Merkez Bankası’nın faiz kararı için geri sayım sürerken, Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası’nın (TCMB) 2026 yılı Para Politikası Kurulu (PPK) toplantı takvimi netlik kazandı. Piyasaların yakından takip ettiği kritik karar öncesinde ekonomistlerin faiz beklentileri şekillenirken, nisan ayına ilişkin Piyasa Katılımcıları Anketi sonuçları da açıklandı. Peki Merkez Bankası faiz kararı ne zaman, saat kaçta açıklanacak? Nisan ayı faiz beklentisi ne yönde olacak? Detaylar haberimizde.
Salih TANRISEVEN
Yazar
Merkez Bankası Faiz Kararı İçin Geri Sayım Başladı: Piyasalar Nisan Toplantısına Odaklandı
Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) Para Politikası Kurulu (PPK), nisan ayı faiz kararını açıklamak üzere geri sayıma geçti. Piyasaların ve ekonomik aktörlerin merakla beklediği bu kritik karar, 22 Nisan 2026 Çarşamba günü saat 14.00'te kamuoyuyla paylaşılacak. Banka, 2026 yılı Para Politikası Kurulu toplantı ve rapor takvimini önceden yayımlayarak şeffaflık ilkesini koruyor. Bu takvime göre, 2026 boyunca toplam sekiz PPK toplantısı yapılacak ve sekiz toplantı özeti, dört Enflasyon Raporu ile iki Finansal İstikrar Raporu kamuoyuyla paylaşılacak.
Ekonomistlerin Nisan Ayı Faiz Beklentileri Şekillendi
Nisan ayı PPK toplantısı öncesinde ekonomistler arasında faiz beklentileri netleşmeye başladı. Yapılan anketlere göre, politika faizinin büyük olasılıkla mevcut seviyesi olan yüzde 37'de sabit tutulması bekleniyor. AA Finans'ın 37 ekonomistle gerçekleştirdiği ankete katılanların 22'si ve Matriks Haber'in anketine katılan 28 ekonomistin 16'sı politika faizinin sabit bırakılacağını öngördü. Ancak, bazı ekonomistler 300 baz puanlık bir artırım beklerken (AA Finans anketinde 14, Matriks anketinde 12 ekonomist), bu durum, piyasada faiz artırımı ihtimalinin tamamen göz ardı edilmediğini gösteriyor. Nisan ayı toplantısı için medyan beklenti ise yüzde 37 seviyesinde sabit kalacağı yönünde.
Mart ayındaki son toplantısında da TCMB, politika faizini yüzde 37'de sabit bırakma kararı almış ve enflasyonda kalıcı bir düşüşü (dezenflasyon) hedefleyen sıkı para politikası duruşunun kararlılıkla korunacağı mesajını yinelemişti. Ocak 2026'da ise politika faizi yüzde 38'den yüzde 37'ye indirilmişti.
Piyasa Katılımcıları Anketinden Önemli Sinyaller
TCMB'nin nisan ayına ilişkin Piyasa Katılımcıları Anketi sonuçları da piyasaların geleceğe yönelik beklentilerini ortaya koydu. Reel sektör ve finansal sektörden toplam 70 katılımcının yanıtlarıyla hazırlanan ankete göre, cari yıl sonu Tüketici Fiyat Endeksi (TÜFE) beklentisi bir önceki anket dönemine göre yükselerek yüzde 27,53 oldu. 12 ay sonrası TÜFE beklentisi yüzde 23,39'a, 24 ay sonrası TÜFE beklentisi ise yüzde 18,02'ye çıktı. Bu yükselişler, enflasyonla mücadelede henüz tam bir rahatlama sağlanamadığına işaret ediyor.
Döviz kuru beklentilerinde de yukarı yönlü bir revizyon gözlemlendi. Yıl sonu dolar/TL beklentisi 51,23 TL seviyesine yükselirken, 12 ay sonrası için beklenti 53,62 TL oldu. Gayri Safi Yurt İçi Hasıla (GSYH) büyüme beklentisi ise cari yıl için yüzde 3,8'den yüzde 3,5'e geriledi.
Yıl Sonuna İlişkin Faiz ve Enflasyon Görünümü
Ekonomistlerin 2026 yıl sonu politika faizi beklentileri de yukarı yönlü revize edildi. Bir önceki anket döneminde yüzde 30 seviyesinde bulunan yıl sonu beklentisi, yapılan son anketlerde yüzde 33 ile yüzde 34 aralığına yükseldi. Bu durum, enflasyonla mücadelenin daha uzun süreli ve kararlı bir politika duruşu gerektirebileceğine dair sinyaller veriyor.
TCMB'nin 22 Nisan toplantısının ardından yılın kalanında 11 Haziran, 23 Temmuz, 10 Eylül, 22 Ekim ve 10 Aralık 2026 tarihlerinde olmak üzere beş PPK toplantısı daha gerçekleştireceği belirtildi. Ayrıca, 2026 yılına ilişkin Enflasyon Raporları'nın 14 Mayıs, 13 Ağustos ve 12 Kasım tarihlerinde kamuoyuna sunulması planlanıyor.
Küresel ve Jeopolitik Gelişmelerin Etkisi
Ekonomistler, jeopolitik belirsizlikler ve yurt içi dinamikler göz önüne alındığında Merkez Bankası'nın işinin oldukça zor olduğunu ifade ediyor. Özellikle ABD/İsrail-İran arasındaki gerilimin petrol fiyatları üzerindeki etkisi, enerji ithalatının bütçe üzerindeki baskısı ve enflasyon görünümü açısından ciddi risk unsurları olarak değerlendiriliyor. Bu gelişmeler, TCMB'nin para politikası duruşunu belirlerken dikkate alması gereken önemli faktörler arasında yer alıyor. Bankanın mevcut döviz kuru rejimini koruyacağı ve kur seviyesine doğrudan müdahalede bulunmayacağı da daha önceki açıklamalarında vurgulanmıştı.
Sonuç olarak, Türkiye ekonomisi için kritik öneme sahip Merkez Bankası faiz kararı, piyasalar tarafından büyük bir dikkatle takip ediliyor. Enflasyonla mücadelede kararlı duruşunu sürdüren TCMB'nin, nisan ayı toplantısında politika faizini sabit tutarak temkinli adımlarına devam etmesi beklenirken, yıl sonu beklentilerindeki yukarı yönlü revizyonlar, para politikasının geleceğine dair ipuçları sunuyor.