İçeriğe geç
Kalan: ~1 dk
Gündem4 dk okuma0 görüntülenme

Lütfi Arıboğan FETÖ davası: 5 yıla kadar hapis cezası istendi

Şike kumpası soruşturmasında Lütfi Arıboğan FETÖ davası kapsamında yargılanacak. Fenerbahçe'nin müşteki olduğu davada 5 yıla kadar hapsi talep ediliyor.

Avatar

Site Yöneticisi

Sesli dinle0:00 / 7:08

Yapay zekâ ile gerçekçi insan sesi

Lütfi Arıboğan FETÖ davası: 5 yıla kadar hapis cezası istendiTemsili

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Terör Suçları Soruşturma Bürosu, eski Türkiye Futbol Federasyonu (TFF) Başkanvekili Lütfi Arıboğan hakkında Fetullahçı Terör Örgütü'nün (FETÖ) "futbolda şike" kumpası soruşturması kapsamında iddianame düzenledi. Türk Ceza Kanunu'nun 220/7. maddesi uyarınca "silahlı terör örgütüne üye olmamakla birlikte örgüte bilerek ve isteyerek yardım etme" suçlaması yöneltilen Arıboğan'ın, 2 yıl 6 aydan 5 yıla kadar (ilk yansıyan bazı adli özetlerde 4 yıla kadar olarak da ifade edilen alt ve üst sınırlar çerçevesinde) hapisle cezalandırılması talep edildi. Hazırlanan iddianamenin 22 Ekim 2026 tarihinde İstanbul 25. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından kabul edilmesiyle birlikte Arıboğan hakkında kamu davası açıldı.

Neler oldu?

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen ve kamuoyunda 2011 yılındaki "futbolda şike soruşturması" olarak bilinen süreçte yaşanan usulsüzlük iddialarını inceleyen soruşturma tamamlandı. Savcılık, 2011-2012 yılları arasında TFF 1. Başkanvekili ve İcra Kurulu Üyesi olarak görev yapan Lütfi Arıboğan'ın, federasyon bünyesindeki sportif soruşturmaları ve UEFA ile yürütülen görüşmeleri FETÖ/PDY silahlı terör örgütünün menfaatleri doğrultusunda yönettiği iddiasıyla iddianame hazırladı.

İddianamede, Fenerbahçe Spor Kulübü "suçtan zarar gören" sıfatıyla yer alırken, kulüp yöneticileri ve avukatları Şekip Mosturoğlu ile Ali Alper Alpoğlu dosyada müşteki olarak kaydedildi. Savcılık, Arıboğan'ın yürüttüğü sportif süreç sonucunda TFF tarafından Fenerbahçe Spor Kulübü'nün 2011-2012 sezonunda UEFA Şampiyonlar Ligi'ne katılma hakkından men edilmesine karar verildiğini ve bu yolla kulübün büyük çaplı maddi ve manevi zarara uğratıldığını öne sürdü.

İddianamede yer alan temel tespitler ve soruşturma sonucunda alınan kararlar şu şekilde özetlendi:

  • HTS ve iletişim kayıtları: Savcılık tespitlerine göre, dönemin TFF Başkanvekili Lütfi Arıboğan ile FETÖ'nün medya yapılanmasında yer aldığı gerekçesiyle mahkumiyetine karar verilen Mehmet Baransu arasında, 13 Temmuz 2011 ile 6 Aralık 2012 tarihleri arasında toplam 101 kez HTS (iletişim) irtibatı ve e-posta yazışması gerçekleşti.
  • İfadelerdeki çelişkiler: Soruşturma aşamasında alınan ifadelerde Mehmet Baransu'nun Arıboğan'ı tanıdığını ve yalnızca 2 kez görüştüğünü beyan ederek 101 kayıtlık iletişim trafiğini "tam olarak hatırlamadığı" gerekçesiyle açıklayamadığı iddianameye yansıdı.
  • Diğer irtibatlar: Dosyada ayrıca Baransu'nun aynı dönemde meslekten ihraç edilen eski savcı Mehmet Berk ile 15 kez, eski emniyet müdürü Mutlu Ekizoğlu ile ise 1 kez iletişim kurduğu kaydedildi.
  • Üç isme takipsizlik kararı: Aynı soruşturma kapsamında daha önce ifadelerine başvurulan eski TFF Genel Sekreteri Ebru Köksal, Türkiye Milli Olimpiyat Komitesi (TMOK) Başkanı Ahmet Gülüm ve eski TFF Başhukuk Müşaviri avukat İlhan Helvacı hakkında ise kovuşturmaya yer olmadığına (takipsizlik) karar verildi.

Arka plan

Türk futbol tarihinde derin izler bırakan 3 Temmuz 2011 tarihli "futbolda şike" soruşturması, ilerleyen yıllarda yargı ve emniyet içerisindeki FETÖ mensubu eski kamu görevlileri tarafından kurgulanan bir kumpas olduğu tespitiyle yeniden yargılama ve kumpas davalarına konu olmuştu. Bu ana sürecin Türkiye Futbol Federasyonu ve sportif yargı ayağındaki yansımalarını araştıran İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı, 25 Aralık 2025 tarihinde yeni bir inceleme başlatmıştı.

