4 dk okuma0 görüntülenme

Sumud Filosu'ndaki Türk aktivistler İstanbul'a geliyor

İsrail'in ablukasını kırmak ve Gazze'ye insani yardım ulaştırmak için yola çıkan Küresel Sumud Filosu, dün İsrail müdahalesine uğramasının ardından 20 Türk aktivist alıkonuldu. Filodan yapılan açıklamada Türk aktivistlerin bugün İstanbul'a geleceği bildirildi. Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Keçeli de yaptığı açıklamada, "İsrail güçleri tarafından uluslararası sularda gerçekleştirilen hukuka aykırı müdahale sonucu alıkonulan vatandaşlarımız ve diğer katılımcılar Girit’te karaya çıkmıştır. Bugün içer

Avatar

Salih TANRISEVEN

Yazar

Sumud Filosu'ndaki Türk aktivistler İstanbul'a geliyor

Sumud Filosu’ndan gelen açıklama: 20 Türk aktivist Türkiye’ye ulaştı

İstanbul – 1 Mayıs 2026 – Küresel Sumud Filosu, 29‑30 Ekim 2025 tarihlerinde İsrail donanmasının uluslararası sularda gerçekleştirdiği müdahaleye maruz kalan filodaki 20 Türk aktivistin İstanbul Havalimanı’na varışını duyurdu. Filonun insani yardım amacıyla Gazze’ye yöneldiği, ancak İsrail’in “korsanlık” kapsamında gemilere zorla müdahale ettiği ve aktivistlerin Girit Adası’na götürülerek burada karaya çıkarıldığı bildirildi.

Filonun açıklamasına göre, 175 aktivist arasında 20’si Türk vatandaşıydı. Söz konusu vatandaşlar, İsrail güçlerinin uluslararası sularda yürüttüğü “hukuka aykırı müdahale” sonucunda Girit’te ikamet eden Türkiye konsolosluğu personeli ve diğer temsilciler eşliğinde karaya çıkarıldı. Ardından, Türk Hava Yolları (THY) tarafından özel bir uçak seferiyle İstanbul’a getirildi. Uçak, 1 Mayıs sabahı 17.00‑18.00 saatleri arasında havalimanına indi; aktivistler, THY yetkilileri, Türkiye‑Filistin Parlamentolararası Dostluk Grubu temsilcileri ve sivil toplum kuruluşları tarafından büyük bir kalabalıkla karşılandı.

Gelişin ayrıntıları ve uluslararası yansımalar

Sumud Filosu, 12 Nisan 2026’da İspanya’nın Barselona kentinden 60’dan fazla teknenin bulunduğu bir konvoyla yola çıkmış, 26 Nisan’da İtalya’nın Sicilya adasına ek katılımlarla tekne sayısını 59’a çıkarmıştı. Filodaki gemiler, Gazze’ye insani yardım malzemeleri taşıyarak abluka kırmayı hedefliyordu. Ancak 29 Ekim akşamı, Girit açıklarında İsrail donanması 21 tekneyi kuşatarak “müdahale” etti; 180’den fazla kişi, bu müdahale sırasında alıkonuldu. Habertürk ve Anadolu Ajansı gibi güvenilir haber kaynakları, bu olayların uluslararası hukuk açısından “korsanlık” niteliği taşıdığını ve Birleşmiş Milletler Deniz Hukuku Sözleşmesi’nin açıkça ihlal edildiğini vurguladı.

Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Öncü Keçeli, “İsrail güçleri tarafından uluslararası sularda gerçekleştirilen hukuka aykırı müdahale sonucu alıkonulan vatandaşlarımız ve diğer katılımcılar Girit’te karaya çıkmıştır. Bugün içerisinde Türkiye’ye getirilmeleri öngörülmektedir” dedi. Aynı gün TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş, “Gazze ve adalet için mücadele eden insanlık cephesinin her bir kahramanına teşekkür ediyoruz” şeklinde bir mesaj paylaştı.

