Kongo Demokratik Cumhuriyeti'nde (KDC) 15 Mayıs'ta ilan edilen Ebola salgınında can kaybı 5 bini, toplam vaka sayısı ise 10 bini aştı. Ülke Sağlık Bakanlığı tarafından paylaşılan son verilere göre, virüse yakalanan 10 bin 351 kişiden 5 bin 26'sı yaşamını yitirdi. Yaklaşık yüzde 48,6'lık ölüm oranıyla seyreden bu tablo, ülke tarihinin en ölümcül, dünya tarihinin ise en büyük ikinci Ebola krizi olarak kayıtlara geçti.
Salgına, Ebola virüsünün nadir görülen ve halihazırda onaylanmış bir aşısı ya da özel tedavisi bulunmayan Bundibugyo suşu yol açıyor. Virüsün kuluçka süresinin 21 güne kadar uzayabilmesi, enfekte kişilerin hiçbir hastalık belirtisi göstermeden seyahat edebilmesine ve virüsün sınır ötesine taşınmasına zemin hazırlıyor.
Yanlış teşhis ve çatışmalar yayılımı hızlandırdı
KDC'nin 17. Ebola salgını olan bu krizin başlangıçta hızla büyümesinde teşhis gecikmeleri belirleyici oldu. Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) Bunia Temsilcisi Dr. Anne Ancia, bölgedeki ilk tanı testlerinin yalnızca daha yaygın olan "Zaire" suşunu tespit edebildiğini ve bu nedenle ilk sonuçların negatif çıktığını açıkladı. Sağlık ekipleri ilk vakalara sıtma ve salmonella şüphesiyle müdahale ederken, hastalarda ağır kanamaların başlaması üzerine yapılan ileri laboratuvar incelemeleri salgının Bundibugyo varyantından kaynaklandığını ortaya koydu.
Salgının merkez üssü konumundaki kuzeydoğu eyaleti Ituri ve komşusu Kuzey Kivu başta olmak üzere, virüs ülkedeki 26 eyaletin 8'ine (Ituri, Kuzey Kivu, Güney Kivu, Haut-Uele, Bas-Uele, Tshopo, Güney Ubangi ve Kuzey Ubangi) yayıldı. Ülke genelindeki 178 sağlık bölgesinin 67'sinde vaka tespit edilirken, bu bölgelerin 50'sinde aktif bulaşma sürüyor.
Doğu bölgelerinde Ruanda destekli M23 milisleri dahil çeşitli silahlı grupların varlığı, sağlık ekiplerinin sahaya erişimini kısıtlıyor. Afrika Hastalık Kontrol ve Önleme Merkezleri (Africa CDC) verilerine göre, yeni vakaların yaklaşık yüzde 80'i bilinen temas zincirlerinin dışında ortaya çıkıyor ve ölümlerin üçte biri herhangi bir tıbbi müdahale yapılamadan topluluk içinde gerçekleşiyor. Kuzey Kivu ve Ituri'de görev yapan iki genç Kongolu doktorun da virüs nedeniyle hayatını kaybetmesi, cephe hattındaki sağlık çalışanlarının karşı karşıya olduğu riski büyüttü.
Afrika dışına taşan vakalar ve küresel uyarı
Salgın, KDC sınırlarını aşarak kıtanın doğu ve batı bölgelerine, oradan da Avrupa'ya ulaştı. Şimdiye kadar virüsün uluslararası seyri şu şekilde kaydedildi:
- Uganda: 15 Mayıs'ta KDC ile eş zamanlı vakaların görüldüğü ülkede 20 vaka ve 2 ölüm kaydedildi. DSÖ, 25 Ağustos'ta Uganda'daki salgının kontrol altına alındığını duyurdu.
- Kenya: KDC'den Uganda aktarmalı olarak Nairobi'ye giden bir kişinin 5 Ekim'de hayatını kaybetmesiyle başlayan süreçte toplam 9 vaka ve 2 can kaybı doğrulandı; 130'dan fazla temaslı karantinaya alındı.
- Nijerya ve Avrupa: Eşle birlikte Uganda'ya seyahat ettikten sonra Nijerya'da virüs tespit edilen 42 yaşındaki İsviçreli bir kadın tedavi için Cenevre'ye sevk edildi. Ayrıca KDC'deki görevinden dönen Fransız bir doktorda da virüs saptanması üzerine Avrupa'daki sağlık otoriteleri izleme protokollerini sıkılaştırdı.
Yayılım hızının daha önce görülmemiş bir seviyeye ulaştığını belirten Africa CDC Direktörü Dr. Jean Kaseya, "Bugün hiçbir ülke güvende değil" diyerek uluslararası topluma acil destek ve hazırlık çağrısında bulundu. KDC'deki mevcut salgın, 2014-2016 yıllarında Batı Afrika'da (Gine, Liberya ve Sierra Leone) 28 bin 600'den fazla vakaya ve 11 bini aşkın can kaybına yol açan felaketin ardından tarihteki en büyük ikinci Ebola salgını konumunda bulunuyor.
Yeni aşı denemeleri başladı
Kan ve vücut sıvılarıyla doğrudan temas yoluyla bulaşan virüs; yüksek ateş, şiddetli baş ve kas ağrısı, kusma, ishal ve ileri evrelerde iç kanama ile organ yetmezliğine neden oluyor. Bugüne kadar KDC'de 2 bin 684 hasta destekleyici tedavilerle sağlığına kavuştu.
Bundibugyo suşuna karşı doğrudan onaylı bir ilaç bulunmaması nedeniyle DSÖ ve uluslararası ortaklar, 23 Ekim'de Ituri eyaletinin merkezi Bunia'da Svahili dilinde "umut" anlamına gelen TUMAINI adlı klinik aşı çalışmasını başlattı. Çalışma kapsamında, Zaire suşuna karşı kullanılan mevcut Ervebo aşısının bu varyanta karşı çapraz koruma sağlayıp sağlamadığı "halka aşılama" yöntemiyle test ediliyor. Klinik denemelerin ilk sonuçlarının 3 ila 6 ay içinde alınması bekleniyor.[:]