Aralık 2025'te yürütülen işlemlerde Lütfi Arıboğan, Ebru Köksal, Ahmet Gülüm ve İlhan Helvacı savcılığa ifadeye çağrılmıştı. Savcılık, bu dört ismin 2011 yılındaki süreçte Mehmet Baransu ve örgüt mensubu kamu görevlileriyle bağlantılı şekilde usulsüz işlemler yaptıkları şüphesi üzerinde durmuştu. İfade işlemlerinin ardından Ebru Köksal ve Ahmet Gülüm serbest bırakılırken, Lütfi Arıboğan ve İlhan Helvacı adli kontrol talebiyle nöbetçi sulh ceza hâkimliğine sevk edilmişti. Mahkeme, Arıboğan ve Helvacı hakkında yurt dışına çıkış yasağı ve belirli aralıklarla imza verme yükümlülüğünü içeren adli kontrol tedbiri uygulanmasına hükmetmişti.

1961 Adana doğumlu olan ve 1996 yılında noktaladığı aktif sporculuk kariyerinde milli basketbolcu ve Galatasaray kaptanı olarak tanınan Lütfi Arıboğan, Şubat 2005 ile Şubat 2008 tarihleri arasında TFF Genel Sekreterliği görevini yürütmüştü. 14 Şubat 2008'de TFF Başkanvekilliği görevine getirilen Arıboğan, merhum Hasan Doğan, Mahmut Özgener ve Mehmet Ali Aydınlar dönemlerinde federasyon yönetiminde kritik roller üstlenmiş, 2012-2014 yılları arasında ise Galatasaray Sportif AŞ Genel Müdürlüğü ve İcra Kurulu Başkanlığı yapmıştı.

Neden önemli?

İstanbul 25. Ağır Ceza Mahkemesi'nde açılan bu dava, 2011 yılındaki şike soruşturmasının yalnızca emniyet, yargı ve medya boyutlarıyla sınırlı kalmayıp spor yönetimi ve federasyon karar alma mekanizmaları üzerindeki etkilerinin yargı önüne taşınması bakımından önem taşıyor. Daha önceki kumpas davalarında emniyet müdürleri, savcılar ve medya mensupları yargılanırken, bu iddianame ile ilk kez dönemin üst düzey bir TFF yöneticisi, sportif soruşturmaları ve UEFA yazışmalarını örgüt menfaatleri doğrultusunda yönlendirme iddiasıyla hâkim karşısına çıkacak.

Öte yandan iddianamede Fenerbahçe Spor Kulübü'nün "suçtan zarar gören" olarak tanımlanması ve 2011-2012 sezonu Şampiyonlar Ligi'nden men edilme kararının doğrudan bu suçlamayla ilişkilendirilmesi, sarı-lacivertli kulübün yıllardır sürdürdüğü hukuki mücadele ve tazminat süreçleri açısından da yeni bir hukuki dayanak oluşturma potansiyeli barındırıyor.

Bundan sonra ne olacak?

İstanbul 25. Ağır Ceza Mahkemesi'nin iddianameyi kabul etmesiyle birlikte soruşturma evresi tamamlanarak kovuşturma (yargılama) aşamasına geçildi. Mahkeme heyeti, önümüzdeki günlerde tensip zaptını hazırlayarak ilk duruşma gününü belirleyecek ve taraflara tebligat gönderecek.

Yargılama sürecinde tutuksuz sanık Lütfi Arıboğan, savcılığın iddianamede yer verdiği HTS kayıtları, e-posta yazışmaları ve UEFA süreciyle ilgili iddialara karşı savunmasını yapacak. Müşteki avukatlarının ve Fenerbahçe Spor Kulübü temsilcilerinin de davaya katılma (müdahillik) talebinde bulunması bekleniyor. İddianamenin kabul edilmiş olması Arıboğan hakkındaki suçlamaların kesinleştiği anlamına gelmezken, yöneltilen "terör örgütüne bilerek ve isteyerek yardım etme" suçunun oluşup oluşmadığına dair nihai karar, yapılacak duruşmalar ve delillerin tartışılmasının ardından mahkeme tarafından verilecek.

Kaynakça10 kaynak

Bu habere tepkiniz?

 
Avatar

Salih TANRISEVEN

Site Yöneticisi

Salih, Habernexus'un kurucusu ve site yöneticisidir. Web geliştirme alanında Next.js tabanlı projeler üreten Salih, Habernexus'u yapay zekâ destekli geliştirme araçlarından yararlanarak hayata geçirdi. Fikirden tasarıma, tasarımdan yayına uzanan bu süreçte yapay zekâyı bir çalışma ortağı olarak kullandı; teknolojinin sunduğu imkânları kendi projesinde bizzat deneyimledi. Bugün sitenin teknik altyapısından kullanıcı deneyimine, içerik düzeninden yayın politikalarına kadar platformun işleyişini yönetiyor. Habernexus'u, haberin hızla tüketildiği bir çağda okuyucuya doğru, sade ve erişilebilir bilgi sunan bir platform olarak büyütmeyi hedefliyor. Aynı zamanda sitenin teknoloji editörü olarak yazılarıyla da okuyucularla buluşuyor.

Yazarın tüm haberleri →

Günün özeti e-postanızda

Her sabah öne çıkan haberleri kısa bir e-postayla alın. İstediğiniz zaman ayrılabilirsiniz.

Yorumlar