Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, yüz binlerce yatırımcıyı etkileyen sermaye piyasalarındaki fon soruşturmasına ilişkin yürütülen adli ve idari süreçlerde hiçbir taviz verilmeyeceğini açıkladı. Güney Kore Devlet Başkanı Lee Jae Myung'un davetiyle gerçekleştirdiği Seul ziyaretinin dönüşünde uçakta gazetecilerin sorularını yanıtlayan Erdoğan, "Sermaye piyasalarımızı bu mikroptan temizleyecek, inşallah her açıdan daha sağlıklı bir yapıya kavuşturacağız" ifadelerini kullandı.
Soruşturmalar derinleştikçe rüşvet, görevi kötüye kullanma ve farklı usulsüzlüklerin peş peşe gün yüzüne çıktığını dile getiren Erdoğan, süreçte beklenmedik isimlerin de yer aldığına işaret etti. Erdoğan bu durumla ilgili olarak, "Bakıyorsunuz hiç ummadığınız insanlar, bu işlerin içerisine girmişler. Yargı bunları tespit ediyor ve gerekeni yapıyor" şeklinde konuştu.
Cumhurbaşkanı, oluşturulan yol haritası doğrultusunda tüm kurumların talimatlandırıldığını ve hem mevzuat düzenlemelerinin hem de yargı süreçlerinin yakından takip edildiğini kaydetti. Süreç kapsamında Devlet Denetleme Kurulu'nun (DDK) da görevlendirildiğini hatırlatan Erdoğan, kurulun yapacağı incelemeden çıkacak sonucun büyük önem taşıdığını vurguladı.
Tasfiyelerde kamu kaynağı kullanılmayacak
Mağdur yatırımcılara yönelik ödeme takvimine değinen Erdoğan, Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz başkanlığındaki Fon Koordinasyon Kurulu'nun düzenli olarak toplandığını belirtti. Olağan tasfiyelerin ardından 30 Ekim Cuma günü itibarıyla olağanüstü tasfiye kapsamındaki fonlarda da ödemelerin başladığını ve kesintisiz sürdüğünü ifade eden Erdoğan, finansman modeline ilişkin şu sınırları çizdi:
"Kamu kaynağı kullanılmadan bu sürecin yönetilmesi temel prensibimiz. Altını çizerek söylüyorum, kamu kaynağı kullanımı burada söz konusu değil. Tam aksine herkes fonla ilgili ödemesi gerekeni ödeyecek, tasfiyeler yapılacak ve tahsilatlar gerçekleştikten sonra da gerekli olan yerlere ödemeler gerçekleştirilecek."
Erdoğan, sermaye piyasalarını manipüle eden, haksız kazanç sağlayan veya bu işlemlere zemin hazırlayan herkesin yargı önünde hesap vereceğini sözlerine ekledi.
420 bin yatırımcıya 130,2 milyar lira ödendi
Eylül ayında İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı'nın başlattığı soruşturmanın ardından Sermaye Piyasası Kurulu (SPK), 17 Eylül'de yedi portföy yönetim şirketine (Tera, Pusula, Hedef, Atlas, A1 Capital, Pardus ve Bulls Portföy) ait 131 yatırım fonunda alım-satımı durdurarak tasfiye kararı almıştı. Yaklaşık 455 bin yatırımcıyı ilgilendiren süreçte tasfiye işlemlerini yürütmek üzere Ziraat Bankası ve İş Bankası görevlendirildi.
Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek'in TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu'nda paylaştığı güncel verilere göre, 4 Kasım 2026 itibarıyla tasfiye sürecinde ulaşılan tablo şöyle:
- Toplam ödeme: Olağan ve olağanüstü tasfiye kapsamındaki 108 fonda, 614 bin 874 hesaba (420 bin 31 tekil yatırımcı) toplam 130,2 milyar TL ödeme yapıldı.
- Olağanüstü tasfiye: 22 Ekim'de TBMM'de kabul edilen yasal düzenlemenin ardından başlayan olağanüstü tasfiye sürecinde, 15 fonda 542 bin 975 hesaba 62,2 milyar TL ara ödeme aktarıldı.
- Anapara karşılanma oranı: Ödeme yapılan yatırımcılardan 179 bin 449'u net yatırım tutarlarının tamamını geri aldı.
- Reel sektörün durumu: Tasfiye kapsamındaki fonlarda yaklaşık 3 bin reel sektör firmasının toplam 116 milyar TL yatırımı bulunuyor.
Diğer yandan Mali Suçları Araştırma Kurulu (MASAK), fonlardan haksız ve fahiş kazanç elde ettiği belirlenen kişilerin mal varlıklarını tespit etmeye yönelik çalışmalarını sürdürüyor. Ara ödeme kapsamı dışında tutulan bu şüphelilerin yurt dışına çıkardığı mal varlıklarının Türkiye'ye getirilmesi için 36 ülkeyle yürütülen girişimlerde yaklaşık 9 milyar liralık varlık takibe alındı.
Güney Kore ile nükleer enerji ve savunma temasları
Dönüş uçuşunda gazetecilere Seul ziyaretine ilişkin değerlendirmelerde bulunan Cumhurbaşkanı Erdoğan, Güney Kore ile halihazırda 11 milyar doların üzerinde seyreden ikili ticaret hacmini 15 milyar dolar seviyesine taşımak istediklerini ve Serbest Ticaret Anlaşması'nı yenilemeye yönelik müzakerelerin devam ettiğini bildirdi. Temaslar çerçevesinde iki ülke arasında yatırım, proje finansmanı, bilimsel iş birliği, madencilik ve enerji başlıklarını kapsayan beş farklı mutabakat imzalandı.
Erdoğan, geçmişte gündeme gelen nükleer enerji iş birliği konusunda Güney Kore ile yeni bir irade ortaya koyduklarını ve özellikle finansman boyutuna ilişkin görüşmelerin devam edeceğini belirtti. Savunma sanayiinde ise Altay tankı ve Fırtına obüsleri projelerindeki ortaklıktan hareketle otomotiv, ileri teknolojiler ve yapay zeka alanlarında yeni iş birliği imkanları ele alındı.
8 Kasım'da Bakü ziyareti planlanıyor
Dış politika gündemine ilişkin soruları da yanıtlayan Erdoğan, ABD'deki ara seçim sonuçlarının bölgede kalıcı barış ve istikrara katkı sağlamasını temenni ettiklerini, hem ABD yönetimiyle hem de Temsilciler Meclisi ve Senato ile yakın diyaloğu sürdüreceklerini ifade etti.
Türkiye ile Azerbaycan arasındaki ilişkilerin klasik diplomatik temasların çok ötesinde olduğunu vurgulayan Erdoğan, Dışişleri Bakanı ve MİT Başkanı'nın Bakü temaslarının ardından, Azerbaycan'ın Zafer Günü olan 8 Kasım'da bizzat Azerbaycan'ı ziyaret etmeyi planladığını duyurdu. Erdoğan ayrıca, Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenskiy'nin Türkiye ziyaretinin ardından Dışişleri Bakanlığı'nın Rusya tarafını da olası görüşmelere hazırlamak üzere muhataplarıyla temas yürüteceğini bildirdi.




