4 dk okuma0 görüntülenme

Tutuklu gazeteci Alican Uludağ: Hâkimin yüzünü görmeden yargılama mı olur?

Tutuklu gazeteci Alican Uludağ hakkında hazırlanan iddianameyi kabul eden Ankara 57. Asliye Ceza Mahkemesi, Uludağ'ın 21 Mayıs'ta hâkim karşısına çıkmasına karar verdi.

Avatar

Salih TANRISEVEN

Yazar

Tutuklu gazeteci Alican Uludağ: Hâkimin yüzünü görmeden yargılama mı olur?

Mahkeme 21 Mayıs’ta Alican Uludağ’ı Hâkim Karşısına Çıkaracak, Tutukluluk ve SEGBİS Tartışmaları Sürüyor

İstanbul, 27 Nisan 2026 – Alman gözaltı camiasının en konuşulan isimlerinden biri olan gazeteci Alican Uludağ, tutukluluğunun 90. gününde Ankara 57. Asliye Ceza Mahkemesi’nin verdiği karar sonrası 21 Mayıs 2026 tarihinde hâkim karşısına çıkacak. Kararın ardından gazeteci, hâkimin yüzünü görmeden yargılanmaya izin verilen SEGBİS (Sesli Görüntülü Bağlantı Sistemi) sevkiyatına karşı çıkıyor. Uludağ’ın savunması, ifade özgürlüğü, adil yargılanma ve dijital mahkeme uygulamaları üzerine yeni bir tartışma başlattı.

İddianame Kabul Edildi, 19 yıla Kadar Hapis Talep Ediliyor

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı, Uludağ hakkında “cumhurbaşkanına alenen hakaret”, “halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma” ve “Türkiye Cumhuriyeti hükümetini ve devletin yargı organlarını alenen aşağılama” suçlamalarıyla iddianame hazırladı. İddianamede Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan tek müşteki olarak yer alıyor. Savcılık, paylaşımları “dezenformasyon” ve “kamu barışını bozma” unsurlarıyla ilişkilendirerek, suçların zincirleme işlenmesi gerekçesiyle 19 yıl 4 ay 15 güne kadar hapis cezası talep etti.

Mahkeme, iddianamenin içeriğini onaylayarak Uludağ’ın 21 Mayıs 2026’da hâkim karşısına çıkmasına karar verdi. Bu tarih, tutukluluğunun 90. gününe denk geliyor ve Uludağ, o tarihte ilk kez hâkim huzurunda savunmasını yapacak.

SEGBİS Uygulamasına Karşı “Yüzü Görmeden Yargılamaya” Tepkisi

Karar bildirildiği gün, Uludağ bir açıklama yaptı: “Dosyam İstanbul’dan Ankara’ya gönderildi ama ben hala Silivri Cezaevi’nde, 550 km uzakta bir hücredeyim. Mahkeme beni SEGBİS yoluyla duruşmaya bağlamayı planlıyor. Ancak savunmamı hâkimin yüzünü görerek, aynı mekânda yapmak istiyorum.”

Uludağ, SEGBİS’in yalnızca “görünür” bir prosedür olduğunu, gerçeğin hâkim karşısında, sözcüklerin ve beden dilinin tam olarak algılanmasının zorunlu olduğunu savunuyor. “Hâkimin yüzünü görmeden yargılamaya nasıl izin verebiliriz?” sorusunu gündeme taşıdı. Bu durum, Türkiye’de adil yargılanma hakkının uluslararası standartlarla uyumu üzerine yeni bir hukuki tartışma başlattı.

