N
Haber Nexus
GündemDünyaEkonomiTeknolojiSporSağlık

Kategoriler

GündemDünyaEkonomiTeknolojiSporSağlıkKültür & SanatBilim
N
Haber Nexus

Gündemdeki en son haberleri, analizleri ve derinlemesine içerikleri keşfedin. Modern, hızlı ve kişiselleştirilmiş haber deneyimi.

Platform

  • Hakkımızda
  • İletişim
  • Kariyer
  • Reklam
  • RSS Kaynakları

Kategoriler

  • Gündem
  • Dünya
  • Ekonomi
  • Teknoloji
  • Spor

Yasal

  • Gizlilik Politikası
  • Kullanım Şartları
  • Çerez Politikası
  • KVKK

© 2026 HaberNexus. Tüm hakları saklıdır.

17 Temmuz 2026 06:015 dk okuma0 görüntülenme

Trump, ABD'deki seçim sistemini eleştirdi

ABD Başkanı Donald Trump, istihbarat bilgilerine göre ABD seçim sisteminin siber saldırı, istismar ve yabancı müdahaleye karşı ciddi şekilde savunmasız olduğunu belirterek, Çin'in 2020'den bu yana 220 milyon ABD seçmen bilgisini ele geçirerek tarihteki en büyük seçim verisi ihlalini gerçekleştirdiğini iddia etti

Avatar

Salih TANRISEVEN

Yazar

Trump, ABD'deki seçim sistemini eleştirdi

Trump, ABD Seçim Sistemini "Siber Saldırılara ve Yabancı Müdahaleye Karşı Savunmasız" Olarak Nitelendirdi

ABD Başkanı Donald Trump, 16 Temmuz'da Beyaz Saray'da yaptığı ulusa sesleniş konuşmasında, ülkenin seçim altyapısının siber saldırı, istismar ve yabancı müdahaleye karşı ciddi şekilde savunmasız olduğunu öne sürdü. Trump, yeni deşifre edildiğini belirttiği istihbarat belgelerine dayanarak, Çin'in 2020 seçim döngüsünden bu yana 220 milyon ABD seçmenine ait dosyayı ele geçirerek "tarihteki en büyük seçim verisi ihlalini" gerçekleştirdiğini iddia etti. Başkan, bu verilerin isim, adres, telefon numarası ve siyasi parti tercihleri gibi kayıt için kullanılan hassas bilgileri içerdiğini söyledi.

Çin İddiaları ve "Gölge Hükümet" Suçlamaları

Trump, konuşmasında Çin'in 2020'den itibaren başlayan bir süreçte ABD seçim verilerini sistematik olarak topladığını ve bu faaliyetin istihbarat camiası içindeki "serseri bürokratlar" tarafından gizlendiğini savundu. "2020'de FBI tarafından elde edilen ham istihbarat, Çin'in faaliyetlerinin Joe Biden için yasadışı oy pusulası üretme girişimini dahi içerdiğini ortaya koyuyordu" diyen Trump, onlarca CIA ve NSA raporunun kendisine günlük sunulan brifinglerden çıkarıldığını öne sürdü. Bir istihbarat analistinin "başkanlık günlük brifingini Çin'in seçim faaliyetlerine ilişkin bilgileri saklamak için kasıtlı olarak şişirdiğini" itiraf eden bir e-posta yazdığını iddia eden Trump, FBI içindeki bir yetkilinin de "gölge hükümet" yürüterek bu bilgileri gizlediğini ileri sürdü.

Beyaz Saray tarafından yayımlanan belgelere göre, Çin bağlantılı aktörlerin 18 eyaletin seçmen kayıt verilerine erişim sağladığı ve bunun için ticari web sitelerini kullandığı belirtildi. Trump, federal kurumların eyalet valileri ve seçim yetkililerini bu siber açıklar ve ihlal edilen seçmen verileri konusunda bilgilendirmeye başlayacağını duyurdu. Ayrıca İç Güvenlik Bakanlığı'nın (DHS) seçim güvenliği konusunda bir brifing düzenleyeceğini ve eyaletlere teknik zafiyetleri 2026 ara seçimleri öncesinde gidermeleri için yardım edileceğini belirtti.

İstihbarat Topluluğu ve 2021 Değerlendirmesi ile Çelişki

Trump'ın bu iddiaları, ABD istihbarat topluluğunun resmi bulgularıyla doğrudan çelişmektedir. Mart 2021'de Ulusal İstihbarat Konseyi (NIC) tarafından yayımlanan ve o dönemde Trump'ın kendi İstihbarat Direktörü John Ratcliffe (şimdiki CIA Direktörü) yönetiminde hazırlanan değerlendirme, Çin'in 2020 seçiminin sonucunu etkilemeye çalışmadığı sonucuna "yüksek güven" ile varmıştı. Söz konusu değerlendirme, Çin'in ne oy sayım sistemlerine ne de sonuçların iletimine müdahale etmediğini, ayrıca hiçbir yabancı aktörün oy kayıtları, oy pusulaları, sayımlar veya sonuçlar dahil olmak üzere oy verme sürecinin "herhangi bir teknik yönünü" değiştirmeyi denediğine veya başardığına dair işaret bulunmadığını kaydetmişti.

