Kamu Denetçiliği Kurumu (KDK), aynı dönemde birden fazla iş yerinde çalışan sigortalıların işsizlik ödeneği hesaplamasında yaşadığı gelir kaybını gidermek amacıyla Türkiye İş Kurumu'na (İŞKUR) tavsiye kararı gönderdi. Kamu Başdenetçisi Mehmet Akarca imzasıyla yayımlanan kararda, işsizlik maaşının kazançların aritmetik ortalaması yerine aylık toplam kazanç üzerinden hesaplanması istendi. Kararın ardından harekete geçen İŞKUR, hesaplama yönteminde kalıcı değişiklik yapmak üzere genelge güncelleme çalışması başlattı.
Neler oldu?
İki farklı iş yerinde eş zamanlı olarak çalışan ve her iki işvereni tarafından da Sosyal Güvenlik Kurumu'na (SGK) düzenli prim bildirimi yapılan bir işçi, işten çıkarılmasının ardından işsizlik ödeneği almak için İŞKUR'a başvurdu. Ancak kurum, bağlanacak maaşı hesaplarken çalışanın iki ayrı iş yerinden elde ettiği toplam kazancı dikkate almak yerine, bu kazançların aritmetik ortalamasını esas aldı.
Ödenek tutarının düşürülmesi üzerine mağduriyet yaşadığını belirten çalışan, konuyu Kamu Denetçiliği Kurumu'na taşıdı. Başvuru sahibi, yasal ödenek tavanı aşılmamak kaydıyla her iki iş yerinden bildirilen prime esas kazançların toplamı üzerinden yeniden hesaplama yapılmasını talep etti.
Başvuruyu inceleyen KDK, işçinin itirazını haklı bularak mevcut hesaplama yönteminin değiştirilmesi yönünde karar aldı. Kamu Başdenetçisi Mehmet Akarca'nın imzasıyla İŞKUR Genel Müdürlüğü'ne iletilen tavsiye kararında şu temel noktalara dikkat çekildi:
- Her iki kazanç üzerinden de işsizlik sigortası primi kesilmesine rağmen, hesaplamada kazanç ortalamasının alınarak tutarın düşürülmesi hakkaniyet ilkeleri ve sosyal güvenlik hakkıyla bağdaşmıyor.
- Kanunda açıkça yer almayan bu ortalama alma uygulaması, işsizlik sigortasının kuruluş amacına aykırı sonuçlar doğuruyor.
- İşçinin işten ayrılmadan önceki son dört aylık dönemde iki ayrı iş yerinden bildirilen prime esas kazançlarının aylık toplamı esas alınmalı.
- Hesaplama yapılırken aynı aylara ilişkin prim ödeme gün sayıları mükerrer (tekrarlı) şekilde toplanmamalı.
- Yeniden hesaplama işlemi, 4447 sayılı İşsizlik Sigortası Kanunu'nun 50'nci maddesinde öngörülen yasal sınırlar çerçevesinde gerçekleştirilmeli ve oluşan fark tutarı başvurucuya ödenmeli.
Arka plan
Türkiye'de işsizlik maaşı uygulamaları, 4447 sayılı İşsizlik Sigortası Kanunu kapsamında İŞKUR tarafından İşsizlik Sigortası Fonu'ndan karşılanıyor. Mevzuata göre, kendi istek ve kusuru dışında işini kaybeden çalışanların bu ödenekten yararlanabilmesi için işten çıkarılmadan önceki son 120 gün kesintisiz hizmet akdine tabi olması ve son üç yıl içinde en az 600 gün işsizlik sigortası primi ödemiş olması gerekiyor.
Ödenek süresi, çalışanın prim gün sayısına göre kademeli olarak değişiyor. Son üç yıl içinde 600 gün primi olanlara 180 gün (6 ay), 900 gün primi olanlara 240 gün (8 ay) ve 1080 gün primi bulunanlara ise 300 gün (10 ay) boyunca ödeme yapılıyor.
Standart uygulamada günlük işsizlik ödeneği, sigortalının son dört aylık prime esas kazançları dikkate alınarak hesaplanan günlük ortalama brüt kazancının yüzde 40'ı olarak belirleniyor. Yasa gereği, bu şekilde hesaplanan aylık ödenek miktarı, aylık brüt asgari ücretin yüzde 80'ini aşamıyor ve ödenekten yalnızca damga vergisi kesintisi yapılıyor. Mevcut hesaplamalar doğrultusunda asgari ücretle çalışan bir kişiye işsiz kaldığında aylık 13 bin 111 lira ödeme yapılırken, birden fazla işte çalışanların kazançlarının toplanmak yerine ortalamasının alınması, hak ettikleri tavan tutara ulaşmalarını engelliyordu.
Neden önemli?
KDK'nin verdiği bu karar, özellikle kısmi süreli (part-time) çalışanlar veya aynı anda birden fazla işverene bağlı olarak mesai harcayan milyonlarca sigortalı için emsal niteliği taşıyor. Mevcut sistemde her iki iş yerinden de SGK ve işsizlik sigortası primi tam olarak kesilmesine karşın, işsiz kalındığında maaşın ortalama kazanç üzerinden bağlanması çalışanlar açısından ciddi bir gelir kaybına yol açıyordu.
Örneğin, iki ayrı iş yerinde asgari ücret düzeyinde çalışan ve her iki iş yerinden de adına prim yatırılan bir işçinin toplam brüt kazancı iki asgari ücrete ulaşmasına rağmen, İŞKUR'un eski hesaplama yönteminde bu iki kazancın aritmetik ortalaması alındığı için işçi tek bir asgari ücret üzerinden ödenek alabiliyordu. Yeni düzenlemeyle birlikte, bu durumdaki çalışanların son dört aylık kazançları toplanarak hesaplamaya dahil edilecek. Böylece birden fazla işte çalışan sigortalılar, brüt asgari ücretin yüzde 80'i olan yasal tavan sınırına kadar daha yüksek bir işsizlik ödeneği alma hakkına kavuşacak.
Bundan sonra ne olacak?
Kamu Denetçiliği Kurumu'nun tavsiye kararının ardından İŞKUR yönetimi hızlıca adım attı. Kurum, ilk aşamada KDK'ye başvuran işçinin işsizlik ödeneğini toplam kazanç yöntemine göre yeniden hesapladı ve eksik ödenen fark tutarını hak sahibine yatırdı.
Bireysel mağduriyetin giderilmesinin yanı sıra İŞKUR, benzer durumdaki tüm sigortalıları kapsayacak yapısal bir adım için de hazırlıklara başladı. Kurum, "İşsizlik Ödeneği Genelgesi"nde kalıcı değişiklik yapmak üzere resmi bir çalışma yürüttüğünü bildirdi. Genelge değişikliğinin tamamlanıp yürürlüğe girmesiyle birlikte, aynı dönemde birden fazla iş yerinde çalışan tüm sigortalıların işsizlik maaşları, prime esas kazançlarının aylık toplamı üzerinden hesaplanacak.