Mahkemenin Yetkisizlik Kararı ve Dosyanın Ankara’ya Transferi

İddianame hazırlanırken, Uludağ’ın avukatı Yalçın, “dosya İstanbul’da açılmış, ancak müvekkilin ikamet adresi Ankara, bu yüzden mahkeme yetkisiz” iddiasında bulunmuştu. Ankara 57. Asliye Ceza Mahkemesi, savcılığın talebine istinaden dosyanın Ankara’ya gönderilmesine karar verdi. Mahkeme aynı zamanda Uludağ’ın kaçma şüphesine dayanarak tutukluluk hâlini sürdürdü. Hakimin “somut olgular” sunduğu belirtilse de, Uludağ bu gerekçeyi “gerçeğe aykırı” ve “politik bir savunma” olarak nitelendiriyor.

Uluslararası ve Yerel Tepkiler

Karar ve SEGBİS uygulaması, hem Türkiye içinde hem de dışarıda geniş yankı buldu. Avrupa Gazeteciler Federasyonu (EFJ) ve Uluslararası Basın Özgürlüğü Derneği (IAPP) temsilcileri, “Gazetecilerin savunma hakkının engellenmesi, ifade özgürlüğüne açık bir saldırıdır” diyerek Uludağ’ın serbest bırakılmasını talep etti. Türkiye‑AB insan hakları diyalog çerçevesinde, Avrupa Birliği temsilcileri de “dijital duruşma yöntemlerinin şeffaflığı ve denetimi sağlanmadan kullanılması risklidir” uyarısında bulundu.

Türkiye Cumhuriyeti Adalet Bakanlığı ise “dosyanın yargılaması bağımsız mahkeme tarafından yürütülüyor, SEGBİS sadece teknik bir araç” açıklaması yaptı. Hakim ise “soruşturma sürecinde kaçma ihtimali olduğundan, tutukluluk hâlini korumak gerektiği” gerekçesini yineledi.

Gelecek Duruşma: Savunma Stratejileri ve Hukuki Olasılıklar

Uludağ’ın avukatları, SEGBİS kararının iptali için İdari Dava ve İstanbul 26. Asliye Ceza Mahkemesi’ne temyiz başvurusu hazırlıyor. Savcılık ise “SEGBİS, sanığın haklarını koruyan modern bir uygulama” diyerek, kararın geri alınmasının mümkün olmadığını savunuyor.

Uzman hukukçular, bu davanın iki kritik soruya ışık tutacağını belirtiyor:

  • Adil yargılanma hakkı – Yüz yüze savunma, özellikle “hakaret” ve “yanıltıcı bilgi” suçlarında, yargıcın ifadeyi doğru yorumlaması açısından zorunlu mu?
  • Dijital duruşma prosedürleri – SEGBİS gibi sistemler, müvekkilin fiziksel olarak mahkemede bulunmadığı durumlarda, yasal bir sınırlama mı yoksa istisnai bir uygulama mı olmalı?

Bu sorular, Türkiye’nin gelecekteki adli reformları ve dijital mahkeme uygulamalarının şekillenmesinde belirleyici olabilir.

Son Durum ve Beklentiler

Şu anda Alican Uludağ, Silivri Cezaevi’nin Marmara bloğunda, tek kişilik bir hücrede tutuluyor. Avukatları, Ankara Adliyesi’ne fiziki dönüş ve “yüz yüze savunma” talebini resmi olarak mahkemeye iletiyor. SEGBİS kararı ise hâlen yürürlükte ve 21 Mayıs’ta uygulanması bekleniyor.

Uludağ’ın savunması, sadece bireysel bir dava olmaktan çıkıp, Türkiye’de gazetecilik özgürlüğü, dijital yargı süreçleri ve uluslararası insan hakları standartları arasındaki gerilimin bir göstergesi hâline geldi. 21 Mayıs'ta gerçekleşecek duruşma, bu tartışmaların nihai sınavı olacak; mahkeme kararının hem yerel hem de uluslararası alanda yankısı uzun vadeli etkiler yaratabilir.

Gelişmeleri yakından takip etmeye devam edeceğiz.

Avatar

Salih TANRISEVEN

Haber Nexus Yazarı

Bu yazar henüz bir biyografi eklememiş.

Yorumlar(0)