İzmir'de "Cehennem Melekleri" adlı organize suç örgütünün lideri olduğu iddiasıyla yargılanan Coşkun Necati Arabacı hakkında açılan davada karar çıktı. İzmir 20. Ağır Ceza Mahkemesi, 22 Ekim'de görülen karar duruşmasında sanık Arabacı'yı "suç işlemek amacıyla örgüt kurup yönetmek", "kasten yaralama" ve "ruhsatsız ateşli silah taşıma" suçlarından toplam 15 yıl 6 ay hapis cezasına çarptırdı. Hakkında 35 yıla kadar hapis cezası talep edilen Arabacı, dosyadaki diğer suçlamalardan ise beraat etti.
Neler oldu?
İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturma sonucunda Coşkun Necati Arabacı hakkında hazırlanan iddianame kapsamında açılan dava, İzmir 20. Ağır Ceza Mahkemesi'nde karara bağlandı. Savcılık iddianamesinde sanığın "örgüt liderliği", "nitelikli yağma", "ağırlaşmış kasten yaralama" ve "Ateşli Silahlar ve Bıçaklar ile Diğer Aletler Hakkında Kanun'a muhalefet" suçlarından toplam 35 yıla kadar hapisle cezalandırılması talep edilmişti.
Mahkeme heyeti, 22 Ekim 2026 tarihinde gerçekleştirdiği karar duruşmasında dosyadaki delilleri ve savunmaları değerlendirerek hükmünü açıkladı. Heyet, sanık Arabacı'ya üç ayrı suç başlığı altında toplam 15,5 yıl hapis cezası verilmesine hükmetti. Mahkemenin kararına göre cezaların dağılımı şu şekilde gerçekleşti:
- Suç işlemek amacıyla örgüt kurup yönetmek: 6 yıl hapis cezası.
- Örgüt liderliği kapsamında kasten yaralama: İki ayrı mağdura yönelik gerçekleştirilen eylemler nedeniyle toplam 7 yıl 6 ay hapis cezası.
- Ruhsatsız ateşli silah taşıma: İki ayrı kasten silahla yaralama eyleminde, suç işlemek amacıyla kurulan örgüte liderlik kapsamında ruhsatsız ateşli silah taşıma suçundan toplam 2 yıl hapis cezası.
Mahkeme heyeti, iddianamede yer alan "nitelikli yağma" başta olmak üzere sanığa yöneltilen diğer suçlamalar yönünden ise beraat kararı verdi. Böylece savcılığın 35 yıla kadar hapis istemiyle açtığı davada, ilk derece mahkemesi cezayı 15 yıl 6 ay olarak belirlemiş oldu.
Arka plan
Kamuoyunda "Köln'ün Babası" lakabıyla ve uluslararası yapılanması bulunan "Hells Angels" (Cehennem Melekleri) adlı motosiklet grubuyla olan bağlantılarıyla tanınan Coşkun Necati Arabacı'nın yargılandığı bu davanın süreci geçen yıl başladı. Arabacı'nın 5 Ekim 2025 tarihinde Sırbistan'ın başkenti Belgrad'dan hava yoluyla İzmir Adnan Menderes Havalimanı'na geldiği tespit edildi. İzmir İl Emniyet Müdürlüğü Organize Suçlarla Mücadele Şubesi ekipleri, havalimanında düzenledikleri operasyonla Arabacı'yı gözaltına aldı.
Emniyetteki işlemlerinin tamamlanmasının ardından adliyeye sevk edilen Arabacı, çıkarıldığı nöbetçi hakimlik tarafından tutuklanarak cezaevine gönderildi. Ancak ilerleyen süreçte Asliye Ceza Mahkemesi, sanığın adli kontrol şartıyla serbest bırakılmasına karar verdi. Bu tahliye kararına İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı hemen itiraz etti. Başsavcılığın itirazını değerlendiren üst mahkeme, tahliye kararını kaldırarak Arabacı'nın yeniden tutuklanmasına hükmetti.
Avrupa'dan Türkiye'ye döndükten sonra özellikle Ege Bölgesi'ndeki eğlence mekanları ve çeşitli organize suç soruşturmalarıyla adı gündeme gelen Arabacı, geçmiş yıllarda da adli süreçlerle karşı karşıya kalmıştı. 2020 yılında Muğla'nın Bodrum ilçesinde meydana gelen silahlı bir cinayet soruşturması kapsamında gözaltına alınıp tutuklanan Arabacı, o dosyada da bir süre tutuklu kaldıktan sonra adli kontrol şartıyla serbest bırakılmıştı. 2025 yılının Ekim ayında başlayan İzmir merkezli son soruşturma ise doğrudan örgüt kurma, yönetme ve örgüt faaliyeti çerçevesinde işlenen şiddet eylemlerine odaklandı.
Neden önemli?
İzmir 20. Ağır Ceza Mahkemesi'nin verdiği bu karar, uluslararası bağlantıları bulunan organize suç yapılarına ve bu yapıların Türkiye'deki uzantılarına karşı yürütülen adli mücadele açısından dikkat çekici bir örnek oluşturuyor. Türk Ceza Kanunu'nun (TCK) 220. maddesi uyarınca düzenlenen "suç işlemek amacıyla örgüt kurma ve yönetme" suçu, örgüt liderlerini yalnızca bizzat işledikleri suçlardan değil, örgütün faaliyeti çerçevesinde işlenen tüm suçlardan dolayı ayrıca sorumlu tutuyor.
Nitekim mahkeme heyetinin kararında da bu hukuki ilke doğrudan uygulandı. Arabacı'ya yalnızca örgüt kurup yönetmekten 6 yıl ceza verilmekle kalınmadı; aynı zamanda iki ayrı mağdura yönelik "kasten yaralama" ve "ruhsatsız ateşli silah taşıma" eylemleri de "örgüt liderliği kapsamında" değerlendirilerek toplam cezaya 9 yıl 6 ay daha eklendi. Bu durum, organize suç dosyalarında örgüt yöneticisi konumunda bulunan sanıkların, alt kademelerce gerçekleştirilen silahlı eylemlerden doğrudan sorumlu tutulmasının somut bir yansıması olarak kayıtlara geçti.
Bundan sonra ne olacak?
İzmir 20. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından açıklanan 15 yıl 6 aylık hapis cezası ve diğer suçlardan verilen beraat hükümleri, ilk derece mahkemesi kararı niteliği taşıyor. Ceza Muhakemesi Kanunu (CMK) uyarınca hükmün kesinleşmesi için olağan kanun yolu süreçlerinin tamamlanması gerekiyor.
Gerekçeli kararın yazılıp taraflara tebliğ edilmesinin ardından, hem sanık avukatlarının verilen mahkumiyet kararlarına hem de İzmir Cumhuriyet Başsavcılığının beraat kararlarına karşı İzmir Bölge Adliye Mahkemesi (İstinaf) nezdinde itirazda bulunma hakkı bulunuyor. İstinaf mahkemesinin yapacağı inceleme sonrasında dosya, ceza miktarları ve suç vasıfları itibarıyla Yargıtay denetimine de taşınabilecek. Kanun yolu aşamaları tamamlanana kadar sanığın hukuki durumu mevcut tedbirler çerçevesinde devam edecek.




