Marmara Gölü yeniden su tutmaya başladı, göçmen kuşlar bölgeye döndü
Manisa – Salihli, Saruhanlı ve Gölmarmara ilçeleri sınırları içinde yer alan “Ulusal Öneme Sahip Sulak Alan” statüsündeki Marmara Gölü, 2021 yılında tamamen kuruduktan sonra bu yılki yağışların ve Demirköprü Barajı’ndan gerçekleştirilen su aktarımının etkisiyle yeniden su tutmaya başladı. 13 Nisan 2026 tarihli Anadolu Ajansı (AA) haberine ve bölgedeki bir dizi yerel kaynağa göre, gölün su seviyesi yer yer 30‑50 cm’ye kadar yükseldi. Bu artış, yalnızca göl çevresindeki tarım arazileri için su temin etmeyi değil, aynı zamanda uzun yıllar sessizliğe bürünmüş ekosistemi de canlandırmayı sağladı.
Su seviyesindeki yükseliş ve kaynakları
Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğü’nün 1945 yılında tarımsal sulama amacıyla tahakkuk ettiği rezervuar, son beş yılda aşırı kuraklık, kaçak sulama ve yetersiz yağışlar nedeniyle tabanı çatlayıp tamamen kurumaya zorlandı. 2024 sonu ve 2025 ilk aylarında etkili olan sağanak yağışların ardından Gördes Çayı, Ahmetli Regülatörü ve Demirköprü Barajı gibi yan akarsu ve barajlardan göle su taşınmaya başlandı. Çiftçiler ve yerel yönetimler, gölün doğu kesiminde (Pazarköy‑Kemerdam mahalleleri) su seviyesinin yaklaşık 20‑30 cm’ye, batı kısmında ise 40‑50 cm’ye ulaştığını bildirdi.
Doğal yaşamın geri dönüşü
Su seviyesindeki artış, gölün biyolojik çeşitliliğini de hızla geri getirdi. 2021 öncesi dönemde tepeli pelikan, karabatak, balıkçıl, çulluk ve çok sayıda göçmen kuş türüne ev sahipliği yapan göl, kuraklık döneminde neredeyse boş kalmıştı. 2026’nın ilk çeyreğinde, gölü ziyaret eden kuş sayısı binlerce olarak rapor edildi. Özellikle “allı turna” olarak adlandırılan flamingolar, bölgenin en etkileyici misafirleri arasında yer alıyor. AA ve Karar haberlerine göre, flamingoların yanı sıra karabatak, balıkçıl, çulluk, karıcalar ve çeşitli ördek türleri de göl kıyılarında görülmeye başladı.
Gölün eski konaklama ve üreme sahaları, suyun geri gelmesiyle birlikte yeniden işlev kazandı. Kuş gözlemcileri, gölün batı kıyısındaki bataklık alanların özellikle yoğun kuş aktivitesi gösterdiğini, kuzey göç yolları üzerindeki kritik bir duraklama noktası olduğunu vurguluyor. Bu durum, bölgedeki ekoturizm potansiyelinin yeniden canlanması için de umut veriyor.
Yerel halk ve tarım sektörü üzerindeki etkileri
Marmara Gölü çevresinde yaşayan çiftçiler, gölün yeniden su tutmasıyla birlikte tarımsal üretim planlarını revize etmeye başladı. Göl kıyısında balıkçılık faaliyetleri yürüttüğü bilinen Tekelioğlu Mahallesi muhtarının ifadesiyle, “Su seviyesi yer yer 20‑30 cm’ye ulaştı, bu da tarım sulama ve hayvancılık için büyük bir umut” sağladı. Salihli Ziraat Odası Başkanı Cem Yalvaç, gölün tamamen kurumasının ekosistemdeki dengeyi bozduğunu ve “Şimdi yeniden suyun gelmesiyle hem doğal denge hem de tarımsal verimlilik için büyük bir şans” sözleriyle memnuniyetini dile getirdi.
Demirköprü Barajı’ndan ek su sağlanması halinde gölün doluluk oranının %70‑80 seviyelerine ulaşabileceği ve bölgeye su depolama kapasitesi kazandırabileceği tahmin ediliyor. Bu da uzun vadede kuraklık riskinin azaltılması ve yerel su yönetimi stratejilerinin güçlendirilmesi anlamına geliyor.
Koruma ve sürdürülebilirlik adımları
Uzmanlar, gölün yeniden canlanmasının sürdürülebilir bir ekosistem oluşturabilmesi için su yönetimi, kaçak sulamanın önlenmesi ve ilave biyolojik koruma önlemlerinin alınması gerektiğini vurguluyor. Manisa Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğü, göl çevresinde koruma kuş gözlem istasyonları kurmayı ve “ulusal öneme sahip sulak alan” statüsüne uygun olarak denetimlerin artırılmasını planlıyor.
Ek olarak, bölgeyi ziyaret eden ekoturist ve kuş gözlemcileri için “Gözlem Yolu ve Eğitim Merkezi” projesi hazırlanıyor. Proje kapsamında yürüyüş yolları, bilgi panoları ve yerel halk için çevre bilinci eğitimleri yer alacak. Bu sayede hem doğal yaşamın korunması hem de yerel ekonomik fayda sağlanması hedefleniyor.
Gelecek için beklentiler
Marmara Gölü’nün yeniden su tutmaya başlaması, sadece bir su kaynağı olarak değil, aynı zamanda bölgenin biyolojik çeşitliliği, tarım ve turizm potansiyeli açısından kritik bir kilometre taşı olarak değerlendiriliyor. Uzmanların ortak görüşü, yağışların devam etmesi ve su transferi projelerinin sürdürülebilir şekilde yönetilmesi halinde, gölün örnek bir sulak alan modeline dönüşebileceği yönünde.
Sonuç olarak, Marmara Gölü’nün su seviyesi yükselirken göçmen kuşların da geri dönmesi, ekosistemin yeniden dengeye kavuştuğunun somut bir göstergesi. Bölge yetkilileri, halk ve bilim insanları bu olumlu süreci korumak ve geliştirmek için ortak bir çaba içinde çalışıyor.
