3 dk okuma0 görüntülenme

Küba'dan Donald Trump'a yanıt

Küba Devlet Başkanı Miguel Diaz Canel, ABD Başkanı Donald Trump'ın Küba ile ilgili açıklamasına verdiği yanıtta "Ne kadar güçlü olursa olsun, hiçbir saldırgan Küba'da teslimiyet bulamayacak." ifadesini kullandı.

Avatar

Salih TANRISEVEN

Yazar

Küba'dan Donald Trump'a yanıt

Trump’ın “Cuba’ya Saldırma” Uyarısına Küba Lideri Miguel Díaz‑Canel’in Kesin Yanıtı

Havana – ABD Başkanı Donald Trump, sosyal medya üzerinden “Küba’yı istediği zaman işgal edebileceğini” ve “Venezuela’dan gelen yağmur suyunun sonu olduğunu” söyleyerek adaya yönelik açık bir tehdit yayınladı. Bu cesur açıklamaya karşı Küba Devlet Başkanı Miguel Díaz‑Canel, “Ne kadar güçlü olursa olsun, hiçbir saldırgan Küba’da teslimiyet bulamaz” diyerek sert bir tavır takındı. Lider, aynı gün “impregnable (kırılmaz) bir direniş” vaat etti ve ABD’nin olası bir askeri müdahalesinin iki taraf için de “hesaplanamaz” maliyetler doğuracağını belirtti.

Bu gelişme, Washington‑Havana ilişkilerinin son iki ay içinde artan gerilimin bir uzantısı olarak görülüyor. Trump, Ocak ayı itibarıyla Venezuela’dan Küba’ya akıtılan petrol ve maddi yardımları “sonlandıracağını” ilan etmiş ve adayı “en kısa sürede bir anlaşma yapmaya zorlayacağını” sözlerine eklemişti. Küba ise bu yaptırımları “altı on yıl süren ekonomik abluka” olarak nitelendirerek, ülkenin mevcut krizinin kaynağının ABD’nin “aşırı boğucu önlemler” olduğuna işaret ediyor.

Görgü Tanıkları ve Resmi Açıklamalar

Díaz‑Canel, tepkisini sosyal medya platformu X (eski adıyla Twitter) üzerinden defalarca tekrarladı. “Küba özgür, bağımsız ve egemen bir ülkedir. Kimse bizim ne yaptığımızı dikte edemez,” diyerek ABD’nin “her gün halkı devirmeyi kamuoyunda tehdit ettiğini” vurguladı. Aynı konuşmada, ilerde bir saldırı olursa “kırılmaz bir direnişle karşılaşacaklarını” ve “gerekirse savaşın her iki halk için de büyük kayıplara yol açacağını” hatırlattı.

Bir diğer resmi açıklama, Deutsche Welle (DW) tarafından yayınlanan haberde yer aldı: “Başkan Díaz‑Canel, 1961 Bay of Pigs girişiminin 65. yıl dönümünde yaptığı konuşmada, ‘Küba bir başarısız devlet değil, kuşatılmış bir devlettir; çok yönlü bir saldırı, ekonomik abluka ve enerji abluka’ ile karşı karşıya” dedi. Lider, “çatışmadan kaçınmak istiyoruz fakat bir saldırı kaçınılmaz olursa, hazırız ve kazanmaya hazırız” şeklinde konuştu.

ABD dışişleri bakanı Marco Rubio (Küba kökenli bir Cumhuriyetçi) ise bu yanıtı “pek de dikkate almadığım” ifadeleriyle geçiştirdi. Rubio’nun tutumu, Trump’ın “Cuba’yı bir sonraki hedef haline getirme” planına paralel bir politika izlediğini gösteriyor.

İktisat ve Enerji Krizi

Trump’ın yaptığı ekonomik baskıların somut sonuçları hâlihazırda gözlemleniyor. ABD’nin Venezuela üzerinden uyguladığı petrol ambargosu, Küba’nın ana enerji kaynağını neredeyse tamamen kesti. UPI haberine göre, 2025 yılında Venezuela’dan gelen ortalama 26.500 varil/gün yakıt, Küba’nın toplam yakıt açığının %50’sini karşılıyordu. Bu akışın durması, ülke çapında planlı ve plansız elektrik kesintilerine, tıbbi ekipman eksikliğine ve temel gıda fiyatlarındaki artışa yol açtı.

Bu kriz, bir yandan Küba’yı daha fazla uluslararası insani yardım almaya zorladı; aynı yandan ise “Meksika, artık alternatif bir petrol tedarikçisi olmaya çalışıyor” ancak hacim hâlâ sınırlı. Küba hükümeti, “herhangi bir tedarikçiden enerji alabilme hakkını” savunurken, ABD’nin “enerji blokajı”nı “çok yönlü saldırı” kapsamına alıyor.

Diplomatik Çabalar ve Gelecek Senaryoları

Yeni bir gerilim dalgasına rağmen, bazı diplomatik temasların sürdüğü belirtiliyor. Newsweek’in haberi, Küba’nın ABD yetkilileriyle “eşit şartlarda, karşılıklı saygı çerçevesinde” bir diyalog olasılığına odaklandığını aktarıyor. Ancak, bu görüşmelerin “zorlu” olduğu ve somut bir sonuç doğurmadığı vurgulanıyor.

Başkan Díaz‑Canel, “İktidar kolektiftir, ben kişisel güvenliğimden endişe duymuyorum” diyerek Küba’nın yönetime dayalı bir dayanıklılık mesajı verdi. Bu, Trump yönetiminin geçmişte Venezuela ve İran’da uyguladığı “lider hedefleme” taktiklerine bir yanıt olarak değerlendiriliyor.

Uluslararası Tepkiler

Rusya ve Çin’den gelen açıklamalar, ABD’nin Küba’ya yönelik tehditlerine “bölgesel istikrarı tehlikeye atmak” olarak nitelendirdi. Birleşmiş Milletler’in insan hakları organı ise, “Küba’ya yönelik ekonomik ablakanın siviller üzerine orantısız etkileri” konusunda endişelerini dile getirdi.

Özetle, Trump’ın “Cuba’yı işgal edebilir” temelli retoriği, Küba’nın tarihsel direniş geleneğiyle çarpışıyor. Başkan Díaz‑Canel, “güçlü olsanız da, Küba’da asla teslimiyet bulamazsınız” diyerek, 1960’ların devrimci ruhunu günümüz politikasıyla birleştiriyor. Bu durum, ABD‑Küba ilişkilerinin yeni bir kabuk altında, belki de uzun yıllar sürecek bir “soğuk savaş” mücadelesi içine girebileceğini gösteriyor.

Avatar

Salih TANRISEVEN

Haber Nexus Yazarı

Bu yazar henüz bir biyografi eklememiş.

Yorumlar(0)