Siyaset4 dk okuma0 görüntülenme

"İsrail güvenliğin tek yolunun müzakereden geçtiğini anlamalı"

Lübnan Cumhurbaşkanı Joseph Avn, İsrail’in sınır köylerini yıkım yoluyla güvenlik sağlayabileceği düşüncesinin yanlış olduğunu belirterek, "İsrail, güvenliğin tek yolunun müzakereden geçtiğini anlamalı." dedi.

Avatar

Salih TANRISEVEN

Yazar

"İsrail güvenliğin tek yolunun müzakereden geçtiğini anlamalı"

İsrail’in Güvenliğini Savaşla Sağlayamayacağına Dair Lübnan Cumhurbaşkanı Joseph Avn’ın Açıklamaları

Lübnan Cumhurbaşkanı Joseph Avn, 29 Nisan 2026 tarihinde Beyrut’taki Baabda Sarayı’nda düzenlenen bir diplomatik toplantıda, İsrail’in sınır köylerini yıkım yoluyla güvenliğini sağlamaya çalışmasının hatalı bir strateji olduğunu vurguladı. Cumhurbaşkanı Avn, “İsrail, güvenliğin tek yolunun müzakereden geçtiğini anlamalı” diyerek, bölgedeki uzun süredir devam eden askeri gerilimin diyalog ve ateşkesle çözümlenmesi gerektiğini belirtti.

Bu açıklama, Anadolu Ajansı ve Haberler.com kaynaklarında yayımlanan haberlerde yer aldı. Avn’ın sözleri hem Lübnan içinde hem de uluslararası kamuoyunda büyük yankı buldu; çünkü İsrail’in güney Lübnan’da gerçekleştirdiği sınırlı ama yoğun askerî operasyonlar, bölgedeki sivillerin yaşam koşullarını zorlaştırıyor ve arazi haklarıyla ilgili yeni bir kriz tetikliyor.

Güvenlik Müdahalesi Olarak “Yıkım” Stratejisinin Eleştirisi

Avn, İsrail’in “sınır köylerini yıkım” yaklaşımını iki ana başlıkta eleştirdi:

  • İnsani Boyut: Sınır köylerinin yıkılması, binlerce sivilin yerinden edilmesine ve altyapının tamamen tahrip olmasına yol açıyor. Bu da Müslüman topluluklar arasında “kırmızı çizgi” olarak kabul edilen bir durum.
  • Güvenlik Etkinliği: Bölgede istikrar sağlanmadığı sürece, yıkım eylemleri düşman unsurlara yeni bir dayanak oluşturabilir; gerilla grupları, yıkılan alanlarda saklanma ve yeniden örgütlenme fırsatı bulabilir.

Avn, “Yanlış bir silah, bir insanı öldürür; ama yanlış bir politika bir milleti öldürür” diyerek, askeri güç kullanımının uzun vadeli barışın önünde engel olduğunu vurguladı.

Müzakerelerin Önceliği ve Ateşkesin Tam Uygulanması

Konuşmasının devamında Avn, “İsrail, güvenliğin tek yolunun müzakereden geçtiğini anlamalı” demiş ve ateşkesin tam anlamıyla uygulanmasının şart olduğunu belirtti. 27 Kasım 2024 tarihinde imzalanan ateşkes anlaşması, İsrail ordusunun 60 gün içinde Lübnan’ın güneyindeki işgal noktalarından çekilmesini öngörüyordu. Ancak UNIFIL (Birleşmiş Milletler Lübnan Geçici Barış Gücü) ve Lübnan savunma yetkilileri, İsrail’in bu vadeyi tutmadığını ve hâlâ beş stratejik tepe (Hamamis, Aziyye, Uveyda, Balat ve Lebbune) üzerinde kalıcı varlık gösterdiğini rapor etti.

Avn, müzakere sürecinin hızlandırılması için ABD’nin arabuluculuğunda belirlenen tarihlerin netleşmesini beklediklerini, “Lübnan dosyası bugün ABD Başkanı’nın masasında” şeklinde ifade etti. Bu çerçevede, iki taraf arasında yeni bir müzakere turunun başlatılması için Birleşmiş Milletler, Avrupa Birliği ve Arap Devletleri’nin de katılımının sağlanmasının kritik olduğunu vurguladı.

