Aydın’ın Kuşadası ilçesi sahillerinde, duyarlı bir vatandaşın zamanında yaptığı ihbar sayesinde caretta caretta (iribaş deniz kaplumbağası) türüne ait yeni bir yuva daha tespit edildi. Edinilen bilgilere göre, gece saatlerinde Sevgi Plajı yakınlarındaki Efetur Tatil Sitesi Plajı’nda denizden çıkarak kumsala yönelen bir caretta caretta, vatandaşlar tarafından fark edildi. Durum, bölgede yürütülen koruma çalışmalarının koordinatörlüğünü üstlenen Ekosistemi Koruma ve Doğa Sevenler Derneği’ne (EKODOSD) bildirildi. İhbarın ardından Doğa Koruma ve Milli Parklar Söke Şefliği ile EKODOSD ekipleri olay yerine giderek inceleme gerçekleştirdi. Yapılan çalışmada kaplumbağanın yumurtalarını bıraktığı nokta güvenli bir şekilde belirlendi ve alan tel kafesle çevrilerek koruma altına alındı. Ayrıca, plajı kullanan tatilcilerin ve vatandaşların bilgilendirilmesi amacıyla çitin çevresine uyarı afişleri asıldı. Bölgedeki bir işletmenin de yuva alanındaki şemsiye ve şezlonglarını kaldırarak koruma çalışmalarına destek verdiği öğrenildi.
Vatandaş Duyarlılığı Koruma Sürecinin Anahtarı
Kuşadası, Türkiye’de resmî olarak deniz kaplumbağalarının yuvalama alanları arasında yer almamasına rağmen, 2011 yılından bu yana caretta carettalara ev sahipliği yapıyor. Bölgede henüz yuvalama sayısı düşük olduğundan kumsalda gece kısıtlaması bulunmuyor ve yaklaşık 20 kilometre uzunluğundaki sahil bandı gece gündüz insanların yoğun kullanımına açık. Bu nedenle, denizden kumsala çıkan kaplumbağaların vatandaşlar tarafından görülüp yetkililere bildirilmesi, yavruların güvenliğinin sağlanması açısından kritik öneme sahip. EKODOSD Başkanı Bahattin Sürücü, konuya ilişkin yaptığı açıklamada, Kuşadası’ndan Milli Park’a kadar uzanan kumsalda gecenin herhangi bir saatinde dişi kaplumbağaların yuva yapmak için karaya çıkabileceğini hatırlattı.
Sürücü, kaplumbağa kumsala çıktığında yanına gidilmemesi, ışık tutulmaması ve hayvanın rahat bir şekilde yumurtalarını bırakmasına izin verilmesi gerektiğinin altını çizdi. Uzaktan izleme yapılarak yetkililere bilgi verilmesinin, koruma sürecinin en önemli adımı olduğunu vurgulayan Sürücü, duyarlı vatandaşlara teşekkür etti. Nitekim bu sezon tespit edilen yuvaların büyük kısmı, plajda oturan vatandaşların ya da tatilcilerin dikkati sayesinde gün yüzüne çıktı. Gece saat 02.00 civarında Sevgi Plajı’nda ilk yuvanın belirlenmesinin ardından, Efetur Tatil Sitesi Plajı gibi farklı noktalarda da benzer ihbarlar geldi.
Sezonun Genel Görünümü ve Artan Yuva Sayısı
Bu yıl Kuşadası sahillerinde caretta caretta yuva sayısında belirgin bir artış gözlemleniyor. Dernek yetkilileri, Evim Tatil Sitesi, Özçelik Sitesi, Sevgi Plajı’ndaki Ayyıldız Kafe çevresi, Pamucak sahili ve SSK Sitesi kumsalı gibi farklı lokasyonlarda yuvalama aktivitesi yaşandığını bildirdi. Bazı plajlarda ikinci ve üçüncü yuvaların da belirlendiği ifade ediliyor. Yavruların yumurtadan çıkabilmesi için yaklaşık 45 ila 60 günlük bir kuluçka sürecinin tamamlanması bekleniyor.
