Türk pop ve rock müziğinde "Zor", "Sen Gibi" ve "Mühürlü Kaderim" gibi eserlerle tanınan, sahne adıyla Nev olarak bilinen ünlü şarkıcı ve besteci Nevzat Doğansoy, 24 Ekim 2026 tarihinde İstanbul'da hayatını kaybetti. Bir süredir karaciğer rahatsızlığı ve çoklu organ yetmezliği nedeniyle yoğun bakımda tedavi gören 57 yaşındaki sanatçı, doktorların tüm müdahalelerine rağmen kurtarılamadı. Doğansoy'un vefat haberi, menajeri İlker Ercan tarafından kamuoyuna duyuruldu.
Neler oldu?
Eylül ayının başından bu yana İstanbul Başakşehir Çam ve Sakura Şehir Hastanesi'nde yoğun bakım ünitesinde tedavi altında tutulan Nevzat Doğansoy'un sağlık durumu son günlerde kritik bir evreye girdi. Yaklaşık yedi haftadır süren yaşam mücadelesi, 24 Ekim Cumartesi günü acı haberle sonuçlandı.
Sanatçının vefatını sosyal medya üzerinden yaptığı açıklamayla duyuran menajeri İlker Ercan, "Çok üzgünüm, kaybettik" ifadelerini kullandı. Ercan, paylaştığı veda mesajında Doğansoy'un kendisi için yalnızca birlikte çalıştığı bir müzisyen değil, aynı zamanda çok kıymetli bir dost olduğunu belirterek "Hep güzel hatırlanacaksın, hep özleneceksin" sözleriyle üzüntüsünü dile getirdi.
Sanatçının hastanedeki tedavi süreci ve son haftalarda yaşanan kritik gelişmeler şu şekilde ilerledi:
- 3 Eylül 2026: Bilinç kaybı yaşayan Nevzat Doğansoy, acil olarak hastaneye kaldırıldı ve yapılan tetkiklerin ardından yoğun bakım ünitesinde tedavi altına alındı.
- 11 Eylül 2026: Karaciğer rahatsızlığı ve buna bağlı gelişen çoklu organ yetmezliği teşhisi konulan sanatçının ilk kez entübe edildiği kamuoyuna açıklandı.
- 22 Ekim 2026: Menajeri İlker Ercan, organ nakli bekleyen sanatçının durumunun ciddiyetini koruduğunu belirterek acil kan bağışı çağrısında bulundu.
- 23 Ekim 2026: Sağlık tablosunun yeniden ağırlaşması üzerine Doğansoy, doktorlar tarafından ikinci kez entübe edildi.
- 24 Ekim 2026: Yoğun bakımdaki tedavisinin 51. gününde karaciğer yetmezliği nedeniyle 57 yaşında yaşamını yitirdi.
Arka plan
24 Aralık 1968 tarihinde İstanbul'da dünyaya gelen Nevzat Doğansoy, müzikle çocukluk yıllarında mandolin çalarak tanıştı. Lise öğreniminin bir bölümünü, karma eğitime geçilen dönemde Çamlıca Kız Lisesinde tamamladı. Ardından İstanbul Üniversitesi İşletme Fakültesinden mezun olan Doğansoy, finans alanında yüksek lisans yaptı.
Üniversitenin ikinci sınıfındayken elektro gitar eğitimi almaya başlayan sanatçı, beş ay gibi kısa bir sürede sahneye çıkmaya başladı ve öğrencilik yılları boyunca yaz aylarında güney sahillerinde müzik yaptı. Mezuniyetinin ardından bir süre kurumsal iş hayatına adım atarak finans uzmanlığı ile Adidas ve Slazenger gibi uluslararası markalarda ürün müdürlüğü görevlerinde bulundu. Ancak bu dönemde müziği bırakmadı ve 1995 yılında Hakan Özer, Kıvanch K. ve Tolga İnci ile birlikte kurdukları Chantage grubuyla sahne çalışmalarını sürdürdü.
Zamanla bestecilik kimliğinin ağır basması üzerine kurumsal kariyerini noktalayarak tamamen müziğe odaklanma kararı aldı. 2000 yılında şarkıcı Teoman'ın davetiyle Türkiye turnesine katılan Nev, Ege ve Akdeniz bölgelerindeki konserlerde yaklaşık 100 bin dinleyiciyle buluşarak kendi şarkılarını geniş kitlelere dinletme fırsatı yakaladı. Üç yıllık bir stüdyo hazırlığının ardından 2001 yılında tüm söz ve besteleri kendisine ait olan, Özkan Uğur, Göksel ve Tuba Önal gibi isimlerin de katkıda bulunduğu ilk solo albümü "Her Şeye Rağmen"i yayımladı.
Neden önemli?
Nev, 2000'li yılların başında Türkçe pop ve alternatif rock müziğin geleneksel Türk sanat müziği motifleriyle harmanlandığı özgün bir tarzın en önemli temsilcilerinden biri oldu. İlk albümünde yer alan "Zor" adlı parçayla müzik listelerinde hızla yükselen sanatçı, müziğini belirli kalıplara sokmadan geniş bir dinleyici kitlesi edinmeyi başardı. İlk albümüne adını veren "Her Şeye Rağmen" şarkısını engelli bireyler için kaleme alarak toplumsal duyarlılığını müzikal üretimine yansıttı.
Temmuz 2004'te piyasaya sürdüğü ikinci albümü "Sen Gibi" ile müzik dünyasındaki yerini sağlamlaştıran Doğansoy, aynı yıl Türkiye genelinde 24 şehri kapsayan gençlik festivallerinde ve turnelerde sahne aldı. 2007 yılında yayımladığı "Işığım ve Gölgem" albümünün ardından, 2010'da çıkardığı "Bir Nev-i Alaturka" projesiyle klasik Türk sanat müziği eserlerini kendi üslubuyla yeniden yorumladı. "Sevmekten Kim Usanır", "Şimdi Uzaklardasın" ve "Ben Küskünüm Feleğe" gibi klasikleşmiş eserleri genç kuşaklarla buluşturan bu çalışma, sanatçıya 2011 yılındaki 38. Altın Kelebek Ödül Töreni'nde "En İyi Türk Sanat Müziği Erkek Solist" ödülünü kazandırdı.
Sanatçı, 25 yılı aşan profesyonel müzik kariyeri boyunca "Kıyısız Deniz" (2014) ve "Bir Nev-i Alaturka 2" (2016) dahil olmak üzere toplam 6 stüdyo albümüne ve çok sayıda tekliye imza attı. Hem kendi besteleri hem de alaturka müziğe getirdiği modern yorumlarla Türk müzik tarihinde kendine has bir iz bıraktı.
Bundan sonra ne olacak?
Sanatçının vefat haberinin duyulmasının ardından müzik dünyasından pek çok isim ve dinleyicileri sosyal medya üzerinden taziye mesajları yayımlamaya başladı. Başakşehir Çam ve Sakura Şehir Hastanesi'ndeki resmi işlemlerin tamamlanmasının ardından, Doğansoy'un ailesi ve menajeri İlker Ercan tarafından cenaze töreni ile defin programına ilişkin detayların paylaşılması bekleniyor.




