Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, 27 Ekim 2026 tarihinde Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron ile bir telefon görüşmesi gerçekleştirdi. İki liderin görüşmesinde Türkiye-Fransa ikili ilişkileri, bölgesel gelişmeler ve Birleşmiş Milletler'in (BM) yeni Genel Sekreteri'ni belirleme süreci ele alındı. Görüşmede ayrıca Cumhurbaşkanı Erdoğan, Fransız mevkidaşını Kasım ayında Türkiye'nin ev sahipliğinde Antalya'da düzenlenecek olan COP31 Liderler Zirvesi'ne davet etti.
Neler oldu?
Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı tarafından yapılan resmi açıklamaya göre, 27 Ekim akşamı gerçekleşen telefon görüşmesinde Ankara ile Paris arasındaki ikili ilişkilerin yanı sıra küresel gündem maddeleri değerlendirildi. Görüşmenin en önemli başlıklarından birini, görev süresi yıl sonunda dolacak olan mevcut BM Genel Sekreteri Antonio Guterres'in yerine geçecek ismin belirlenme süreci oluşturdu.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, görüşmede BM'nin küresel krizler karşısındaki rolüne ve yapısal dönüşüm ihtiyacına dikkat çekti. Erdoğan, seçilecek yeni Genel Sekreterin BM'yi yeniden çok taraflılığın merkezi haline getirebilecek, teşkilat içinde gerekli reformları etkin bir biçimde hayata geçirebilecek vizyon ve tecrübeye sahip olması gerektiğini vurguladı.
Diplomatik temasın bir diğer önemli gündem maddesi ise iklim diplomasisi oldu. Cumhurbaşkanı Erdoğan, Fransa Cumhurbaşkanı Macron'u Türkiye'nin ev sahipliğinde Antalya'da gerçekleştirilecek Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi 31. Taraflar Konferansı (COP31) Liderler Zirvesi'ne davet etti. Görüşmenin sonunda Fransa Cumhurbaşkanı Macron da Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın ve Türkiye'nin 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı'nı kutladı.
İletişim Başkanlığı'nın açıklamasında öne çıkan temel başlıklar şunlar oldu:
- Türkiye ve Fransa arasındaki ikili ilişkilerin mevcut durumu ve geliştirilmesi,
- Bölgesel ve küresel güvenlik meseleleri,
- BM'nin 10. Genel Sekreteri'ni belirleme süreci ve BM'de reform beklentisi,
- 9-20 Kasım 2026 tarihlerinde Antalya'da yapılacak COP31 Liderler Zirvesi daveti,
- 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı tebriği.
Arka plan
Erdoğan ve Macron arasındaki görüşmede gündeme gelen BM Genel Sekreterliği seçimi, uluslararası diplomasinin 2026 yılındaki en kritik süreçlerinden biri olarak öne çıkıyor. 1 Ocak 2017 tarihinden bu yana iki dönemdir bu görevi yürüten mevcut Genel Sekreter Antonio Guterres'in 10 yıllık görev süresi 31 Aralık 2026 tarihinde resmen sona erecek. Teşkilatın 10. Genel Sekreteri ise 1 Ocak 2027 itibarıyla görevi devralacak.
Kasım 2025'te resmen başlayan adaylık sürecinde Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı Başkanı Rafael Mariano Grossi, BM Ticaret ve Kalkınma Konferansı (UNCTAD) Genel Sekreteri Rebeca Grynspan, eski Senegal Cumhurbaşkanı Macky Sall, eski BM Genel Kurul Başkanı Maria Fernanda Espinosa ve Guyana'nın BM Daimi Temsilcisi Carolyn Rodrigues-Birkett gibi isimler öne çıktı. BM Şartı uyarınca yeni Genel Sekreterin seçilebilmesi için öncelikle 15 üyeli BM Güvenlik Konseyi'nde yapılan gizli oylamada en az 9 oy alması ve Konsey'in veto yetkisine sahip 5 daimi üyesinden (ABD, Rusya, Çin, İngiltere ve Fransa) hiçbirinin vetosuna takılmaması gerekiyor. Güvenlik Konseyi'nin tavsiye ettiği isim, ardından 193 üyeli BM Genel Kurulu'nda en az 97 oyla onaylanarak atanıyor.
Görüşmenin diğer ayağını oluşturan COP31 zirvesi ise geçen yıl Brezilya'nın Belem kentinde düzenlenen COP30'un ardından küresel iklim müzakerelerinin yeni durağı olacak. Kasım 2025'te varılan mutabakat sonucunda 2026 zirvesine Türkiye'nin ev sahipliği yapması kararlaştırılmıştı. 9-20 Kasım 2026 tarihleri arasında Antalya Expo Center'da düzenlenecek olan 12 günlük zirveye, Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi'ne (UNFCCC) taraf olan yaklaşık 200 ülkeden devlet ve hükümet başkanları, bakanlar, uzmanlar ve sivil toplum temsilcileri katılacak.
Neden önemli?
Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın BM Genel Sekreterliği seçimi ve teşkilatın reformu konusunda Fransa Cumhurbaşkanı Macron ile görüş alışverişinde bulunması, Fransa'nın BM Güvenlik Konseyi'nin 5 daimi üyesinden biri olması sebebiyle doğrudan stratejik önem taşıyor. Veto yetkisini elinde bulunduran daimi üyelerin tutumu, hangi adayın Genel Kurul'a sunulacağını belirleyen en temel faktör konumunda. Uzun süredir "Dünya beşten büyüktür" ilkesiyle BM'nin yapısında reform çağrısı yapan Türkiye, yeni seçilecek Genel Sekreterin çok taraflılığı güçlendirecek ve kurumsal reformları yürütebilecek bir profil olmasını diplomatik öncelik olarak görüyor.
Öte yandan, 2015 Paris İklim Anlaşması'na ev sahipliği yapan Fransa, Avrupa Birliği içerisinde iklim diplomasisinin başat aktörleri arasında yer alıyor. Erdoğan'ın Macron'u bizzat Antalya'daki COP31 Liderler Zirvesi'ne davet etmesi, zirveye en üst düzeyde katılımın sağlanması ve iklim finansmanı ile sera gazı azaltım hedeflerinde küresel uzlaşının güçlendirilmesi açısından kritik bir adım olarak değerlendiriliyor.
Bundan sonra ne olacak?
Türkiye, 9 Kasım 2026'da Antalya'da başlayacak olan COP31 zirvesi için hazırlıklarında son aşamaya girdi. Zirve kapsamında düzenlenecek Liderler Zirvesi'nde dünya liderlerinin küresel ısınmayı sınırlama hedefleri, yeşil dönüşüm ve geçen yılki COP30'da gündeme gelen uyum finansmanının 2035'e kadar üç katına çıkarılması gibi somut taahhütleri müzakere etmesi bekleniyor. Fransa Cumhurbaşkanı Macron'un davete icabet ederek Kasım ayında Antalya'ya gelip gelmeyeceği önümüzdeki günlerde Elysee Sarayı tarafından açıklanacak programla netleşecek.
Birleşmiş Milletler cephesinde ise Güvenlik Konseyi'nin yeni Genel Sekreter adayları üzerindeki değerlendirme ve oylama turlarını tamamlayarak üzerinde uzlaşılan ismi BM Genel Kurulu'nun onayına sunması öngörülüyor. Seçim sürecinin 2026 yılı sona ermeden tamamlanması ve yeni Genel Sekreterin 1 Ocak 2027'de New York'taki BM Genel Merkezi'nde görevine başlaması planlanıyor.




