranışı” olarak nitelendirip, sorumlunun gözaltına alındığını ve yargı sürecinin başlatıldığını duyurdu. Ayrıca, “Kudüs’teki tüm ibadet yerleri, güvenlik gerekçeleriyle sınırlı bir şekilde denetlenebilir” görüşünü savundu.
İspanya‑İsrail Diplomatik Gerilimi
Bu olay, geçen yıl İspanya’nın Filistin devletini tanıması sonrasında başlayan diplomatik gerilimin yeni bir ayağını oluşturdu. Haber7’e göre, İsrail’in Kudüs’teki İspanyol Konsolosluğu’na uyguladığı hizmet kısıtlamaları, “İspanya’nın 1850’li yıllarda Kudüs’teki varlığını göz ardı eden tek taraflı bir adım” olarak nitelendirildi.
Sonuç ve Beklentiler
İspanya hükümetinin gönderdiği nota verbal, uluslararası toplumun Kudüs’teki dini özgürlük konusundaki duyarlılığını yansıtıyor. Uzmanlar, benzer olayların artmasını önlemek için İsrail’in güvenlik prosedürlerini yeniden gözden geçirmesi ve İspanya‑İsrail diplomatik diyalogunun kırılmadan sürdürülmesi gerektiğini vurguluyor.
Gelişmelerin yakından takibi, hem bölgedeki ibadet özgürlüğünün korunması hem de İspanya‑İsrail ilişkilerinin gelecekteki seyrinin anlaşılması açısından kritik olacak.