Deşifre edilen bazı belgeler de Trump'ın anlatısını tam olarak desteklemiyor. Örneğin, CIA tarafından hazırlanan ve 2020'ye ait erken bir rapor, "oyları sayan, ileten veya görüntüleyen sistemlerin yerel düzeyde istismara açık olduğunu ancak seçim sonucunu değiştirecek kadar geniş ölçekte manipüle edilmesinin zor olduğunu" değerlendiriyordu. Bir diğer CIA belgesi ise Çin istihbaratının Biden kampanyasını hedef aldığını ancak Pekin'in "şu anda seçimin sonucunu etkilemek için gizli müdahale yapmayı amaçlamadığını" belirtiyordu. Demokrat Senatör Mark Warner, Trump'ın Çin'e ilişkin "bomba" iddialarının "tamamen asılsız" olduğunu belirterek istihbarat kurumlarının Çin'in 2020'de tek bir oyu bile değiştirmeyi denemediği konusunda hemfikir olduğunu vurguladı.

Seçmen Verilerinin Doğası ve Uzman Görüşleri

Seçim güvenliği uzmanları, Trump'ın "220 milyon dosya" iddiasının bağlamından koparılmış olabileceğine dikkat çekiyor. 2020'de 213,8 milyon kayıtlı seçmen bulunurken, günümüzde bu sayı 234,5 milyona ulaşmıştır. Birçok eyalette seçmen kayıt verileri zaten kamuya açık veya düşük maliyetle satın alınabilir niteliktedir; örneğin Kuzey Carolina gibi eyaletler bu bilgileri internet sitelerinde ücretsiz sunmaktadır. Bu nedenle, Çin'in bu verilere erişmiş olması, seçim süreçlerinin bütünlüğünün ihlal edildiği anlamına gelmemektedir. Nitekim 2020'den itibaren deistifre edilen Nisan 2020 tarihli bir istihbarat raporu, Çin istihbaratının birden fazla eyaletin seçmen kayıt verilerini "kamuoyu analizi" yapmak amacıyla incelediğini ortaya koymuştu.

Öte yandan, Çin Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Liu Chang, Trump'ın konuşmasından önce yaptığı açıklamada "Çin'in ABD'nin başkanlık seçimlerine asla müdahale etmediğini ve etmeyeceğini" net bir dille ifade etti. Uzmanlar, Çin'in seçim verilerini toplamasının kendi devlet uygulaması bağlamında olağan bir istihbarat faaliyeti olabileceğini, ancak bunun seçim sonuçlarını değiştirme kapasitesi olmadığını belirtiyor.

Yeni Yasama Girişimleri ve Siyasi Boyut

Trump, seçim güvenliği endişelerini gerekçe göstererek Kongre'den SAVE America Act adlı yasa tasarısını geçirmesini talep etti. Bu tasarı, oy vermek için fotoğraflı kimlik, vatandaşlık kanıtı ve posta yoluyla oy vermeyi önemli ölçüde sınırlandıran düzenlemeler içeriyor. Trump ayrıca posta yoluyla oy vermeyi "doğası gereği yozlaşmış" olarak nitelendirdi. Demokratlar ve oy hakkı savunucuları ise ABD seçimlerinde seçmen sahtekarlığının son derece nadir olduğunu vurgulayarak bu tür düzenlemelerin meşru oyları bastıracağı uyarısında bulunuyor.

Temsilciler Meclisi İstihbarat Komitesi'nin Demokrat üyeleri, konuşmadan önce İstihbarat Direktörü Bill Pulte ile FBI, CIA ve NSA liderlerine mektup yazarak Trump'ın "istihbaratı seçim güvenliğine ilişkin yanlış iddiaları desteklemek için silahlandırmasına" izin vermemeleri çağrısında bulundu. Trump'ın bu adımı, Ocak 2025'te göreve dönmesinden bu yana federal hükümetin seçim yönetimi üzerindeki yetkisini genişletme çabalarının bir parçası olarak yorumlanıyor; zira ABD Anayasası'na göre seçimlerin yönetimi eyaletlerin yetkisindedir.

Uluslararası İlişkiler ve Sonuç

Trump'ın sert Çin eleştirileri, geçen yılki maliyetli ticaret savaşının ardından nispeten yumuşayan ilişkileri gerginleştirebilir. Başkan'ın Eylül ayında Çin Devlet Başkanı Xi Jinping ile ticaret ilişkilerini iyileştirme görüşmesi yapmayı umduğu belirtiliyor. Bazı Beyaz Saray yetkililerinin, Çin bilgilerinin yanıltıcı olabileceği endişesiyle açıklamadan önce çekincelerini dile getirdikleri bildirildi.

Sonuç olarak, Trump'ın seçim sistemine yönelik eleştirileri ve Çin'in 220 milyon seçmen verisini ele geçirdiği iddiası, ABD'de seçim güvenliği tartışmalarını yeniden alevlendirirken, istihbarat topluluğunun resmi bulguları ve bağımsız uzmanların değerlendirmeleriyle ciddi bir çelişki içermektedir. Olay, seçim altyapısının siber dayanıklılığının artırılması ihtiyacını gündeme getirmekle birlikte, siyasi kutuplaşmanın ve istihbaratın politik amaçlarla kullanımı tartışmalarının da merkezine oturmuş durumdadır.

Avatar

Salih TANRISEVEN

Haber Nexus Yazarı

Bu yazar henüz bir biyografi eklememiş.

Yorumlar(0)