Adalet Bakanı Akın Gürlek, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen yatırım fonu soruşturmalarına ilişkin 25 Ekim 2026 tarihinde yeni bir açıklama yaptı. Sosyal medya hesabı üzerinden paylaşımda bulunan Gürlek, soruşturma kapsamında yapılan gönüllü para iadelerinin hukuki sorumluluğu tek başına ortadan kaldırmayacağını vurguladı. Bakan Gürlek ayrıca, dosyaya girecek yeni bilgi ve belgeler doğrultusunda şüphelilere yönelik ilave mal varlığı tedbirlerinin uygulanacağını ve iade edilen tutarların gerçek hak sahiplerine ulaştırılacağını bildirdi.
Neler oldu?
Sermaye piyasalarındaki manipülatif işlemlere ve haksız kazanç iddialarına yönelik yürütülen adli süreç devam ederken, Adalet Bakanı Akın Gürlek soruşturmanın mali ve hukuki boyutuna dair kritik mesajlar verdi. Soruşturma kapsamında haksız kazanç sağladığı değerlendirilen bazı kişi ve şirketlerin yaptığı geri ödemelere değinen Gürlek, gönüllü iadelerin hukuki niteliği konusunda hiçbir tereddüde yer bırakılmayacağını ifade etti.
Mağduriyetlerin giderilmesine katkı sağlayan bu geri ödemelerin soruşturmaların yürütülmesine ve delillerin değerlendirilmesine engel teşkil etmediğini belirten Gürlek, süreci şu sözlerle açıkladı:
"Gönüllü iade yapılması, tek başına hiçbir gerçek veya tüzel kişinin hukuki sorumluluğunu ortadan kaldırmaz. Önceliğimiz, iade edilen tutarların gerçek hak sahiplerine ulaştırılmasıdır. Bu kapsamda iadelerin kaynağı, zamanı, miktarı ve gerçek hak sahiplerine ulaştırılma biçimi titizlikle incelenecek; ilgili kişi ve işlemler hakkındaki iddialar da elde edilen deliller ışığında ayrıca hukuken değerlendirilecektir."
Bakan Gürlek, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturmalarda mal varlıklarının kaçırılmasını, devredilmesini veya gizlenmesini önlemek amacıyla bağlantı tespit edilen gerçek ve tüzel kişilere koruma tedbirleri uygulandığını hatırlattı. Gürlek, elde edilecek yeni bilgi, belge ve deliller ışığında hukuki şartların oluşması halinde adli makamlarca ilave mal varlığı tedbirlerinin de devreye alınacağını duyurdu.
Arka plan
Sermaye piyasalarını sarsan süreç, Sermaye Piyasası Kurulu'nun (SPK) 17 Eylül 2026 tarihinde yedi portföy yönetim şirketine ait toplam 131 yatırım fonu için tasfiye kararı almasıyla kamuoyunun gündemine taşınmıştı. Bazı fonların temerrüde düşmesi üzerine alım-satıma kapatılan bu fonların tasfiye sürecinin Ziraat Bankası ve İş Bankası aracılığıyla altı ay içinde tamamlanması kararlaştırılmıştı. Süreç devam ederken, 19 Ekim'de Hazine ve Maliye Bakan Yardımcısı Osman Çelik emekliliğini istemiş, SPK Başkanı Mahmut Sütcü ise sağlık sorunlarını gerekçe göstererek görevinden istifa etmişti.
Adli soruşturmanın bilançosu ise 21 Ekim 2026 tarihinde Bakan Gürlek tarafından paylaşılmıştı. O tarihteki resmi verilere göre, manipülatif işlemlerle ilgili yürütülen soruşturmalarda toplam 404 şüpheli hakkında adli işlem gerçekleştirildi ve 453 kişi ile şirketin mal varlığına yönelik tedbir kararı alındı. Soruşturmanın 21 Ekim itibarıyla paylaşılan adli ve mali tablosu şu şekilde kaydedilmişti:
- Adli işlemler: Hakkında işlem yapılan 404 şüpheliden 88'i tutuklandı, 26 şüpheli gözaltına alındı ve 195 kişi hakkında adli kontrol tedbiri uygulandı.
- Aranan şüpheliler: Firari durumda bulunan 42 şüphelinin yakalanması için çalışmaların sürdüğü bildirildi.
- Mali tedbirler: 351 gerçek kişi ve 102 tüzel kişi olmak üzere toplam 453 kişi ve kuruluşun banka hesapları donduruldu, mal varlıklarına el konuldu ve taşınmazlarının devri engellendi.
Bakan Gürlek ayrıca 6 Ekim'de katıldığı bir yayında, oluşan zararın iki katının karşılanmasının etkin pişmanlık sebebi sayıldığını ancak bu durumun soruşturma dosyasının kapanacağı anlamına gelmediğini ifade etmişti.
Neden önemli?
Yürütülen soruşturma, hem sermaye piyasalarına duyulan güvenin yeniden tesis edilmesi hem de bireysel yatırımcıların birikimlerinin korunması açısından doğrudan önem taşıyor. Soruşturma kapsamında daha önce kamuoyuna yansıyan bilgilere göre, yalnızca üç fondan kazanç sağlayan 214 gerçek ve tüzel kişinin toplam 187 milyar 653 milyon lira elde ettiği değerlendiriliyor.
Haksız kazanç sağladığı değerlendirilen kişi ve şirketlerin Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu (TMSF) bünyesinde oluşturulan hesaplara para iadesi yapması, mağdur olan yatırımcıların zararlarının tazmini için kritik bir kaynak oluşturuyor. Bakan Gürlek'in "fırsatçılar ile iyi niyetli yatırımcılar arasındaki ayrımın hassasiyetle gözetildiği" yönündeki açıklaması, piyasadaki olağan yatırımcıların haklarının korunacağını, buna karşın piyasa dolandırıcılığı veya manipülasyon iddiasıyla karşı karşıya olan şüphelilerin salt para iadesiyle cezai sorumluluktan kurtulamayacağını ortaya koyuyor.
Bundan sonra ne olacak?
Önümüzdeki süreçte İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı, TMSF hesaplarına yapılan gönüllü iadelerin kaynağını, zamanlamasını ve miktarını inceleyerek bu tutarların gerçek hak sahiplerine nasıl ulaştırılacağını belirleyecek. Eş zamanlı olarak, mevcut delillerin incelenmesi ve firari 42 şüphelinin yakalanmasına yönelik operasyonlar devam edecek.
Soruşturma derinleştikçe ve para hareketleri incelendikçe, 21 Ekim'de açıklanan 351 gerçek ve 102 tüzel kişilik listeye yeni isimlerin ve şirketlerin eklenmesi bekleniyor. Hukuki şartların oluşması durumunda ilgili adli makamlar tarafından yeni mal varlığı dondurma ve el koyma kararları uygulanacak. Diğer yandan, işlem sırası kapatılan 131 yatırım fonunun kamu bankaları gözetimindeki altı aylık tasfiye takvimi de adli süreçle paralel olarak işlemeye devam edecek.
İlgili haber: Yatırım fonu soruşturmasında 88 tutuklama: 404 şüpheliye işlem