Adli Tıp Kurumu’nda sağlık kontrolü ve ifadeler

İstanbul Havalimanı’na geldikten sonra aktivistler, Bahçelievler’deki Adli Tıp Kurumu’na yönlendirildi. Burada tüm aktivistlerin sağlık durumları kontrol edildi; hiçbir ciddi yaralanma rapor edilmedi. Ardından, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’nın yürüttüğü soruşturma çerçevesinde ifadeleri alındı. Sağlık kontrolünden geçen ve ifadeleri tamamlanan 20 aktivist, bir kez daha aileleriyle buluşmak üzere serbest bırakıldı.

Görüşler ve talep edilen uluslararası eylemler

Filo delegasyonu temsilcisi Muhammed Raşit Sancar, basın toplantısında şunları belirtti: “Bu umut, Gazze’deki ablukanın tamamen ortadan kalkması ve soykırımın durması için bir yolun başlangıcıdır. Dünya çapında birlik ve dayanışma ile insani koridorların açılması gerekir.” Aktivist Hakan Şimşek ise “İsrail'in saldırganlığına karşı daha güçlü bir barış gücü oluşturulmalı; aksi takdirde masum sivillerin acısı artacak” dedi.

Birkaç aktivist, İsrail askerlerinin kendilerine uyguladığı fiziksel ve psikolojik şiddeti de gözler önüne serdi. Özellikle çifte vatandaş kimliğine sahip bazı israilli askerlerin Türkçe hakaretleri ve yumruklamaları, Türkiye Dışişleri Bakanlığı tarafından “vazgeçilmez bir insan hakları ihlali” olarak kayda alındı.

İsrail ve uluslararası toplumun tepkileri

Dışişleri Bakanlığı, İsrail’in “korsanlık eylemi” olarak nitelendirdiği müdahaleyi “uluslararası deniz hukuku ve insan hakları açıkça ihlal ediyor” şeklinde eleştirdi. Millî Savunma Bakanlığı ise “Türkiye, Akdeniz’in en uzun sahil şeridine sahip ülkelerinden biri olarak bölgedeki güvenliği yakından takip ediyor; benzer bir saldırı tekrarlanırsa uluslararası koalisyonlarla ortak yanıt hazırlanacaktır” açıklamasını yaptı.

İsrail’in ise resmi açıklamasında, “Uluslararası sularda güvenlik faaliyetlerimizi sürdürüyoruz; filonun yasadışı bir şekilde hareket ettiğini tespit ettik” ifadeleri yer aldı. Ancak, uluslararası hukuk uzmanları ve Birleşmiş Milletler temsilcileri, İsrail’in bu tutumunun “serbest seyir hakkını çiğnemek” ve “insani yardım akışını engellemek” kapsamında suç teşkil ettiğini vurguladı.

Sonuç ve geleceğe bakış

Sumud Filosu’na yönelik İsrail’in müdahalesi, insani yardım girişimlerinin deniz yoluyla gerçekleştirilmesinin ne kadar kırılgan olduğunu bir kez daha gözler önüne serdi. 20 Türk aktivistin güvenli bir şekilde Türkiye’ye dönmesi, hem Türkiye’nin diplomatik çabalarının hem de sivil toplumun dayanışmasının bir göstergesi olarak yorumlanıyor.

Gelecek haftalarda, Filonun ikinci ve üçüncü aşama girişimlerinin (Vicdan Gemisi, Özgür Filotilla gibi) planladığı rotalar ve uluslararası destek talebi yakından izlenecek. Ancak uzmanlar, “Gerçek bir insani koridorun sağlanması, yalnızca sivil toplumun çabalarıyla değil, uluslararası diplomasinin ve çok taraflı hukuki baskının da eş zamanlı yürütülmesiyle mümkün olacaktır” uyarısında bulunuyor.

Bu gelişmeler, bölgedeki insan hakları tartışmalarının yanı sıra deniz güvenliği, uluslararası hukukun uygulanması ve insani yardımın sağlanması konularında yeni bir dönemin kapısını aralıyor. Türkiye’nin bu süreçteki aktif rolü, hem bölgedeki barış çabalarına katkı sağlayacak hem de uluslararası arenada hukukun üstünlüğü ilkesinin savunulması açısından kritik bir öneme sahip.

Avatar

Salih TANRISEVEN

Haber Nexus Yazarı

Bu yazar henüz bir biyografi eklememiş.

Yorumlar(0)