Sağlık4 dk okuma0 görüntülenme

Kene tehlikesi geri döndü: KKKA uyarısı!

Havaların ısınmasıyla birlikte kenelerde çıkmaya başladı. Kene ısırması sonucu meydana gelebilecek Kırım Kongo Kanamalı Ateşi (KKKA) hastalığının insan sağlığını ciddi şekilde tehdit ettiğini belirtilerek vatandaşlar uyarıldı. Erzincan'da kene ısırması sonucu 1 kişi hastanede tedavi altına alındı

Avatar

Salih TANRISEVEN

Yazar

Kene tehlikesi geri döndü: KKKA uyarısı!

Erzincan’da Kırım‑Kongo Kanamalı Ateşi (KKKA) Uyarısı: Keneler Artıyor, Önlemler Şart

Havaların ısınmasıyla birlikte keneler bitki örtüsüyle yeniden buluşuyor, KKKA vakaları da artıyor. Erzincan’da özellikle Nisan‑Mayıs aylarında kayıtlara geçen Kırım‑Kongo Kanamalı Ateşi (KKKA) vakaları, sağlık uzmanlarının uyarılarına yol açtı. Bölgenin sağlık ve tarım kurumları, vatandaşları kene ısırması riskine karşı bilinçlendirmek ve erken tanı ile tedaviyi hızlandırmak amacıyla kapsamlı bir iletişim kampanyası başlattı.

Vakalar ve Ölüm Sayısı: Son Durum

Erzincan Binali Yıldırım Üniversitesi Tıp Fakültesi Mengücek Gazi Eğitim ve Araştırma Hastanesi Enfeksiyon Hastalıkları Klinik Mikrobiyoloji Bilim Dalı Başkanı Doç. Dr. Faruk Karakeçili, 2024 yılına ait verileri paylaştı. 21 şüpheli hasta hastaneye başvurmuş; bunlardan 10’u kesin pozitif, birkaç vaka negatif çıkmış, 2 ölüm kaydedilmiş. Mayıs ayı itibarıyla hastaların üçü hâlâ tedavi altında.

Benzer bir raporda “7 kişi kene ısırması sonucu hastaneye yatırıldı, 2 ölüm ise Giresun ve Bingöl illerinden gelen hastalarda meydana geldi” deniyor. Uzmanlar, kene ısırmasının özellikle Nisan‑Mayıs döneminde yoğunlaştığını, Haziran‑Temmuz aylarında ise vakanın pik noktasına ulaşacağını belirtiyor.

KKKA’nın Klinikal Özellikleri

KKKA, Bunyaviridae ailesine ait Nairovirüs grubundan bir RNA virüsüyle oluşur. Hastalık başlangıcında grip benzeri bulgular (ateş, halsizlik, kas‑eklem ağrısı, baş ağrısı) görülür; ilerleyen vakalarda cilt ve mukozal kanamalar, karaciğer‑böbrek yetmezlikleri ve ölüm riski artar. İnkübasyon süresi genellikle 1‑3 gün, en uzun 9 gün; semptomların ortaya çıkması ise vücut sıvılarıyla temas sonrası 5‑13 gün sürebilir.

Türkiye’de ilk tanı 2002 yılında konmuş, 2009’da en yüksek vaka sayısı (1.318) kaydedilmiştir. Ülke genelinde vaka sayısı yıllık dalgalanma gösterse de %4‑5 ölüm oranı hâlâ endişe kaynağıdır. İncelenen verilerde, özellikle İç Anadolu’nun kuzeyi, Karadeniz’in doğu kıyıları ve Doğu Anadolu’nun kuzeyinde kene türü Hy­alomma marginatum yaygın olduğu için risk bölgesi olarak öne çıkıyor.

Arttıran Faktörler

Uzmanlar, COVID‑19 pandemisi nedeniyle kırsal alanlara yönelen nüfusun kene ısırma riskini artırdığını ve bu durumun 2020‑2021 yıllarında “100’ün üzerinde” KKKA hastasının izlenmesine yol açtığını vurguluyor. Aynı zamanda, iklim değişikliği ve yağış‑sıcaklık dalgalanmaları kenelerin yaşam döngüsünü uzatarak aktif dönemlerini uzatıyor.

