Fransa'da hayat pahalılığı, akaryakıt fiyatlarındaki yükseliş ve eğitim sektöründeki yetersizlikleri protesto eden sendikalar ile öğrenci örgütlerinin çağrısıyla ülke genelinde kapsamlı bir genel grev başlatıldı. Demir yolu çalışanlarından kamu hastanelerine, posta hizmetlerinden eğitimcilere kadar çok sayıda sektörün iş bıraktığı eylemler nedeniyle ulaşım ve kamu hizmetleri aksarken, Paris yönetimi güvenlik tedbirlerini en üst seviyeye çıkardı.
Ülke genelinde 260 farklı noktada düzenlenen yürüyüş ve gösterilere 500 bin ila 700 bin kişinin katılması öngörülüyor. Yalnızca başkent Paris'te République Meydanı ile Nation Meydanı arasındaki güzergahta 80 bine yakın eylemcinin yürümesi beklenirken, Fransa Genel İş Konfederasyonu (CGT) öğle saatleri itibarıyla 73 şehirde 250 binden fazla kişinin sokaklara çıktığını duyurdu. Grevin etkisiyle okullarda eğitime ara verildi, tren seferlerinde ciddi iptaller yaşandı ve Paris'in simgesi Eyfel Kulesi ziyarete kapatıldı.
Sendikalar 2027 bütçesine ve eriyen alım gücüne itiraz ediyor
Haftalardır devam eden öğrenci protestolarıyla birleşen grev dalgasının merkezinde, Fransız Parlamentosu'nda görüşülen 2027 bütçe tasarısı ve gelir adaletsizliği yer alıyor. Kamu ve özel sektör sendikaları, hükümete ve işverenlere sundukları ortak listede dört temel talebi öne çıkarıyor:
- 2012 yılından bu yana yasal zorunluluk dışında ek artış yapılmayan asgari ücrete zam uygulanması,
- Enflasyon karşısında eriyen alım gücünü telafi etmek üzere tüm maaş kademelerinde genel artışa gidilmesi ve vergi reformu yapılması,
- Mecliste tartışılan hükümet bütçesinin kamu hizmetleri lehine yeniden düzenlenmesi,
- Okullardaki öğretmen açığının kapatılması, sınıf mevcutlarının düşürülmesi ve binaların fiziki şartlarının iyileştirilmesi.
Fransa Demokratik İşçi Konfederasyonu (CFDT) temsilcisi Marylise Leon, AFP'ye yaptığı değerlendirmede sokaktaki hareketliliğin bir milyondan fazla insanın katıldığı 2023 emeklilik reformu protestolarıyla kıyaslanabilecek boyuta ulaşacağını belirtti. CGT Genel Sekreteri Sophie Binet ise hükümete seslenerek seferberliği sona erdirecek tek adımın çalışanların taleplerine yanıt verilmesi olduğunu vurguladı ve "Ne kadar beklerseniz bedeli o kadar yüksek olur" ifadelerini kullandı.
Sokaklarda 70 bin polis ve zırhlı araçlarla güvenlik önlemi
Genel grev, Fransa'da yaklaşık iki aydır süren toplumsal gerilimin üzerine geldi. Liselilerin 17 Eylül'de başlattığı eylemlerin yanı sıra Sarı Yelekliler hareketinin 17, 24 ve 31 Ekim tarihlerinde yeniden sokağa inmesi ülkedeki tansiyonu yükseltmişti. Özellikle 17 Ekim'deki gösterilerde 3 binden fazla iş yerinin zarar görmesi veya yağmalanması, hükümeti bu kez daha sıkı tedbirler almaya yöneltti.
İçişleri Bakanı Laurent Nunez, gösteriler boyunca kamu düzenini sağlamak amacıyla ülke genelinde 70 binden fazla polis ve jandarmanın görevlendirildiğini açıkladı. Şehir merkezlerinde olası yağma girişimlerine karşı teyakkuzda olduklarını belirten Nunez, sahadaki kolluk kuvvetlerine helikopterler, insansız hava araçları ve onlarca zırhlı araçla destek verileceğini, her türlü şiddet eylemine çok sert yanıt verileceğini bildirdi. Altı haftayı aşan protesto sürecinde ülke genelinde yaklaşık 8 bin kişinin gözaltına alınması ve polis müdahalelerinin boyutu ise kamuoyunda tartışılmaya devam ediyor.
Üniversite ve liseleri kuşatan öğrencilere müdahale
Hükümetin eğitim sektörüne yönelik önceki vaatlerini yetersiz bulan lise ve üniversite öğrencileri, grev sabahı birçok kentte okul binalarını abluka altına aldı. Başkent Paris'te Panthéon-Assas Üniversitesi girişini çöp kovaları ve barikatlarla kapatan öğrenci grubuna polis müdahale ederek eylemcileri bölgeden uzaklaştırdı. Paris'teki Victor Hugo, Sophie Germain, Claude Monet, Hélène Boucher ve Simone Weil liselerinde de benzer kuşatma eylemleri gerçekleştirildi.
Öğrenci eylemleri ve polis müdahaleleri başkent dışındaki büyük şehirlere de yayıldı. Bordeaux'da Camille Jullian Lisesi önünde insan zinciri oluşturan öğrenciler ile Nancy, Rennes ve Lille kentlerinde okul girişlerini kapatan gruplar güvenlik güçlerince dağıtıldı. Lyon kentindeki yürüyüş sırasında ise siyah giyimli bazı grupların güvenlik güçleriyle karşı karşıya gelmesi üzerine çevik kuvvet ekipleri göstericilere göz yaşartıcı gazla müdahale etti. Grev nedeniyle demir yolu şirketi SNCF başta olmak üzere ulaşım kurumları, yolculara seferlerini resmi kanallardan kontrol etmeleri ve alternatif plan yapmaları yönünde uyarıda bulundu.




