Ekonomi4 dk okuma0 görüntülenme

Ulaştırmada sıfır atık dönemine geçiliyor

Türkiye’nin sürdürülebilir kalkınma hedefleri doğrultusunda Sıfır Atık Vakfı ile Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı arasında İş Birliği Protokolü imzalandı. Ulaştırma ve altyapı sektörlerinde sıfır atık yaklaşımının yaygınlaştırılmasını, çevresel etkilerin azaltılmasını ve sürdürülebilir ulaşım modellerinin güçlendirilmesini amaçlayan bu stratejik adım, çok paydaşlı bir dönüşüm sürecini başlatacak

Avatar

Salih TANRISEVEN

Yazar

Ulaştırmada sıfır atık dönemine geçiliyor

Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı ile Sıfır Atık Vakfı arasında stratejik iş birliği protokolü imzalandı

Türkiye 29 Nisan 2026 tarihinde, sürdürülebilir kalkınma hedeflerine paralel olarak, Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı (UAB) ile Sıfır Atık Vakfı (SAV) arasında kapsamlı bir İş Birliği Protokolü imzaladı. Protokol, ulaştırma ve altyapı sektörlerinde sıfır atık yaklaşımını yaygınlaştırmayı, yeşil altyapı uygulamalarını standart hâle getirmeyi ve 2053 net sıfır emisyon hedefine ulaşmayı amaçlayan çok paydaşlı bir dönüşüm çerçevesi sunuyor.

Protokolün ana hatları

İmzalanan anlaşma, aşağıdaki temel alanları kapsıyor:

1. Yeşil altyapı ve sıfır atık standartları – Liman, havalimanı, tren istasyonu gibi kritik altyapı birimlerinde atık oluşumunu en aza indirgeyen, geri dönüştürülebilir malzeme kullanımını zorunlu kılan prosedürler oluşturulacak.

2. Kaynak verimliliği ve döngüsel ekonomi – İnşaat ve bakım süreçlerinde %30‐%40 oranında geri dönüşümlü malzeme kullanımı hedefleniyor. Yıllık yaklaşık 2 milyon ton asfaltın geri kazanımı ve yol yüzeylerinde “asfalt geri dönüşüm tesisleri” entegrasyonu protokol kapsamında desteklenecek.

3. Kurumsal karbon ayak izi hesabı – UAB, Türkiye’de kurumsal karbon ayak izini ilk kez hesaplayan bakanlık olarak, tüm projelerde yaşam döngüsü analizlerini zorunlu kılıyor. Bu sayede emisyon projeksiyonları, Avrupa Birliği destekli “Türkiye’nin Ulaşımda Net Sıfır Emisyon Yol Haritası” projesiyle tutarlı hâle getirilecek.

4. Eğitim, farkındalık ve çok paydaşlı iş birliği – Üniversiteler, sivil toplum kuruluşları, özel sektör ve uluslararası kurumlarla çalıştay, seminer ve teknik kapasite artırma programları düzenlenecek. Sıfır Atık Vakfı, bu etkinliklerin içerik geliştirme ve uzman kadro temini konusunda liderlik yapacak.

İş birliğinin arkasındaki sayılar

UAB Bakanı Abdulkadir Uraloğlu protokol töreninde, ulaşım sektörünün sera gazı emisyonundaki payını şu şekilde dile getirdi: “Dünya çapında %21, Türkiye’de ise %17,6 oranında emisyon üretmekte. Bu, sektörün iklim değişikliğiyle mücadelede üçüncü ve ikinci sırada olduğunu gösteriyor.” Bu veriler, hem ulusal hem de küresel ölçekte sektörel dönüşümün zorunlu olduğunu vurguluyor.

UAB, son 24 yılda yol uzunluğunu 6 bin 101 km’den 30 bin 51 km’ye çıkararak, “1 milyon yetişkin ağaç bir yılda 6,55 milyon ton karbon emisyonunu temizler” şeklinde bir karşılaştırma yaptı. Ayrıca, 52 havalimanı karbonsuz havalimanı sertifikasıyla ABD’den sonra ikinci sırada yer alıyor.

