Türkiye'nin toplam mal ihracatının yaklaşık dörtte birlik kısmına karşılık gelen 62,3 milyar dolarlık bölümü kadın çalışanların katkısıyla gerçekleştirildi. Ticaret Bakanı Ömer Bolat, ihracatçı firmalarda kadın istihdam oranının yüzde 30 sınırına dayandığını, karar verici pozisyondaki kadınların dış ticarete doğrudan katkısının ise 30 milyar dolar olarak ölçüldüğünü açıkladı.
Türkiye Kadın Girişimciler Derneği (KAGİDER) tarafından İstanbul'da düzenlenen "Türkiye'nin Dış Ticaret Vizyonu" toplantısında konuşan Bakan Bolat, Ticaret Bakanlığı Ticari Araştırmalar Genel Müdürlüğünün yürüttüğü kapsamlı araştırmanın sonuçlarını paylaştı. Çalışmaya göre, kadın iş gücünün mal ihracatındaki payı yüzde 23,5 seviyesine ulaştı. Bolat, özellikle gıda, otomotiv, teknoloji ve geleneksel üretim sektörlerinde kadın emeğinin dış satımı sürükleyen temel unsurlardan biri haline geldiğini belirtti.
Karar alıcı kadınlardan 30 milyar dolarlık ihracat
Bakanlığın araştırması, kadınların yalnızca üretim süreçlerinde değil, şirket yönetimlerinde ve sermaye yapısında da dış ticarete yön verdiğini ortaya koydu. Karar alma mekanizmalarında yer alan kadınların ihracata net katkısı 30 milyar dolar olarak hesaplandı. Bu tutarın 21 milyar dolarlık kısmı kadın yöneticilerin görev yaptığı işletmelerden, yaklaşık 9 milyar dolarlık bölümü ise kadın sermayedarların yani şirket sahiplerinin bulunduğu firmalardan sağlandı.
En büyük değişim ise katma değerli üretim kalemlerinde kaydedildi. Kadın çalışanların yüksek ve orta-yüksek teknolojili ürün ihracatına katkısı, 12-13 yıllık dönemde yüzde 176 oranında artarak 22,2 milyar dolara çıktı. Sektörel bazda kadın çalışanların ihracata sağladığı katkının dağılımı şu şekilde ölçüldü:
- Yüksek ve orta-yüksek teknolojili ürünler: 22,2 milyar dolar
- Giyim sektörü: 8,2 milyar dolar
- Gıda ürünleri: 7,4 milyar dolar
- Motorlu kara taşıtları: 7,1 milyar dolar
Dış ticaret hacmi milli gelirin yarısına ulaştı
Kadın istihdamı verilerinin yanı sıra Türkiye'nin genel dış ticaret ve büyüme görünümüne ilişkin rakamları da paylaşan Bolat, yıllık mal ve hizmet ihracatı ile ithalatı toplamının 850 milyar dolara ulaştığını bildirdi. Yıl ortası itibarıyla 1 trilyon 706 milyar dolar olan milli gelirin yıl sonunda 1 trilyon 800 milyar dolara çıkmasının beklendiğini aktaran Bolat, dış ticaret hacminin milli gelirin yaklaşık yarısına karşılık geldiğini ifade etti.
Türkiye ekonomisinin 2025 yılında yüzde 3,7, 2026'nın ilk yarısında ise yüzde 2,5 büyüdüğünü hatırlatan Bolat, ikinci çeyrekte kaydedilen yüzde 2,3'lük büyümenin üçte birinin net mal ve hizmet ihracatındaki artıştan kaynaklandığını söyledi. Hizmet ihracatı kalemleri arasında öne çıkan sağlık turizminde ise İngiltere, Almanya, Hollanda ve İsviçre başta olmak üzere yurt dışından gelen 1,4 milyon hastadan 3 milyar dolar gelir elde edildi.
Avrupa Birliği'nin korumacı adımlarına otomotiv uyarısı
Küresel ekonomideki tarife savaşlarına ve korumacılık eğilimlerine de değinen Ticaret Bakanı Bolat, ABD'nin Nisan 2025'te başlattığı gümrük vergisi politikalarının ve Çin'in Avrupa Birliği (AB) karşısında verdiği 360 milyar dolarlık ticaret fazlasının Avrupa'yı kendi içine kapanmaya ittiğini belirtti. Fransa'nın öncülüğünde Avrupa Komisyonu gündemine taşınan "Made in Europe" (Avrupa'da Üretilmiştir) yaklaşımına karşı Türkiye'nin 30 yıllık Gümrük Birliği anlaşmasından doğan haklarını savunduklarını vurguladı.
Avrupalı muhataplarıyla yürüttükleri diplomasi trafiğinde otomotiv sektöründeki karşılıklı bağımlılığı masaya koyduklarını anlatan Bolat, Türkiye'nin yılda 1 milyon otomotiv ithalatı yaptığını ve bunun yüzde 73'ünün Avrupa menşeli olduğunu hatırlattı. Türkiye'de üretilen 1,4 milyon aracın parçalarının yüzde 55'inin de yine AB ülkelerinden tedarik edildiğine işaret eden Bolat, olası bir dışlama kararının Avrupa'da 250 bin kişilik istihdam kaybına yol açacağını ve ekonomik rasyonalitenin Türkiye'nin sistem içinde kalmasını gerektirdiğini muhataplarına ilettiklerini kaydetti.




