İstanbul’un Roma, Bizans ve Osmanlı imparatorluklarına başkentlik yaptığı yaklaşık 1600 yıllık tarihsel serüveni, Londra’daki Victoria and Albert Müzesi’nde (V&A) düzenlenen kapsamlı bir sergiyle uluslararası izleyiciyle buluşuyor. Koç Holding’in ana sponsorluğunda ve Huo Family Foundation’ın desteğiyle hazırlanan “Konstantinopolis’ten İstanbul’a: Bir Şehir, İki İmparatorluk” (Constantinople to Istanbul: One City, Two Empires) başlıklı sergi, 7 Kasım Cumartesi günü saat 10.00 itibarıyla kapılarını açacak.
Milattan sonra 330 yılında kentin İmparator I. Konstantin tarafından Roma’nın yeni başkenti olarak kurulmasından, Osmanlı İmparatorluğu’nun sona erdiği 1922 yılına kadar uzanan dönemi kapsayan seçki, Birleşik Krallık’ta bu ölçekte düzenlenen ilk sergi olma özelliğini taşıyor. V&A kıdemli küratörü Tim Stanley ve proje küratörü Bella Radenović tarafından hazırlanan sergide, 200’ü aşkın tarihi eser, mimari parça, tekstil ürünü ve sanat objesi yer alıyor.
Büyük Saray mozaikleri ilk kez İstanbul dışına çıktı
Serginin en önemli parçalarının başında, 1935 yılında gerçekleştirilen arkeolojik kazılarda gün yüzüne çıkarılan 6. yüzyıla ait Bizans dönemi Büyük Saray mozaikleri geliyor. Bu mozaikler, keşfedildikleri tarihten bu yana ilk kez İstanbul dışına çıkarılarak Londra’daki ziyaretçilerin izlenimine sunuluyor.
Seçkide ayrıca saray kültürünü ve imparatorlukların sanatsal üretimini yansıtan pek çok başyapıt bulunuyor. Öne çıkan diğer önemli eserler şunlar:
- Topkapı Sarayı koleksiyonundan Sultan II. Selim’e ait 16. yüzyıl kaftanı,
- İtalyan ressam Gentile Bellini tarafından yapılan Fatih Sultan Mehmed portresi,
- Osman Hamdi Bey’in “Gezintide Kadınlar” adlı tablosu,
- Oxford Lincoln College koleksiyonunda yer alan ve yaklaşık 60 yıldır ilk kez kamuya sergilenen 14. yüzyıla ait resimli Bizans el yazması “Lincoln Typikon”,
- 10. yüzyılın ikinci yarısına tarihlenen ve mitolojik sahnelerle bezeli fildişi “Veroli Kutusu”,
- İznik çinileri, ipek dokumalar, zırhlar, mücevherler ve 17. yüzyıla ait Osmanlı tören alayı rulosu.
Kültürel kırılma yerine sanatsal süreklilik vurgusu
Victoria and Albert Müzesi’nin Güney Kensington’daki 38 ve 39 numaralı galerilerinde kurulan sergi; “Roma Döneminde Başlangıç”, “Gök ve Yer”, “Yeniden Doğan Başkent” ve “Şehirde Yaşam” başlıklı dört ana bölümden oluşuyor. Küratöryel anlatı, Konstantinopolis’ten İstanbul’a geçiş sürecini iki medeniyet arasındaki bir kopuş olarak değil; mimari, zanaat ve kentsel yaşam üzerinden devam eden organik bir kültürel süreklilik olarak ele alıyor.
Bu doğrultuda ziyaretçilere yalnızca imparatorluk törenleri, Ayasofya, Hipodrom ve Topkapı Sarayı gibi anıtsal yapıların tarihi değil; aynı zamanda kentin su kemerleri gibi altyapı sistemleri ile kahvehaneler, hamamlar, müzik ve giyim kültürü üzerinden gündelik yaşamı da aktarılıyor. Serginin son bölümünde ise Bizans ve Osmanlı sanatının 19. yüzyıl Avrupa tasarım dünyası üzerindeki etkileri, William Morris ve Owen Jones gibi isimlerin çalışmaları üzerinden inceleniyor.
Türkiye ve dünyadan prestijli müzeler eser ödünç verdi
Sergi, V&A’in kendi koleksiyonunun yanı sıra geniş çaplı bir uluslararası kurum iş birliğine dayanıyor. Kültür ve Turizm Bakanlığı koordinasyonunda Türkiye’den Topkapı Sarayı Müzesi, İstanbul Arkeoloji Müzeleri, Türk ve İslam Eserleri Müzesi, Ayasofya Tarihi Müzesi, Harbiye Askerî Müzesi, Türkiye Yazma Eserler Kurumu Başkanlığı, Vehbi Koç Vakfı’na bağlı Sadberk Hanım Müzesi ve Yapı Kredi Koleksiyonu sergiye eserleriyle katkıda bulundu.
Uluslararası katılımcılar arasında ise British Museum, British Library, Londra National Gallery, Vatikan Müzeleri, Atina’daki Benaki Müzesi ve Venedik San Marco Hazinesi yer alıyor.
Resmi açılış öncesinde Londra’da sergiyi ziyaret ederek incelemelerde bulunan Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, Türkiye’nin kültürel zenginliğini dünyanın önde gelen sanat merkezlerinde tanıtmaya devam edeceklerini belirtti. Ersoy, Büyük Saray mozaiklerinin ilk kez şehir dışına çıkmasının organizasyona ayrı bir anlam kattığını ifade ederek, Sultan II. Selim’in kaftanından Fatih Sultan Mehmed’in portresine uzanan seçkinin İstanbul’un mirasını uluslararası ziyaretçilerle buluşturduğunu kaydetti.
Küratörler Tim Stanley, Antony Eastmond ve Bella Radenović tarafından kaleme alınan kapsamlı bir kitabın da eşlik ettiği “Konstantinopolis’ten İstanbul’a: Bir Şehir, İki İmparatorluk” sergisi, 9 Mayıs 2027 tarihine kadar Londra’da ziyaret edilebilecek.




