Yargıtay 1. Ceza Dairesi Beraat Kararını Bozdu: Durdu Gevşek “Eşe Karşı Kasten Öldürme” Suçundan Ağırlaştırılmış Müebbet Hapse Mahkum Edildi
Kahramanmaraş, 2024 – 5 yıl önce yolda yaralı olarak bulunan ve hastanede hayatını kaybeden 27 yaşındaki Sevgi Gevşek’in eşi Durdu Gevşek (34) hakkında verilen beraat kararı, Yargıtay 1. Ceza Dairesi tarafından oy çokluğuyla bozuldu. Bozma kararının ardından yeniden görülen davada, Durdu Gevşek, “Eşe karşı kasten öldürme” suçundan ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına çarptırıldı ve tutuklu hâlde tahliye edilmedi.
Olay, 17 Kasım 2021 tarihinde Kahramanmaraş’ın Sakarya Mahallesi’nde meydana geldi. 1 çocuk annesi Sevgi Gevşek, sokakta şiddetli yaralı hâlde bulunmuş, vatandaşların müdahalesiyle hastaneye kaldırılmıştı. Yapılan adli tıp incelemesi, kadının bıçakla delinerek karaciğerinin parçalandığını ve 23 Kasım 2021’de karaciğer nakli sonrası dahi kurtarılamadığını ortaya koydu.
Durdu Gevşek, olayın hemen ardından tutuklanarak “kasti öldürme” suçlamasıyla yargılandı. İlk derece Mahkemesi, “dosyada kesin ve şüpheden uzak delil bulunmadığı” gerekçesiyle sanığı beraate uğurladı. Buna karşılık, Sevgi Gevşek’in ailesi kararın adaletsiz olduğunu belirterek temyiz başvurusunda bulundu.
Yargıtay’ın Bozma Gerekçesi
Yargıtay 1. Ceza Dairesi, beraat kararını oy çokluğuyla bozarak dosyayı yeniden yargılamaya gönderdi. Bozma ilamında mahkeme, aşağıdaki hususlara dikkat çekti:
- Durdu Gevşek’in, yaralı eşini gördüğü halde 112 Acil Çağrı merkezini aramak yerine akrabalarını ve arkadaşlarını arayarak olay yerine yönlendirmesi;
- Maktulün, şiddetli bir darbenin ardından “yardım çığlığı” atarak sokağa kaçtığını, intihar niyetinde olmayıp hayatta kalma isteği taşıdığını beyan etmesinin, “hayatın olağan akışına” aykırı olmadığı;
- Olay yerinde kullanılan bıçağın temizlenmesi ve iz bırakmaması konusundaki açıklamaların mantıksal tutarsızlıklar içermesi.
Mahkeme, “sanığın sabit bulunan eşine yönelik nitelikli kasten öldürme suçundan mahkumiyeti yerine yanılgılı değerlendirme ile beraatine karar verilmesi hukuka aykırıdır” şeklinde yorumda bulundu.
Yeniden Yargılanma ve Sonuç
Bozma kararının ardından Durdu Gevşek, Kahramanmaraş 1. Ağır Ceza Mahkemesi önünde yeniden yargılandı. Sanık, dava sürecinde “ambulansı aramamın sebebi iki ayağımın sakat olması” ve “olayı akrabalarımla çözeceğim” gibi savunmalarını sürdürdü. Cumhuriyet savcısı ise, Yargıtay’ın belirttiği deliller ışığında “eşi Sevgi Gevşek’i bilerek öldürmek” suçlamasını ısrarla destekledi.
Mahkeme heyeti, Durdu Gevşek’in eşine karşı “kasten öldürme” suçunu işlediğine, suçun “ağırlaştırılmış” nitelikte olduğuna karar verdi. Buna göre, sanık ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına hükmedildi ve kararın açıklanmasıyla birlikte tutuklu hâlde cezasını çekmek üzere mahkeme tarafından tutuklandı.
Tarafların ve Uzmanların Görüşleri
Sevgi Gevşek’in ailesi, “uzun yıllar süren hukuk mücadelesi sonunda adalet yerini buldu” diyerek kararı memnuniyetle karşıladı. Aile avukatı Serpil Yabanoğlu, bu kararın “kadın cinayetleri konusunda emsal niteliği taşıdığını” ve “şüpheden sanık yararlanır” ilkesinin doğru uygulanmadığını vurguladı.
Durdu Gevşek’in savunma avukatları ise, Yargıtay’ın bozma kararının “delillerin yetersizliğini göz ardı ettiğini” ve “sanığın masumiyetinin hâlâ kesin olmadığını” ileri sürerek, “kamuoyunun ve yargının köklü bir yanılgıya düşmüş olabileceğini” belirttiler.
Hukuk uzmanı Prof. Dr. Ahmet Kılıç, “Yargıtay’ın bu kararı, benzer davalarda “yaralanma ve ölüm arasındaki ilişki” ile ilgili mahkeme değerlendirmelerinde daha titiz bir yaklaşım benimsenmesi gerektiğine işaret ediyor” dedi. Uzman, “ağırlaştırılmış müebbet gibi en yüksek ceza, sadece somut ve kesin delillerle temellendirilmeli; aksi hâlde yargı sistemine güven sarsılabilir” uyarısında bulundu.
Kararın Hukuki ve Toplumsal Önemi
Bu dava, Türkiye’de artan “kadın cinayetleri” ve “eş şiddeti” sorununun yargı önündeki en kritik örneklerinden biri olarak görülüyor. Yargıtay’ın beraat kararını bozması, “delil yetersizliği” iddiasıyla savunulan durumların yeniden incelenebileceği mesajını taşıyor. Özellikle “Şüpheden Sanık Yarar” ilkesinin, somut delillerle desteklenmeyen kararların üzerindeki etkisi gündeme geldi.
Öte yandan, karar, “ağırlaştırılmış müebbet” cezasının uygulanabilirliğini ortaya koyarak, şiddetli aile içi suçların caydırıcı etkisinin artırılması gerektiği tartışmasına da yeni bir boyut ekledi.
Sonuç olarak, Yargıtay 1. Ceza Dairesi’nin beraat kararını bozması, Durdu Gevşek’in yeniden yargılanıp ağırlaştırılmış müebbet hapse mahkum edilmesi ve olayın medyada geniş yankı bulması, hem adalet sistemindeki denetim mekanizmalarının işlevini göstermekle kalmadı, hem de toplumsal cinsiyet temelli şiddetle mücadelede hukuki süreçlerin ne kadar hassas ve kritik olduğunu bir kez daha hatırlattı.
