İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturma kapsamında şüpheli sıfatıyla ifadeleri alınan gazeteciler Murat Ağırel ve İsmail Saymaz hakkında verilen adli kontrol kararı, savcılığın itirazı üzerine ev hapsine çevrildi. Nöbetçi 3. Sulh Ceza Hâkimliğinin "imza atma" kararına yapılan itirazı değerlendiren 4. Sulh Ceza Hâkimliği, her iki gazeteci için de ev hapsi tedbiri uygulanmasına hükmetti.
Başsavcılığın İtirazı ve 4. Sulh Ceza Hâkimliğinin Ev Hapsi Kararı
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı, gazeteciler Murat Ağırel ve İsmail Saymaz hakkında nöbetçi mahkemece verilen adli kontrol kararına resmi olarak itiraz etti. Soruşturma makamı, şüphelilerin mevcut adli kontrol şartıyla serbest bırakılmasının yetersiz olduğunu savunarak kararın yeniden değerlendirilmesini talep etti.
İtirazı inceleyen İstanbul 4. Sulh Ceza Hâkimliği, dosya üzerindeki delil durumunu ve savcılığın gerekçelerini göz önünde bulundurarak karara vardı. Hâkimlik, 3. Sulh Ceza Hâkimliğinin belirlediği "belirli günlerde imza atma" yükümlülüğünü kaldırarak, her iki isim hakkında da Türk Ceza Kanunu ve Ceza Muhakemesi Kanunu kapsamında "konutu terk etmeme" yani ev hapsi adli kontrol tedbirinin uygulanmasına karar verdi.
Gazetecilerin Şüpheli Sıfatıyla İfadeleri Alınmıştı
Soruşturma çerçevesinde adliyeye çağrılan Murat Ağırel ve İsmail Saymaz, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Terör ve Örgütlü Suçlar veya Basın Suçları bürolarınca yürütülen dosya kapsamında şüpheli sıfatıyla ifade verdi. Savcılık sorgularının ardından nöbetçi hakimliğe sevk edilen gazeteciler için ilk etapta farklı bir adli kontrol mekanizması devreye girmişti.
Nöbetçi 3. Sulh Ceza Hâkimliği, savcılığın ilk talebini değerlendirdikten sonra gazetecilerin tutuksuz yargılanmasını ve imza verme şartıyla serbest kalmalarını uygun bulmuştu. Ancak başsavcılığın aynı gün içerisinde bir üst mahkeme sıfatıyla itiraz mercii olan 4. Sulh Ceza Hâkimliğine başvurması, yargı sürecinin seyrini değiştirdi.
Adli Kontrol Tedbirlerinin Değiştirilmesinde Yasal Çerçeve
Ceza Muhakemesi Kanunu hükümleri uyarınca cumhuriyet savcıları, sulh ceza hâkimliklerince verilen adli kontrol kararlarına ya da serbest bırakma kararlarına karşı itiraz hakkına sahiptir. Bu kapsamda yapılan itirazlar, kararı veren hâkimliği takip eden numaralı sulh ceza hâkimliği tarafından incelenir.
Mahkemenin aldığı yeni karar doğrultusunda uygulanan süreç şu aşamalardan oluşmaktadır:
- Kararın İcrası: 4. Sulh Ceza Hâkimliğinin kararı, Denetimli Serbestlik Müdürlüğüne ve kolluk kuvvetlerine tebliğ edilir.
- Elektronik Kelepçe Takibi: Şüphelilerin konutlarını terk etmemesi amacıyla mevzuat gereği elektronik izleme sistemleri devreye alınabilir.
- İhlal Durumu: Ev hapsi tedbirine uyulmaması halinde mahkemenin doğrudan tutuklama kararı verme yetkisi bulunmaktadır.
Yargı Sürecinde Savunmanın İtiraz Hakkı ve Sonraki Aşamalar
4. Sulh Ceza Hâkimliğinin verdiği ev hapsi kararı sonrasında, şüphelilerin avukatlarının karara karşı bir üst mercie itiraz etme hakkı bulunuyor. Gazetecilerin müdafileri, uygulanan tedbirin ölçülülük ilkesine aykırı olduğunu belirterek ev hapsinin kaldırılması ya da daha hafif bir adli kontrol tedbiriyle değiştirilmesi yönünde başvuru yapabilir.
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının soruşturma evrakı üzerindeki incelemesi ise devam ediyor. Savcılık makamının delil toplama sürecini tamamlamasının ardından hazırlayacağı iddianame ile dosyanın ağır ceza ya da asliye ceza mahkemesine taşınıp taşınmayacağı netlik kazanacak.