Geçtiğimiz yıllarla kıyaslandığında, Kuşadası ve komşu Pamucak sahillerindeki yuva sayısının istikrarlı biçimde arttığı görülüyor. 2023 yılında bölgede artış kaydedilen yuvalama faaliyetleri, 2024 sezonunda 6’sı Kuşadası, 2’si Pamucak olmak üzere toplam 8 yuvaya ulaştı. Bu yuvalardan çıkan 361 yavru, gönüllülerin ve uzmanların özverili çalışmaları sonucunda sağlıklı bir şekilde denize ulaştırıldı. 2025 sezonunda ise yuva sayısının bu rakamları aşması ve bölgenin giderek daha önemli bir üreme alanı haline gelmesi bekleniyor.
Ölü Kaplumbağa Vakalarına Karşın Umut Veren Gelişme
EKODOSD Başkanı Bahattin Sürücü, kısa süre önce Selçuk Zeytinköy Plajı ile Kuşadası sahillerinde 3 yetişkin caretta carettanın ölü olarak kıyıya vurmasının büyük üzüntüye yol açtığını belirtti. Bu kayıpların ardından yeni yuvaların tespit edilmesi, doğa koruyucuları açısından umut verici bir gelişme olarak değerlendiriliyor. Sürücü, her geçen yıl artan yuva sayısının Kuşadası sahillerinin deniz kaplumbağaları için giderek daha önemli bir üreme alanı haline geldiğini gösterdiğini ifade etti. Vatandaşların, tatilcilerin ve yerel işletmelerin koruma çalışmalarına verdiği desteğin farkındalığı artırdığına dikkat çeken Sürücü, ortak koruma çabalarının somut sonuçlar doğurduğunu vurguladı.
Zengin Biyoçeşitlilik ve Deniz Çayırlarının Rolü
Kuşadası’nın caretta carettaları çekmesinin ardında, bölgenin sahip olduğu zengin denizel ekosistem yatıyor. Özellikle Posidonia oceanica olarak bilinen ve “denizlerin ormanı” olarak nitelenen endemik deniz çayırları, nesli tehlike altındaki bu kaplumbağa türü ile birlikte yeşil deniz kaplumbağaları (Chelonia mydas) için beslenme ve barınma ortamı sunuyor. Kuşadası Körfezi, Güvercinada ile Yılancıburnu arasındaki koy başta olmak üzere, zengin deniz çayırlarına ev sahipliği yapıyor. Uzmanlar, deniz çayırlarının oksijen üretimi ve kıyı erozyonunu önleme gibi hayati işlevleri nedeniyle korunması gerektiğine işaret ediyor.
Deniz kaplumbağalarının varlığı, aynı zamanda kıyı ekosisteminin sağlığının ve su kalitesinin bir göstergesi olarak kabul ediliyor. Bölgede yaşayanlar ve tatilciler, kumsallarda karşılaşabilecekleri deniz kaplumbağalarıyla ilgili yetkililere ihbarda bulunarak bu ortak sorumluluğa destek olmaya davet ediliyor. Yürütülen koruma faaliyetleri, Doğa Koruma ve Milli Parklar Genel Müdürlüğü, Aydın DKMP Şube Müdürlüğü, yerel belediyeler, akademik çevreler ve sivil toplum kuruluşlarının iş birliğiyle sürdürülüyor. Prof. Dr. Oğuz Türkozan gibi uzmanların bilimsel desteği, yuvaların takip edilmesinde ve yavru çıkışlarının güvence altına alınmasında belirleyici rol oynuyor.
Gelecek Sezon Beklentileri ve Toplumsal Sorumluluk
Kuşadası sahillerinde tespit edilen her yeni yuva, doğa koruma bilincinin toplum geneline yayıldığının önemli bir kanıtı olarak görülüyor. Vatandaşların gösterdiği duyarlılık, yetkili kurumların zamanında müdahalesiyle birleştiğinde, nesli tehlike altındaki caretta carettaların geleceği için somut katkılar sunuyor. Özellikle kuluçka döneminde gönüllülerin nöbet tutması ve yavruların sahil işletmelerinin ışıklarına yönelerek yanlış yönlere gitmesinin önüne geçilmesi, koruma başarısını artıran temel uygulamalar arasında yer alıyor.
Sonuç olarak, Kuşadası’nda bir yuva daha tespit edilmesi ve koruma altına alınması, yalnızca yerel bir başarı hikâyesi değil, aynı zamanda insan-doğa iş birliğinin nasıl sonuç verebileceğinin de çağdaş bir örneğini teşkil ediyor. Bölgedeki tüm paydaşların aynı hassasiyetle hareket etmesi, Akdeniz’in bu kadim deniz yolcularının nesiller boyu varlığını sürdürmesi açısından büyük önem taşıyor.