Korunma ve Erken Müdahale Yöntemleri

Sağlık yetkilileri ve Tarım‑Orman Müdürlüğü, en etkili korunma stratejilerini şu şekilde sıralıyor:

  • Giysi Seçimi: Açık renkli, uzun pantolon ve uzun kollu kıyafetler tercih edilmeli; pantolon paçaları çorap içine sokulmalı; sandalet yerine kapalı ayakkabı giyilmeli.
  • Kene Kontrolü: Açık havada geçirilen zamanın ardından (kulak arkası, koltuk altı, kasık, diz arkası) vücudun detaylı incelenmesi ve kene tespit edilirse, elle temas etmeden ince bir uçlu pense, poşet veya eldivenle çekilmelidir.
  • Böcek Kovucu Kullanımı: DEET ya da iklimat gibi etken maddeler içeren spreyler, gömlek ve pantolon kenarlarına uygulanmalı.
  • Hayvan Teması: Keneler hayvanların kıllarında da bulunabilir; hayvanların kanı, tükürüğü ve doku sıvıları bulaşma kaynağıdır. Çıplak ellerle temas edilmemeli; temizlikte eldiven kullanılmalı.
  • Erken Belirti Takibi: Isırma sonrası 10 gün içinde ateş, halsizlik, baş ağrısı, bulantı, kusma, ishal gibi şikayetler oluşursa, derhal sağlık kuruluşuna başvurulmalı.

Türkiye’de şu ana kadar onaylanmış bir aşı ya da virüse özgü antiviral ilaç bulunmuyor; tedavi esas olarak destekleyici (sıvı, kan transfüzyonu, koagülasyon kontrolü) yaklaşımla yürütülüyor. Bu nedenle önleyici davranışların önemi daha da artıyor.

Yerel Yönetimlerin ve Sivil Toplumun Rolü

Erzincan İl Tarım ve Orman Müdürlüğü, kene yoğunluğunun yüksek olduğu bölgelerde “Kene Gözlem ve Temizleme” ekipleri kurarak taşra köylerinde eğitim seminerleri düzenliyor. Ayrıca, “Pantolon paçalarının çorap içine sokulması” gibi pratik tavsiyeler, yerel halkın günlük hayatta kolayca uygulayabileceği öneriler arasında yer alıyor.

Sivil toplum örgütleri de benzer mesajları sosyal medya, broşür ve radyo kampanyalarıyla destekliyor. “Keneyi Hafife Almayın, Tedbiri Elden Bırakmayın” sloganı, özellikle çiftçiler, çobanlar ve kırsal okul öğrencileri arasında yaygın hâle geldi.

Gelecek İçin Beklentiler

Uzmanlar, iklim modellerinin “yazları daha uzun, kışları daha ılık” trendi göstermesiyle kene aktivitesinin yıllık süresinin uzamasını ve KKKA vakalarının “haziran‑temmuz” döneminde daha belirgin bir artışa işaret edeceğini öngörüyor. Bu çerçevede, Bakanlık ve Sağlık Bakanlığı’nın hastalığın yayılım haritalarını güncellemesi, bölgesel aşı araştırmalarını hızlandırması ve laboratuvar kapasitelerinin artırılması bekleniyor.

Son Söz

Erzincan’da kene ısırmasıyla ilişkili Kırım‑Kongo Kanamalı Ateşi vakalarının yükselişi, halk sağlığı açısından kritik bir uyarı niteliğinde. Erken tanı, zamanında müdahale ve basit korunma önlemleri, hastalığın ölümcül seyrini önlemenin temel yolu. Yerel otoriteler, sağlık çalışanları ve vatandaşların iş birliğiyle, "keneyi fark et, hastalığı fark et, yaşamını koru" yaklaşımı başarılı bir savunma stratejisine dönüşebilir.

Avatar

Salih TANRISEVEN

Haber Nexus Yazarı

Bu yazar henüz bir biyografi eklememiş.

Yorumlar(0)