Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın Kabine toplantısının ardından yaptığı açıklamalarla birlikte, 18 milyonu aşkın emekliyi ilgilendiren 2027 yılı maaş düzenlemeleri için Ankara'da çalışmalar hız kazandı. AK Parti Grubu ve ekonomi yönetiminin yürüttüğü teknik hazırlıklarda, Ocak 2027'de verilecek olağan enflasyon farkına ek olarak yaş gruplarına göre kademeli refah payı veya seyyanen artış formülü öne çıkıyor. Taslak aşamasındaki çalışmalarda, özellikle 65 yaş üstü ve çalışma hayatında yer almayan emeklilere daha yüksek oranda iyileştirme yapılması değerlendiriliyor.
Neler oldu?
Emekli aylıklarında yapılacak yeni düzenleme süreci, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın 26 Ekim'deki Kabine toplantısı sonrasında verdiği mesajlarla ivme kazandı. Erdoğan, 2027 bütçesinde emeklilerin durumunu iyileştirecek mali imkanların oluşturulduğunu belirterek, ihtiyaç duyulan yasal düzenlemenin adalet ve hakkaniyet çerçevesinde Türkiye Büyük Millet Meclisi'nin (TBMM) takdiriyle yıl sonuna kadar hayata geçirilmesinin ümit edildiğini açıkladı.
Bu açıklamanın ardından AK Parti Grubu ve ilgili bakanlıklar alternatif modeller üzerinde çalışmaya başladı. Kamuoyuna yansıyan bilgilere göre, mevcut mevzuat gereği ocak ayında yapılacak enflasyon artışının yanı sıra emeklilerin yaş aralıklarına, prim gün sayılarına ve çalışma durumlarına göre kademeli bir ek artış sistemi tartışılıyor.
Masadaki formüllerde 60 ve 65 yaş sınırlarının esas alınması, yaş ilerledikçe sağlanacak refah payı veya seyyanen zam tutarının yükseltilmesi planlanıyor. Ayrıca emekli olduktan sonra çalışma hayatına devam edenler ile çalışmayanların ayrıştırılması ve ek geliri olmayan emeklilerin önceliklendirilmesi hedefleniyor.
TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu'nda milletvekillerinin sorularını yanıtlayan Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz da hazırlıkları doğruladı. Yılmaz, bütçede emeklileri önceliklendirdiklerini vurgulayarak şu ifadeleri kullandı:
"Nihai amacımız toplumun refahı. Bu bütçemizde özellikle emeklilerimizi önceliklendirdik. Enflasyonla gelecek artışın daha üstünde bir imkan sağlamayı esas alarak bütçe hazırladık. Alternatifler üzerinde tüm teknik çalışmaları sürdürüyoruz."
Masada bulunan ve teknik çalışmaları süren başlıca düzenleme seçenekleri şunlar:
- Yaş kademesine göre artış: 60 ve 65 yaş gibi eşikler belirlenerek, ileri yaştaki emeklilere daha yüksek oranda refah payı veya sabit tutarlı seyyanen zam verilmesi.
- Çalışma durumuna göre ayrım: Emeklilik sonrasında aktif olarak çalışmayan ve tek geçim kaynağı emekli aylığı olan vatandaşların gözetileceği bir destek mekanizması kurulması.
- En düşük emekli aylığına tamamlayıcı ödeme: Herkes için ortak bir alt sınır belirlenmesinin ardından, en düşük maaş grubundakilere Hazine desteği ve Gelir Tamamlayıcı Aile Destek Sistemi (GETAD) benzeri modellerle ilave ödemeler yapılması.
- Bölgesel ihtiyaç analizi: Farklı şehirlerde yürütülen saha çalışmaları doğrultusunda bölgesel yaşam maliyetlerinin ve ihtiyaçların dikkate alınması.
Arka plan
Türkiye'de mevcut sosyal güvenlik mevzuatına göre SSK ve Bağ-Kur emeklileri yılda iki kez, bir önceki altı aylık dönemde gerçekleşen enflasyon oranı kadar maaş artışı alıyor. Memur emeklilerinin aylıkları ise toplu sözleşme zammı ve enflasyon farkı üzerinden hesaplanıyor. Ancak kök maaşları düşük olan milyonlarca emeklinin aylığı, Hazine desteğiyle belirlenen "en düşük emekli aylığı" sınırına tamamlanıyor.
Ekonomi yönetiminin hesaplamalarına göre, herhangi bir ek refah payı veya yasal iyileştirme yapılmaması durumunda, Ocak 2027'de SSK ve Bağ-Kur emekli aylıklarına yalnızca enflasyon verilerine bağlı olarak yüzde 9 ila 10, memur emeklisi aylıklarına ise yüzde 7 ila 8 civarında artış yansıması öngörülüyor. Geçmiş dönemlerde tüm emeklilere aynı oranda yapılan zamların düşük maaşlı kesimlerde yeterli alım gücü artışı sağlamaması, sabit tutarlı artışların ise prim dengesini etkilemesi nedeniyle Ankara'da kademeli ve odaklı yeni bir model arayışı başlamıştı.
Neden önemli?
Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) verilerine göre Türkiye'de 27,5 milyon prim ödeyen aktif çalışana karşılık 18 milyonu aşkın emekli bulunuyor. Emekli nüfusunun büyüklüğü, yapılacak her düzenlemenin hem bütçe dengeleri hem de iç piyasadaki talep üzerinde doğrudan etkili olmasına yol açıyor.
Tartışılan iki ana yöntem olan oransal refah payı ile seyyanen zam, emekli grupları üzerinde farklı sonuçlar doğuruyor. Yüzdelik orana dayalı bir refah payı artışı yüksek kök maaşı olanlara tutar bazında daha fazla yansırken, sabit bir tutarın maaşlara eklenmesi anlamına gelen seyyanen zam ise düşük aylık alanların gelirini oransal olarak daha güçlü şekilde yükseltiyor.
Özellikle 65 yaş üstü emeklilerin iş gücüne katılma imkanlarının kısıtlı olması ve sağlık başta olmak üzere temel giderlerinin artması, yaşa dayalı kademelendirme formülünü bu kesim için kritik hale getiriyor. Çalışmayan emeklilerin ayrıştırılması ise sınırlı bütçe kaynaklarının doğrudan geçim sıkıntısı çeken hanelere yönlendirilmesini sağlayacak bir adım olarak değerlendiriliyor.
Bundan sonra ne olacak?
Emekli maaşlarında enflasyon farkının üzerindeki her türlü refah payı, seyyanen artış veya alt sınır düzenlemesi için TBMM'de yasal değişiklik yapılması gerekiyor. AK Parti kurmaylarının ve ilgili bakanlıkların yürüttüğü etki analizlerinin tamamlanmasının ardından, nihai formülün Cumhurbaşkanı Erdoğan'a sunulması bekleniyor.
Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, düzenlemenin Meclis takvimine ilişkin yaptığı değerlendirmede, kanun teklifinin TBMM'deki 2027 yılı bütçe görüşmeleri tamamlandıktan sonra AK Parti Grubu tarafından genel kurulun takdirine sunulacağını bildirdi. Aralık ayı içinde yasalaşması beklenen düzenleme, Ocak 2027 maaş ödeme döneminden itibaren yürürlüğe girecek.




