İsrail ordusunun Lübnan'ın güneyindeki Semmaiyye beldesindeki camiye düzenlediği saldırı 3 sivilin ölümüyle sonuçlandı
Yer: Semmaiyye, Bint Jbeil ilçesi, Lübnan’ın güney bölgesi
Tarih: 8 Nisan 2026 (saldırının gerçekleştiği gece)
İsrail Silahlı Kuvvetleri, ateşkesi sürdürülmekte olduğu bir dönemde Lübnan’ın güneyinde, Bint Jbeil ilçesine bağlı Semmaiyye (Semaiye) beldesinde bir camiye hava saldırısı düzenledi. Saldırı sonucunda aynı aileden baba, kızı ve oğlu olmak üzere üç sivil hayatını kaybetti. Olay, bölgedeki mevcut gerginliğin ortasında uluslararası kamuoyunun da yoğun tepkisini çekti.
İsrail Savunma Bakanlığı, saldırının “Hizbullah’ın sivil altyapısını hedef aldığını” ve “civillerin zarar görmemesi için önceki uyarıların dikkate alındığını” iddia etti. Ancak Lübnan Ulusal Haber Ajansı (NNA) ve bölgedeki gözlemciler, caminin ibadet saatlerine yakın bir zaman diliminde yapılan saldırının sivil alanı doğrudan hedef aldığını doğruladı.
Saldırının detayları
- İsrail savaş uçakları, gece saatlerinde Semmaiyye’deki camiye yönelik bir dizi füze atışı gerçekleştirdi.
- Saldırı sonrası cami binasının çöküşü ve yangın çıkmasıyla birlikte bölgeye acil sağlık ekipleri sevk edildi.
- Lübnan Sağlık Bakanlığı, saldırının ardından üç kişinin kimliklerini açıklayarak aynı aileden olduklarını belirtti: 45 yaşındaki Hasan Ferhat, 22 yaşındaki kızı Canan Ferhat ve 19 yaşındaki oğlu Hamza Ferhat.
- Yerel yetkililer, caminin yanında bulunan bir okul ve medrese binasının da hasar gördüğünü bildirdi; ancak burada can kaybı yaşanmadı.
Uluslararası tepkiler
Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi acil bir toplantı çağrısı yaptı. Türkiye Dışişleri Bakanlığı, “İsrail’in sivillerin güvenliğine saygı göstermediği” gerekçesiyle olayın “tam bağımsız bir soruşturma”yla aydınlatılması gerektiğini vurguladı. AB dış politikası temsilcileri ise olayın “bölgedeki ateşkes sürecine zarar verebilecek bir eylem” olduğunu belirtti.
İsrail’de ise hükümet, saldırının “Hizbullah’ın kara ve hava hedeflerine yönelik geniş çaplı operasyonunun bir parçası” olduğunu ve “sivillerin zarar görmediği” söylemini sürdürdü. Lider Benjamin Netanyahu, “Hizbullah’ın silahlı faaliyetlerine karşı geri adım atmayacağımızı” yineledi.
Lübnan hükümetinin ve halkının tepkisi
Lübnan Başbakanı Najib Mikati, yaptığı basın açıklamasında, “Ülkemizin toprak bütünlüğüne ve sivil vatandaşların yaşam hakkına yönelik bu açık saldırıya kesin bir tavır sergileyeceğiz” dedi. Semmaiyye’deki cami Cemaati, “Savaş yerinden uzakta bir ibadet yeri olması gerekirken şimdi bir kan kurban eden alan haline geldi” diyerek duygularını dile getirdi.
Mahalli güvenlik güçleri, olay sonrası bölgeye ek asker ve insansız hava araçları (İHA) göndererek güvenliği artırdığını duyurdu. Ayrıca, yaralıların ve ölenlerin ailelerine maddi ve manevi destek sağlanması için acil yardım fonları oluşturuldu.
Geniş kapsamlı saldırılar ve bölgedeki durum
Semmaiyye camisine yönelik saldırı, İsrail’in Lübnan’da 2 Mart 2026’da başlattığı geniş çaplı hava bombardımanının bir parçası olarak görülüyor. NNA’nın raporuna göre, aynı dönemde Sur, Hiniye, Mansuri, Cibşit, Hiyam ve diğer birçok beldeye yönelik 30’dan fazla ayrı hedefleme gerçekleşti. Bu operasyonlar neticesinde ulusal sağlık verileri, 2 bin 555’in üzerindeki can kaybını ve binlerce kişinin yaralanmasını gösteriyor.
Uluslararası Kırmızı Haç ve Kızıl Ay kuruluşları, “sivil altyapıya yönelik bu tür saldırılar uluslararası insancıl hukuk kapsamında suç teşkil ediyor” diyerek bağımsız bir inceleme talep etti.
Sonuç ve beklentiler
Semmaiyye’deki cami saldırısı, Lübnan‑İsrail sınırının ötesinde artan şiddetin bir göstergesi olarak kabul ediliyor. Bölgedeki istikrarın sağlanması, hem yerel halkın güvenliği hem de uluslararası barış çabaları açısından kritik bir dönemeç olarak görülüyor. Olayın bağımsız bir uluslararası soruşturma ile aydınlatılması ve tarafların sivillerin korunması konusunda somut adımlar atması, gelecekteki çatışmaların önlenmesi açısından belirleyici olacak.