Lübnan’ın Güneyinde Devletin Güvenlik Sorumluluğu

Avn, ayrıca “Güneyde güvenlik devlete emanet edilecek” diyerek, Lübnan ordusunun sınır bölgelerinde konuşlanma sürecini tamamlaması gerektiğini belirtti. Bunun için İsrail’in işgal ettiği noktaların hızla boşaltılması şart. Avn, “Silahlar devletin tekelinde tutulacak ve savaş söylemi yasaklanacak” ifadesiyle, silahların sivil kontrolüne geçiş sürecinin resmi bir politika olacağını duyurdu.

Lübnan ordusunun doğu sınır hattındaki konuşlanması ve kaçakçılık, terörle mücadele gibi görevleri de bu yeni güvenlik stratejisinin bir parçası. Cumhurbaşkanı, “Her bölge ve mezhepten mensupların bir arada olduğu güçlü bir ordu, Lübnan’ın güvenlik ihtiyacını karşılayacak” diyerek, ülkenin iç birliğinin önemine işaret etti.

Uluslararası Tepkiler ve Bölgesel Dinamikler

Avn’ın açıklamaları, ABD, Fransa ve Avrupa Birliği yetkilileri tarafından da destek gördü. ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio, “İsrail’in güvenlik kaygılarını göz ardı etmeksizin müzakereler çerçevesinde bir çözüm arayışına girmesi gerektiği” görüşünü dile getirdi. Fransa Dışişleri Bakanı ise “Beyrut’ta gerçekleşen bu yüksek seviyeli görüşmelerin, Ortadoğu’da istikrarı artırıcı etkisi olacağı” görüşünü paylaştı.

Öte yandan, Hamas ve diğer Filistin grupları da İsrail’in Güney Lübnan’da askeri varlığını “bölgesel bir tehdit” olarak nitelendirerek, müzakerelerin sadece Lübnan ile sınırlı kalmaması gerektiğini vurguladı.

Sonuç: Müzakereler ve Tam Ateşkes Uygulaması Şart

Joseph Avn’ın 2026 yılında yaptığı bu açıklama, İsrail‑Lübnan ilişkilerinde yeni bir dönemin sinyallerini taşıyor. İsrail’in askeri yıkım politikası yerine, kapsamlı müzakereler ve tam ateşkesin uygulanması gerektiği mesajı, bölgedeki sertleşen gerilimin yumuşatılması için uluslararası topluluğun ortak çabasını zorunlu kılıyor.

Bu bağlamda, aşağıdaki adımların hayata geçirilmesi kritik görülüyor:

  1. İsrail’in işgal ettiği beş noktadan acilen çekilmesi ve bu çekilmenin BM gözetiminde doğrulanması.
  2. ABD ve diğer uluslararası aktörlerin aracılığıyla yeni bir müzakere sürecinin başlaması; tüm tarafların güvenliğini temin edecek bir takvimin oluşturulması.
  3. Lübnan’ın güney sınır bölgesinde devletin güvenlik sorumluluğunu üstlenmesi ve ordu konuşlanmasının tamamlanması.
  4. Silah kontrolünün devletin tekeline alınması ve silahların sivil kontrolüne geçişinin yasal çerçeveye konulması.
  5. Bölgesel ve uluslararası aktörlerin, özellikle Birleşmiş Milletler, AB ve Arap Birliği’nin, denetim ve ara buluculuk görevlerini pekiştirmesi.

Avn’ın “güvenliğin tek yolunun müzakereden geçtiği” yönündeki vurgusu, yalnızca Lübnan’ın değil, Orta Doğu’nun da uzun vadeli barış ve istikrar hedeflerine ulaşmasında anahtar bir ilke olarak öne çıkıyor.

Avatar

Salih TANRISEVEN

Haber Nexus Yazarı

Bu yazar henüz bir biyografi eklememiş.

Yorumlar(0)