Sıfır Atık Vakfı’nın vizyonu ve uluslararası boyut

SAV başkanı ve COP31 yüksek düzeyli iklim şampiyonu Samed Ağırbaş, imzalanan protokolün sadece bir iç politika aracı olmadığını, aynı zamanda Türkiye’nin gelecek yıl ev sahipliği yapacağı Sıfır Atık Forumu ve COP31 (9‑20 Kasım 2026) gibi küresel platformlarda Türkiye’nin “sıfır atık” liderliğini pekiştirecek bir köprü olduğuna dikkat çekti. Forumun 150 üzerinden ülke temsilcisi, 100 üzerinden bakan ve 5 bin katılımcı beklediği bildirildi.

Ulaşım sektöründe somut projeler

  • Marmaray projesi: 2013‑2026 yılları arasında 62 milyon ton karbon emisyonu önlenmiş.
  • Demiryolu yük taşımacılığı: Pay %5’ten %22’ye yükseltilmesi hedefleniyor.
  • Havalimanları: “Follow‑Me” hizmetlerinde yerli Togg araçlarının kullanılması, havacılıkta sıfır emisyona geçişi hızlandırıyor.
  • Akıllı ulaşım sistemleri: Trafik akışının optimizasyonu ile yıllık emisyon tasarrufu sağlanıyor.

Ekonomik ve çevresel getiriler

Protokol, çevresel faydaların yanı sıra ekonomik verimlilik de vaat ediyor. Geri dönüşüm ve atık azaltma süreçleri, uzun vadede bakım maliyetlerini %15‑%20 oranında düşürürken, enerji tasarrufu ve hammadde tasarrufu sayesinde yatırım geri dönüş süresi kısalıyor. Ayrıca, döngüsel ekonomi modeli sayesinde yeni istihdam alanları oluşacak; özellikle geri dönüşüm tesisleri, malzeme yenileme ve eğitim hizmetlerinde iş gücü talebi artacak.

Gelecek perspektifi

UAB‑SAV iş birliği, “sıfır atık” kavramını yalnızca atık yönetimiyle sınırlamıyor; üretim‑tüketim zincirinin baştan sona yeniden yapılandırılmasını öngörüyor. Bu yaklaşım, Türkiye’nin 2053‑lü net sıfır emisyon vizyonunu desteklemekle kalmayıp, aynı zamanda Yeşil Büyüme Stratejisi çerçevesinde AB fonları ve uluslararası iklim fonlarıyla uyumlu bir finansman modeli de sunuyor.

Uzmanlar, bu tür çok paydaşlı protokollerin sürdürülebilirlikte “dönüşüm‑ünleştirme” (transformation‑integration) modeli olarak tanımlanması gerektiğini; çünkü sadece yasalarla değil, kültürle, teknolojiyle ve ekonomik teşviklerle de köklü bir değişimin sağlanabileceğini vurguluyor.

Sonuç

Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı ile Sıfır Atık Vakfı arasındaki iş birliği protokolü, Türkiye’nin ulaşım‑altyapı ağlarını iklim dostu bir geleceğe taşıma yolundaki en kritik adımlardan biri olarak öne çıkıyor. Protokolün yürürlüğe girmesiyle beraber, altyapı projelerinde atık yönetimi en üst seviyeye çıkarılacak, geri dönüşümlü malzeme kullanımı artırılacak ve sürdürülebilir ulaşım bilinci tüm paydaşlara yaygınlaştırılacak. Bu çerçevede, ülkenin 2053 net sıfır emisyon hedefi daha somut bir yol haritasına kavuşmuş olacak.

Avatar

Salih TANRISEVEN

Haber Nexus Yazarı

Bu yazar henüz bir biyografi eklememiş.

Yorumlar(0)