Kültür-Sanat3 dk okuma0 görüntülenme

Salt Beyoğlu'nda yeni sergi: Barajdan Sızanlar

Doğu Akdeniz’den Körfez Bölgesi’ne uzanan bir coğrafyada arazi, hafıza ve arşiv arasındaki ilişkilerin izini süren Barajdan Sızanlar sergisi Salt Beyoğlu’nda açıldı

Avatar

Salih TANRISEVEN

Yazar

Salt Beyoğlu'nda yeni sergi: Barajdan Sızanlar

“Barajdan Sızanlar” sergisi Salt Beyoğlu’nda açıldı: Coğrafya, hafıza ve arşivin kesişiminde bir “yerdeşlik” deneyimi

İstanbul, 22 Nisan 2026 – Salt Beyoğlu, Doğu Akdeniz’den Körfez Bölgesi’ne kadar uzanan bir coğrafyada arazi, hafıza ve arşiv arasındaki ilişkileri keşfe çıkan “Barajdan Sızanlar” sergisine ev sahipliği yaptı. Salt’ın programcısı Gülce Özkara tarafından hazırlanan sergi, 23 Ağustos 2026 tarihine kadar ücretsiz girişle ziyaretçilere açık olacak.

Serinin temel sorusu “Araziye bir hafıza olarak yaklaşılabilir mi?” sorusundan doğuyor. Bu soruya sanatçılar, bölgenin tarihsel ve ekolojik katmanlarını sorgulayan çok disiplinli eserler aracılığıyla yanıt veriyor. Sergi, barajlar, kanallar, petrol kuyuları, jeotermal santraller, gözetim sistemleri, baz istasyonları gibi altyapıların fiziksel peyzajı nasıl dönüştürdüğünü ve aynı zamanda “sosyal arşiv”i — nehirler, bataklıklar, sokaklar, kahvehaneler gibi hafızayı saklayan mekânları— nasıl şekillendirdiğini gösteriyor.

İsmi, insan hakları avukatı Noura Erakat’ın “Barajı yarıp geçiyoruz; mücadeleye devam edin” sözüne atıfta bulunan sergi, altyapıyı sadece tahakküm aracı olarak değil, aynı zamanda “sızıntı” ve “direniş” metaforu olarak konumlandırıyor. Durağan bir nehrin ansızın taşkına dönüşmesi gibi, kolektif hafıza da araziye kazınan çatlaklardan günümüze sızıyor.

Katkı sağlayan sanatçılar ve eserlerin tematik çeşitliliği

“Barajdan Sızanlar”, Haig Aivazian, Monira Al Qadiri, Al‑Wah’at Collective, Mehmet Ali Boran, Can Candan, Aslıhan Demirtaş, Alia Farid, Metincan Güzel, Emre Hüner, Evrim Kaya, Yelta Köm, Fredj Moussa, Dima Srouji, Aslı Uludağ ve Merve Ünsal gibi 15 sanatçının eserlerini bir araya getiriyor. Ortak temalar şu başlıklar altında inceleniyor:

  • Sömürgeci “iç deniz” projeleri: Sahra’da oluşan tortular ve telekomünikasyon ağlarının “görünmez peyzajı”
  • Enerji ve güvenlik: Batı Asya’nın enerji haritasını şekillendiren eski istihbarat raporlarından nükleer felaket izlerine kadar
  • Göç ve işçi hafızası: Avrupa’ya giden işçilerin taşınan manzaraları ve bu hafızanın mekânsal yansımaları
  • Filistin ve sınır: Yok edilen köylerin hatıralarını yeniden çizen inatçı kaktüs kökleri
  • Geçiş ve sızıntı: Terk edilmiş bir gece kulübünden sızan ışıklar, obrukların sesleri ve barajların “sızdıran” metaforu

Bu çok katmanlı anlatım, izleyiciyi yalnızca görsel bir deneyimle sınırlamıyor; aynı zamanda bölge tarihindeki ortak bellek ve dayanışma ağlarını, ulus‑devlet sınırlarını aşan bir “yerdeşlik” zemini üzerinde yeniden düşündürüyor.

Programcı Gülce Özkara’nın vurguları

Sergi ön gösteriminde konuşan Özkara, çalışmanın doktorasını “Arazi‑hafıza‑arşiv” ilişkisi üzerine kurduğunu belirtti. “Araziye bir hafıza olarak yaklaşmak, onun sadece üzerine bastığımız bir zemin değil, aynı zamanda sosyal ve kültürel bağları taşıyan bir arşiv olduğunu gösteriyor” dedi. Özkara, bölgenin “Türkçe‑Arapça‑Farsça” çokdilli geçmişine işaret ederek, ortak tarihsel travmaların ve dayanışma potansiyelinin sanat yoluyla ortaya konulduğuna dikkat çekti.

Programcının açıklamasına göre, sergi Hollanda Krallığı, Feltouch, Asya International Movers, Bankerhan Hotel, Eureko Sigorta ve Jotun gibi yerli ve yabancı kurumların destekleriyle hayata geçirildi. Ayrıca sergi süresince çeşitli kamu programları, söyleşiler ve atölye çalışmaları duyurulacak; bu etkinliklerin detayları Salt’ın resmi sitesinde (saltonline.org) paylaşılacak.

İzleyici deneyimi ve ulaşım

Salt Beyoğlu, Taksim‑Şişli arasında merkezi bir konumda yer alıyor ve toplu taşıma ile kolay erişim sağlanıyor. Sergi salonu, geniş duvar alanları ve çok amaçlı odalarıyla eserlerin hem görsel hem de akustik boyutunu öne çıkarıyor. Ziyaretçiler, eserlerin yanına yerleştirilen açıklamalı panolar ve QR kodlar üzerinden ek dijital materyallere (video röportajlar, arşiv görselleri, sanatçı söylemleri) ulaşabilecek.

Sonuç ve değerlendirme

“Barajdan Sızanlar”, sadece bir sanat sergisi olmaktan öte, Doğu Akdeniz‑Körfez coğrafyasının tarihsel hafızasını güncel politik ve ekolojik tartışmalarla birleştiren bir platform işlevi görüyor. Sergideki eserler, altyapıların baskıcı doğasını sorgularken, aynı zamanda bu yapıların içinde oluşan sızdıran direniş akımlarını da ortaya koyuyor. Bu bağlamda sergi, “araçların hâlâ hâkimiyet kurmaya çalıştığı bir dünyada hafızanın sızdırarak direnişin yolu olabileceği” mesajını güçlü bir şekilde iletiyor.

Salt Beyoğlu’nda 23 Ağustos’a kadar ücretsiz olarak ziyaret edilebilecek “Barajdan Sızanlar”, bölgenin kolektif hafızasını ve “yerdeşlik” imkânını keşfetmek isteyen herkes için kaçırılmayacak bir fırsat sunuyor.

Avatar

Salih TANRISEVEN

Haber Nexus Yazarı

Bu yazar henüz bir biyografi eklememiş.

Yorumlar(0)